ABD, Almanya ve Fransa'nın da aralarında bulunduğu 10 ülke büyükelçisinin tutuklu iş insanı ve insan hakları aktivisti Osman Kavala'nın serbest bırakılması için Ankara'ya yaptığı ortak çağrının ardından Türkiye hükümeti ile Batı arasında yaşanan "istenmeyen kişi" krizi, büyükelçiliklerin Türkiye'nin iç işlerine karışmadığı taahhüdü sonrası yatıştı.

DW Türkçe’den Hilal Köylü’nün haberine göre Erdoğan, hafta sonu Kavala'nın serbest bırakılması çağrısı yapan büyükelçilerin "persona non grata" (istenmeyen kişi) ilan edilmeleri için Dışişleri Bakanlığı’na talimat verdiğini söylemiş ve bu açıklama Ankara'da yoğun bir mesaiye yol açmıştı. Erdoğan'ın bu açıklaması sırasında Güney Kore'de temaslarda bulunan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Erdoğan'la yüz yüze görüşmeyi ve büyükelçilerin "istenmeyen kişi" ilan edilmesi kararını kabine toplantısı sonrasına bırakmayı tercih etti.

Erdoğan'ın talebine sıcak bakmayan Çavuşoğlu, Erdoğan'a "büyükelçiler 'istenmeyen kişi' ilan edilirse, ben de bakanlıktan gitmek zorunda kalırım" mesajını iletti. Ancak Erdoğan'ın bu mesaja "Yapacak bir şey yok" yanıtı verdiği iddia ediliyor.

Büyükelçilerin "istenmeyen kişi" ilan edilmesinin Türkiye'nin önemli işbirliklerine zarar vereceğinden endişe eden AKP'li kurmayların ise Erdoğan'la temas kurup krizin çözümü için formül arayışına girdiği ifade ediliyor. Ardından Cumhurbaşkanlığı ve Dışişleri'nin devreye girdiği ve büyükelçiliklerin Türkiye'nin iç işlerine karışmamayı kabul etmelerinin sağlandığı belirtiliyor.