Güvenlik soruşturmasına muhalefet şerhi: Barış Akademisyenlerine AKP hamlesi



Artı Gerçek

CHP ve HDP, yarın Meclis Genel Kurulu’na gelmesi beklenen Torba Kanun’a muhalefet şerhi düştü.


Derya OKATAN


ARTI GERÇEK - Kamuya atamalarda güvenlik soruşturması şartı getiren hükümlerin de bulunduğu Torba Kanun’a CHP ve HDP muhalefet şerhi düştü.

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kabul edilen Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin yarın Genel Kurul’a gelmesi bekleniyor.

CHP’nin muhalefet şerhinde, kanun teklifinin 3’ü güvenlik soruşturmasıyla ilgili olmak üzere 7 maddesinin Anayasa’ya aykırı olduğu, ancak bu savların Plan ve Bütçe Komisyonu’nda değerlendirilmediği belirtildi. CHP, bu durumun içtüzüğe aykırı olduğunu kaydetti.

8 ayrı komisyonda görüşülmesi gereken maddeler olmasına rağmen sadece Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşülmesinin de içtüzüğe aykırı olduğunu ifade eden CHP, özellikle 4,5, 11, 7,8 ve 9. maddelerin anayasal hükümler açısından içerdiği sakıncalar itibariyle Anayasa Komisyonunda değerlendirilmesi gerektiğini, ancak bunun yapılmadığını belirtti.

İlgili meslek kuruluşları ve kamu kuruluşlarının görüşlerinin alınmadığını, görüşlerini belirten sivil toplum kuruluşlarının görüşlerine itibar edilmediğini kaydeden CHP, şu değerlendirmeleri yaptı:

“Anayasada öngörülen olağan yasa yapma sürecinin dışına çıkılarak, TBMM'de ilgili komisyonlarda yeteri kadar tartışılmayan kanun teklifleriyle sadece Plan ve Bütçe Komisyonundan geçirilmek suretiyle acele yasa yapma alışkanlığının genel demokratik ilkelere ve TBMM geleneklerine aykırı olduğu kanaatiyle ‘Kanun Teklifinin’ bütününe karşıyız.”

MUĞLAK, HUKUK DIŞI, KEYFİ

CHP, güvenlik soruşturması şartı getiren maddelere itirazını ise şöyle dile getirdi:

“Bu madde teklifiyle AKP, OHAL'i sürekli kılma çabasındadır. Aynı maddeye eklediği ‘sadakat, bağlılık’ gibi tümüyle keyfîliği besleyecek düzenlemelerle kamu görevi, iktidarların yandaşları dolduracağı bir kamu alanına dönüşecektir. Güvenlik soruşturması, esas olarak, her görev için tartışmaya açık bir düzenlemedir ancak bütün görev alanlarının güvenlik soruşturması kapsamına alınması, yalnızca özel yaşam ya da kanunilik ilkesi ile çelişen bir durumu değil; başta yaşam hakkı ve çalışma hakkı olmak üzere tüm temel hakları ihlal edecektir.

“Güvenlik soruşturması ve/veya arşiv taraması konuları, oldukça muğlak, hukuk dışı, idareye oldukça sübjektif karar verebilmesine neden olacak düzenlemeler içermektedir. Terör örgütleriyle eylem birliği içerisinde olma gibi bir kavram ceza hukukunda yoktur. Kolluk kuvvetlerince arama, kolluk kuvvetleri ile MİT’te ilişiğinin bulunması gibi absürt ve hukuk dışı düzenlemeler de kişinin güvenlik soruşturmasını olumsuz olarak tanımlanmasına neden olacaktır. Öte yandan idarece gayri hukuki olarak hükme göre Anayasa Mahkemesinin ‘Barış Akademisyenleri’ne ilişkin ihlal kararına rağmen haklarında yasadışı fiili olarak verilmiş tahditler kaldırılmadığı için bu kişilerin OHAL komisyonunca görevlerine iadesine karar verilmiş olsa bile başlatılamayacağını belirtmek gerekiyor. İdarenin kendiliğinde tahdit koyma alışkanlığı bulunmaktadır.

“Yine kanunun uygulanmasının temel esaslarının ve ilkelerinin nasıl ele alınacağı, verilerin hangi esaslara göre toplanacağı, verileri değerlendirme komisyonlarının kuruluşu, burada kimleri yer alacağı, verilerin değerlendirmesine ilişkin kriterlerin ve ilkelerin neler olacağı gibi hususların yönetmeliğe bırakılması da hukuk güvenliği ilkesini zedeleyici düzenlemedir.”

CHP, düzenlemenin Anayasa Mahkemesi kararını karşılayacak bir düzenleme olmadığını vurguladı.

VATANDAŞIN DEĞİL SERMAYENİN LEHİNE

HDP’nin muhalefet şerhinde, yasa yapım süreci katılımcılıktan uzak olduğu gerekçesiyle eleştirildi. Söz konusu kanun teklifinin genel gerekçesinde, “kamu kurum ve kuruluşlarının ihtiyaçları”, “vatandaşlardan gelen talepler” iddialarının öne sürüldüğü ancak teklifin tamamen sermaye sınıfının ve rant ilişkilerini sürdürmenin lehinde düzenlemeler içerdiği belirtildi.

Bütçe görüşülürken kanun teklifinin getirilmesini de eleştiren HDP, maddelerin farklı komisyonlarda görüşülmesi gerektiğini kaydetti.

GÜVENLİK SORUŞTURMASININ SONUCU PARTİ DEVLETTİR

HDP, muhalefet şerhinde, güvenlik soruşturması şartı getiren maddeleri şöyle değerlendirdi:

“Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine geçilmesi öncesinden zemini hazırlanmak istenen ve ilanı bu sisteme geçilmekle başlayan yeni bir siyasi mimari ile karşı karşıyayız. Tek adam rejimi olarak tanımladığımız bu siyasi mimari, söz konusu torba kanun teklifindeki ‘Güvenlik Soruşturması’ düzenlemesini, Parti Devlet hedefine doğru önemli bir adım olarak görmektedir. AKP’nin içerisinin boşaltıldığı ve tek adama mahkûm edildiği, muhalefet partilerinin baskılanmak istendiği bu mimaride diğer yandan ‘devletin sterilizasyonu’ sağlanmaktadır. Bu ‘sterilizasyon’ süreci kamunun tek tipleşmesi ve patronaj ilişkilerine göre düzenlenmesini getirmektedir. Kuşkusuz ki bu ‘sterilizasyon’ işlemi totaliter savrulmanın açık bir görüntüsüdür. Nitekim bu görüntünün bir yansımasını bu kanun teklifinin Güvenlik Soruşturmasını düzenleyen; 4, 5 ve 11. maddelerinde açık bir şekilde görmekteyiz.

BARIŞ AKADEMİSYENLERİNİN İADESİNE AKP HAMLESİ

“Güvenlik soruşturmasının kriterleri tamamen siyasi ve yürütme erkinin ideolojisi kapsamında düzenlenmektedir. Düşünce ve ifade özgürlüğü kapsamında olan birçok pratiğin bu soruşturmaya takılması kaçınılmaz hale gelmektedir. Bu maddeler hem AYM kararına hem Anayasa’ya hem de uluslararası hukuka aykırıdır. Verilerin işlenmesi, Cumhurbaşkanlığı ve İçişleri Bakanlığı’na bağlı kurumlara havale edilmektedir. Bu durum, yürütme erkinin güvenlik ve arşiv taramasında tam yetkilendirilmesi anlamına gelmektedir. Dolayısıyla herhangi bir yargı kararı olmadan, siyasi saiklerle insanların mağdur edilmesinin önü AYM kararına rağmen tekrar açılmak istenmektedir. Maddede yer alan “yeniden atanacaklar” ibaresi, KHK ile ihraç edilip yargı ve komisyon kararları ile dönme ihtimalleri olan kişilerin işlerine iadesinin önünü kapatmak için kullanılabilecektir. Başta Barış Akademisyenleri olmak üzere olası iade kararlarından önce yapılan bir AKP hamlesi olarak değerlendirilebilir.”

28 ŞUBAT’TA ÇIKARILAN GENELGENİN KOPYASI

İlgili maddelerin 28 Şubat sürecinde çıkarılan 'Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliği'nin kopyası olduğu ifade edilen muhalefet şerhinde, “AKP iktidarı, bir zamanlar kendilerine yöneltilen, en basit ifadeyle, yanlış uygulamaları bugün kendisinden olmayanlara yöneltmekte bir beis görmemektedir” denildi.

İKİNCİ ODAK RANT İLİŞKİLERİ

“Torba yasadaki ikinci odak ise rant ilişkileridir” denilen muhalefet şerhinde, “İktidarın tahkimatı ile sermayesini oluşturması süreçlerinin paralel yürütüldüğü bu ilişkilerde, iktidarın artı-değer üreten her alanı ‘kendisine ait’ kılma çabaları bu yönetim sisteminde sıkça görülmektedir” ifadeleri yer aldı.

HDP, Tarım ve Orman Bakanlığı’na bağlı tesis ve alanların daha önce ihale edilerek 29 yıl için kiralanan sözleşmelerinin 20 yıla indirilmesi, yine 49 yıllığına kamu tarafından yatırımcılara tahsis edilen kampingler, turizm alanları ve tesislerine ilişkin yeni sözleşme sürelerinin 20 yıla indirilmesine de itiraz etti. Bu maddelerin yandaşlara rant dağıtımını amaçladığı kaydedilen muhalefet şerhinde, kamusal alanları halkın kullanımına da kapatan bu tesis ve alanların mevcut sözleşmeleri bittiğinde kamulaştırılması ve yerel yönetimler ya da merkezi kurumlar aracılığıyla işletilmesi istendi.

BAĞLANTILI HABERLER