Foto: Arşiv


Zor günler geçiren Tarsus Meyve ve Sebze Hal esnafı, “Adam sarayda yaşıyor, keyfi yerinde. Millet aç, perişan” ifadeleriyle içinde bulundukları durumu anlattı.

Ekonomik krizle birlikte, işsizliğin yükseldiği ve halkın alım gücünün düştüğü Coronavirus (Covid-19) salgınında AKP hükümeti yurttaşlara yönelik herhangi bir destek açıklamadan kapanma kararı alınırken, 17 günlük söz konusu kapanma süreci küçük esnafı iflasa götürdü. Mersin’in Tarsus Meyve ve Sebze Hali’nde esnaflık yapanlar, ürünü maliyetinin altında satmak zorunda kaldıklarını belirterek, kısıtlamada satılamayan çoğu ürünün bozulup, çöpe gittiğini söyledi. Esnaf, pandemi döneminde devletin kendilerine düşünmediğini ve mağduriyetlerini gidermediğini dile getirdi.

Halde sevkiyatçıların da aralarında olduğu 250 iş yeri bulunuyor. Sokağa çıkma kısıtlamaları döneminde esnaf kepenklerini kapattığı için iş yapamaz durumda olduklarını anlatan hal esnafı, işlerinin hiçbir dönemde bu kadar kötü olmadığını Mezopotamya Ajansı’na anlattı

‘ÖLÜ DURUMDAYIZ’

Halde 20 yıldır tüccarlık yapan 60 yaşındaki Turgut Akça, işlerinin çok kötü olduğunu ve iş yapamaz durumda olduklarını söyledi. Geçen yılki ürünler ile bu yılki ürenler arasında bile ciddi bir fiyat farkının olduğunu anlatan Akça, pandemi sürecinin fiyatlara daha fazla yansıdığını ifade etti. Ekonomik kriz ve pandemi döneminde en çok küçük esnafın etkilendiğini vurgulayan Akça, “Küçük esnaf ölü durumdadır. İş yapamaz durumundayız, devlet büyükleri bu işe el atmalıdır” dedi.

‘VATANDAŞIN GÜNAHI NE? FATURA BÜYÜK MARKETLERE DEĞİL ESNAFA ÇIKIYOR’

Kapanma sürecinde esnafın düşünülmediğine dikkat çeken Akça, “Bayramda, esnaf belki ekmek yiyecekti ama kapanma süreciyle esnaf yıkıldı. Esnafın düşünülmesi gerekir. Tarsus’tan aldığım ürünü, Van'ın Erciş ilçesine götürdüm. Ürünleri orada da satamıyoruz. Geçen gün 4 liraya aldığımız salatalığı Erciş’te 3 liraya satmak zorunda kaldık. Marketlere izin veriliyor ama marketlerle bu iş bu ülke yürümez. Vatandaş olarak bizim günahımız nedir? Fatura büyük marketlere değil, bize çıkıyor” şeklinde konuştu.

‘DEVLET KÜÇÜK ESNAFI BİTİRDİ, ALLAH İÇİN SESİMİZİ DUYSUNLAR’

Akça, “Devlet küçük esnafı bitirdi. Devlet desteği küçük esnafa değil, marketlere veriyor. Kime veriyorlar, ben almadım. Şu an ölü durumundayız. Ramazan ayındayız ama 3 kilo et yememişiz. Bu Allah’a reva mıdır? Allah için bizim sesimizi duysunlar” dedi.

‘ANAMIZI AĞLATTILAR’

Halde esnaf olan 42 yaşındaki Yunus Sonyıl da kısıtlamaya dikkat çekerek şunları dile getirdi:

“Bu süreçte devlet anamızı ağlattı. Her şeye zam yapılıyor. Her yer zengine açık ama garibana kapalıdır. Bu süreçte, zengin daha zengin oluyor, gariban daha da garibanlaşıyor. Marketler açık, pazarlar kapalı. Pazarcı nereden getirip yiyecek. Böyle olmaz ki.”

‘ADAM NASIL OLSA SARAYDA YAŞIYOR KEYFİ YERİNDE, MİLLET AÇ…’

“Vatandaşın yiyecek ekmeği yok. Perişanız. Krizden etkilenmeyi bırakayım, iş kalmadı. Adam nasıl olsa sarayda yaşıyor, sarayda keyfi yerinde. Millet aç ve açıkta. Ekmek yok millet yesin. İşler çok kötü.”

‘ÇİFTÇİNİN ÜRÜNÜ ELİNDE KALDI’

Halde komisyonculuk yapan 32 yaşındaki Fatih Kılıç ise “Bu kısıtlamalardan dolayı malların satışı zorlaştı. Pazarcıların pazara çıkmamasından dolayı ürünlerin fiyatı düştü. Çiftçinin ürünü elinde kaldı. Fiyatlar yarı yarıya düştü. Satışlar durdu. Kısıtlamadan önce 6 TL’ye sattığımız ürünler, 2 TL’ye kadar düştü. Bunun temel nedeni kısıtlamalardan dolayı pazarcıların çıkamamasıdır. Marketler fahiş fiyata ürünleri satıyor. Halk ürünleri alamıyor” dedi.

‘ÜRÜNLER ÇÖPE DÖKÜLDÜ’

Ürünlerin hasat zamanı olduğunun altını çizen Kılıç, “Bu kararla birlikte ürünler çiftçinin elinde kaldı ve komisyoncularda ellerindeki ürünü satamadı. Ürünleri satarsan satarsın satamazsan elinde kalır ve çöpe dökülür” dedi.

Pandemi sürecinde kendilerine dönük herhangi bir desteklenmenin olmadığını belirten Kılıç şu çağrıda bulundu: “Çiftçi her zamanki gibi zarar edecek ve bir dahaki seneye borçla başlayacak. Bunun yansıması kötü olacak. Bir an önce kısıtlamaların azalması ve pazarcıların pazara çıkması gerekiyor.”