AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile ABD Başkan Joe Biden, 31 Ekim’de İtalya'nın başkenti Roma’da G-20 Liderler Zirvesi’nde görüştü. Görüşmede ikili ilişkiler ve bölgesel konular başta olmak üzere, F16 alımı ve savunma ilişkileri ön plana çıktığı resmi taraflarca duyuruldu.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Dış İlişkiler Eşsözcüsü Hişyar Özsoy, G-20 Liderler Zirvesi’nin Erdoğan’ın uzun süreli uğraşları ve sitemleri üzerine gerçekleştiğini söyledi.

'O KADAR BÜYÜK PROBLEMLER VAR Kİ, SIKIŞTIRILARAK MÜZAKERE EDİLMİŞ'

“Erdoğan, Biden ile bir kare fotoğraf çekilmek istiyordu” diyen Özsoy, ayaküstü ve kısa sürede alınan görüşmelerden somut bir şey çıkmasının mümkün olmadığını belirtti.

Görüşmede insan hakları, demokrasi ve hukukun üstünlüğü konularının öne çıktığını söyleyen Özsoy, “Libya, Afganistan, Doğu Akdeniz, Suriye, Güney Kafkasya, F35, F16 gibi en az 7-8 konu konuşulmuş. Bir saati yarıya bölseniz 30 dakika. 30 dakikayı da her konuya bölerseniz 2-3 dakika düşüyor. Demek istediğim Türkiye-Amerika arasında o kadar büyük problemler var ki her bir tanesini günlerce tartışmak lazım ama böyle sıkıştırılmış bir şekilde müzakere edilmiş” dedi.

ERDOĞAN’A ÖFKE YÜKSEK

F16 savaş uçaklarının modernizasyonun somut olarak görüşüldüğünü belirten Özsoy, "S400 meselesi yüzünden F35 programından Türkiye çıkarılmıştı ve 1,4 milyar dolar Türkiye’nin yaptığı ödemesi var. F35 ile F16 ayrı süreçler yani bunların ikisi savaş uçağı ama F35 özel teşebbüsün hakim olduğu bir proje. F16 ise daha önce Amerika devletinin daha fazla kontrol ettiği süreçte Erdoğan F35’den verdikleri paranın en azından F16’nın modernizasyonu için kullanılmasını istiyor. Fakat Biden da kibarca ‘ben elimden geleni yaparım’ gibi bir ifadede bulunmuş. ‘Ama iş kongrede, kongre olmadan bu iş zor’ demiş. Erdoğan da ‘biz sizden yapmanızı bekliyoruz’ diye üstelemiş ısrar etmiş” ifadelerini kullandı.

F16 konusunda Erdoğan’a yönelik öfkenin yüksek olduğunu sözlerine ekleyen Özsoy, “Biliyoruz ki Temsilciler Meclisi içerisinde de F16’nın modernizasyonuna dahil karşı kampanya yürüten üyeler var. Yani bu meselelerin bugünden yarına kolay çözümü kesinlikle söz konusu değil” dedi.

'ERDOĞAN'IN ABD TARAFINDAN DEFALARCA UYARILDIĞINI BİLİYORUZ'

Türkiye-ABD ilişkilerinin sıkıntılı süreçte olduğunun altını çizen Özsoy, bu durumu her iki tarafından da kabul ettiğini söyledi. Görüşmede “sorunların giderilmesi için ortak bir mekanizma kuracağız” şeklindeki mutabakatın anlamına işaret eden Özsoy, şöyle açıkladı:

“Somut bir şey yok, önümüzdeki dönem konuşmaya devam edelim, demek istiyorlar. Anladığım kadarıyla Erdoğan, kendisini Washington’a da davet ettirmek istiyor fakat Türkiye-ABD arasında S400’ler, Suriye, Rojava meselesi ve başka çok ciddi yapısal meseleler söz konusu. İnsanlar merak ediyor, acaba Rojava konuşuldu mu? Suriye konuşulmuş, tabii içeriğini bilmiyoruz. Fakat ABD, Erdoğan’a fevri müdahaleler yapmaması konusunda defalarca uyarmıştı, onu biliyoruz.”

'SOMUT HİÇBİR ŞEY YOK'

Türkiye’nin Suriye’deki eylemleri konusunda ABD’nin “Türkiye’nin eylemlerinin IŞİD’le mücadeleyi sekteye uğrattı” açıklamasına işaret eden Özsoy, “Bu defa ek olarak son cümle, demokrasi, insan hakları ve hukukun üstünlüğü konuları vurgulandı. Benim de aldığım bilgiler özellikle bu Büyükelçiler meselesi üzerinden Kavala davası ve AİHM kararlarının uygulanmama meseleleri de görüşülmüş. Bunun üzerinden demokrasi, insan hakları ve hukukun üstünlüğü kavramlarına vurgu yapılmış. Belli ki Türkiye’nin Avrupa Konseyi kararlarına rivayet etmesi, demokrasi ve hukuk konularını da iyileştirme konusunda temkin olmuş. Fakat somut olarak elde bir şey var mı? Hiçbir şey yok. Erdoğan istediği fotoğrafı aldı, yine bir kare fotoğraf çekti. Somut sorunların hiçbirisine dair somut hiçbir şey yok” ifadelerini kullandı.

'SURİYE MESELESİNDE TEMEL AYRIM, ROJAVA'NIN NE OLACAĞI'

ABD-Türkiye arasında temel ayrımın “Kuzey ve Doğu Suriye’nin ne olacağı” konusu olduğuna dikkati çeken Özsoy, şöyle devam etti:

“Erdoğan, Amerikalılarla her görüşmede ‘siz teröristleri destekliyorsunuz, bunu yapmayın, bizim güvenliğimiz meselesidir, biz fırsatını bulursak gereğini yaparız’ diyerek belli bir alıştırma yapmaya çalışıyorlar. Zaten Amerika ve Türkiye arasındaki Suriye meselesinde temel ayrım, Rojava’nın ne olacağı. Çok büyük ihtimal tekrar söylenmiştir. Ve Biden da Amerika’nın temel politikasını muhtemelen tekrar etmiştir. O konuda da böyle çok olumlu bir şey aldığı görünmüyor."

Erdoğan’ın, Amerika veya Rusya’dan onay almadan yeni bir operasyona girmesinin şaşırtıcı olmayacağını söyleyen Özsoy, “Şu aşamada çok rasyonel değil ama Amerika’nın ve Rusya’nın en azından birisinin desteğini almadan böyle bir operasyon işgal girişimi çok ciddi sıkıntı olur Türkiye için. Fakat risk alıp yarın, öbür gün böyle bir girişimde bulunursa çok da şaşırtıcı olmaz. Mantıklı gelmese de uluslararası konjonktür çok uygun olmasa da koşulları zorlayarak böyle yeni bir maceraya her zaman için girebilecek kapasitesi var Erdoğan’ın.”

'ZİRVEYE KATILMAK İÇİN BÜYÜK ÇABA SARF EDİLDİ'

Zirveye katılmak için Erdoğan’ın büyük bir çaba sarf ettiğini vurgulayan Özsoy, şunları söyledi: “Önce Paris İklim şartını hızlıca getirip Meclis’ten geçirdiler. Sonra Türkiye temel olarak Paris anlaşmasını imzalamamasının gerekçesini basında şöyle açıkladılar, ‘Bizi gelişmiş ülke kategorisinden çıkarın gelişmekte olan ülkeler olarak sınıflandırın’ Çünkü Paris İklim şartına göre gelişmiş ülkelere maddi anlamda destek sunuyorlar. Onlar kendilerine iklim standartlarına uydursunlar diye yapıyorlar bunu. Ama Türkiye bu talebinden vazgeçmiş.” (MA)