Rize’nin İkizdere ilçesinde Cengiz İnşaat tarafından yapılmak istenen taş ocağının çalışmaları devam ediyor. Bölge halkının taş ocağına karşı başlattığı doğa nöbeti de sürüyor. Askerler vadiye çıkan tüm yolları kapatarak, halkın çalışma yapılan bölgeye ulaşımını yine engelledi. Günlerdir yerlerinden sökülen ağaçlar, dereye atıldı. Ağaçlar ve atılan molozlar nedeniyle dere akmaz hale geldi. 
 
Köyün girişinde bulanan çadırlarında doğa nöbetini sürdüren yurttaşlar, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Samsun Milletvekili Neslihan Hancıoğlu’nda aralarında bulunduğu heyet tarafından ziyaret edildi. 
 
‘SERMAYE DEVLETİ OLDUK’
 
Hancıoğlu’na bilgi veren avukat Yakup Okumuşoğlu, mahkemelerin kapalı olması nedeniyle dezavantajlı durumda olduklarını belirtti. Tek avantajlarının yurttaşların direnişi olduğuna dikkat çeken Okumuşoğlu, “Burada olan şey şu; sabah kalkmışsınız, arazilerini elinizden almışlar. Akşam kendinize ait olan arazi sabah elinizden alınmış. Ne soran, ne bilgi veren var. Savaş hukukunda olağanüstü durumlarda uygulanan acele kamulaştırmayı yapıyorlar. Burada acele olan şeyin ne olduğunu bilmiyoruz. Cengiz İnşaat bu kadar olağanüstü bir şey mi? Onun arzu ve istekleri yerine getiriliyor. Hukuk devleti olmaya çalışıyoruz. Ama tersine sermaye devleti olduk. Şirketler ne istiyorsa, ona göre düzenlenen bir hukuk var” dedi.
 
‘YIKIMIN SEBEBİ BELLİ’
 
Şirketin yasakları fırsata çevirdiğini dile getiren Neslihan Hancıoğlu ise yurttaşların mücadelesinin haklı olduğunu söyledi. İkizdere’nin turizme açılması beklenirken yaşananların kabul edilemez olduğunu ifade eden Hancıoğlu, “Hem tarım, arıcılık hem de ormanlar ve su kaynakları heba edildi. Doğayı nasıl kullanacağımızı bilmiyoruz. Bu oksijen deposunda yaşanan yıkıp olacak iş değil. Türkiye’nin her yerinde büyük bir doğa katliamı var. Doğaya sahip çıkılmıyor. İroni olan ise Meclis’te iklim değişiklikleriyle ilgili bir komisyon kuruldu. İklim değişikliklerinin sebepleri araştırılacak. Sebep belli değil mi? Buraya bunları yaparsak, Rize’yi de sel alır, başka yeri de” diye konuştu.