Halklar ve İnançlar Komisyonundan Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Tülay Hatimoğulları, Reyhanlı katliamının 8. Yıldönümü nedeniyle bir açıklama yayımladı.

53 kişinin yaşamını yitirdiği, 155 kişinin yaralandığı Hatay’ın Reyhanlı ilçesindeki katliamın AKP’nin yurtdışı politikasının yarattığı sonuçlardan biri olduğunu vurgulayan Hatimoğulları, yaşananların ardından iktidara yakın medyada yer alan haberlerin de halkların bir birine düşürülme çabası olarak yansıdığını belirtti.

‘SÜNNİ-ALEVİ ÇATIŞMASI HEDEFLENDİ’

Dönemin Başbakanı olan Recep Tayyip Erdoğan’ın sözlerinin hatırlatıldığı açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“AKP iktidarının dış siyasette izlediği savaş politikasının bölge halklarına ödettiği bedellerden biri Reyhanlı katliamı oldu. Adeta senaryosu sahneye konulmuş bir katliam yaşandı. Bölgede yaşayan halklar birbirine düşürülmeye çalışıldı. Katliamın Arap Alevileri tarafından gerçekleştirildiği havuz medyaya servis edilirken; dönemin Başbakanı Erdoğan ‘53 Sünni vatandaşımız katledildi’ diyebildi! Sünni-Alevi çatışması hedeflenerek, bunun Suriye savaşının bir parçası haline getirilmek istendiği ortadaydı. Bu provokasyona en iyi yanıtı; Hatay’da yaşayan tüm halklar ve inanç temsilcileri, sivil toplum kuruluşları, demokratik kitle örgütleri halklarla birlikte ortak duyarlılık içinde verdi. “

‘İKTİDARIN KARANLIK ÖRGÜTLERLE İŞBİRLİĞİ HALKLARA ÇOK BÜYÜK ACILAR YAŞATTI’

El Nusra ve IŞİD’in Türkiye sınırları içinde gerçekleştirdiği katliamlar Reyhanlı katliamıyla sınırlı olmadığını söyleyen Hatimoğulları; Suruç, Ankara Gar katliamı, Antep katliamının da sorumlularının aynı özneler olduğunu belirterek, “Ülke adeta kan gölüne döndü. İktidarın bu karanlık örgütlerle işbirliği Türkiye’de ve bölgede halklara çok büyük acılar yaşattı. Bu katliamlara kamu görevlilerinin/MİT’in sağladığı destek mahkeme tutanaklarında mevcut olduğu halde azmettiriciler, siyasi sorumlular halen yargılanmadı. Halklar ve inançları birbirine düşürmeye yönelik yapılan bu katliamların failleri ve  katliamların nasıl planlandığı ortaya çıkartılmadı. 

Halklara derin acılar yaşatan çatışmalı, karanlık politikalara karşı bizler ‘barış ve kardeşlik’ şiarını ve dayanışmayı yükseltmeliyiz. HDP olarak Türkiye’nin ve Ortadoğu’nun barışı, halkların kardeşliği ve eşitliği için mücadelemizi sürdüreceğiz. Savaş, şiddet, çatışma yorgunu olan coğrafyamız bunu fazlasıyla hak etti” dedi.