Adalet Bakanlığı bütçe görüşmelerinde Musa Anter davasından bahseden HDP’li Filiz Kerestecioğlu, Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’e “Kürt aydınının cinayetinin karartıldığı tarihinize yazılacak” diyerek tepki gösterdi.

Meclis Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşülen Adalet Bakanlığı bütçe görüşmeleri devam ediyor. Komisyonda HDP Batman Milletvekili Rüştü Tiryaki, partilerine açılan kapatma davası ve o süreçte yürütülen siyasi operasyonlara dikkat çekti. Tiryaki, açılan kapatma davasının hukuksuzluklarını anlattı.

‘KAMPANYA YÜRÜTTÜĞÜMÜZ İÇİN PİŞMAN DEĞİLİZ’

Görüşmelerde konuşan MHP Milletvekili Yücel Bulut da, HDP’ye karşı yürüttükleri kampanyayı anlattı. Bulut, “MHP olarak bunu gündeme getirdiğimiz için, bu konuda kamuoyu oluşturduğumuz için, bu konuda yargı organlarına da çağrıda bulunduğumuz için en ufak bir nedamet ve pişmanlık içerisinde değiliz” dedi.

AKP’li Ekrem Çelebi de parti kapatılmaması için kanun çıkardığını öne sürerek, HDP’yi suçladı. Çelebi, “Partimize soykırım yapıyorlar” sözlerinin de doğru olmadığını savundu.

‘ÇİLLER CİNAYETTEN HABERDAR DEĞİL MİYDİ?’

Komisyonda konuşan HDP Ankara Milletvekili Filiz Kerestecioğlu, Mehmet Eymür’ün itiraflarına ve Musa Anter davasında bir türlü ilerlemeyen hukuki sürece dikkat çekti. Eymür’ün “Yeşil” kodlu Mahmut Yıldırım için yürekli adam sözlerini sarf ettiğine dikkati çeken Kerestecioğlu, şunları söyledi: “Bu söz gerçekten size ne ifade ediyor, bunu merak ediyorum? Çünkü bunun arkasından söylediği çok önemli şeyler var, mesela ‘Abdullah Çatlı’yla Mehmet Ağar ilişkisi neydi, Çiller bilmiyor muydu bu ilişkiyi?’ diye sorduğunda ‘Biliyordu herhâlde’ diyor. Sonra ‘Çatlı kim o sırada, sıfatı neydi, sizinle de görüşebiliyor?’ dediğinde ‘Kullanıyorlardı. Bahçelievler katliamı devletin parmağının olduğu cinayet değil ama her türlü pisliğin içindeler zaten. Nuri Gündeşler –eski MİT Bölge Başkanı- kullandı onları. B irileri, tabii, kullandı, h iç bir şe y de yapmadılar. ‘Çiller bu cinayetlerden haberdar değil miydi?’ sorusa “Biliyordur ama Mehmet Ağar kim bilir nasıl takdim ediyor. Ağar bunlara pasaport veriyor, yet ki veriyor’ diyor.

BAKANLIK OLARAK İZİN VERMEDİNİZ

Musa Anter’in ne zaman öldürüldüğünü bilmeyenler için söyleyeyim: 20 Eylül 1992 ölüm tarihi ve dava hâlâ devam ediyor, zaman aşımına on ay kaldı. Her ay size soru önergesi gönderiyorum. Bugün mahkemede önergem de aynı şekilde anıldı. Oraya yollamışsınız fakat ben o soruları size soruyorum, mahkeme ye değil. Mahkeme ye şöyle bir cevap veriyorsunuz, yan i ben ş u soru yu soru yorum size altı yıldır Abdülkadir Aygan’ın ifadesi alınamıyor ve altı yıldır bunun sorumlusu olan da –kusura bakmayın da- Adalet Bakanlığı’dır. Mahkeme heyeti ora ya gitmek istedi ve yüz yüze ifadeyi almak istedi, Bakanlık olarak buna izin vermediniz.

ANTER CİNAYETİNİN KARARTILDIĞI SİZİN TARİHİNİZE YAZILACAK

‘10 ay kaldı’ diyorum. Bunu istiyorlar, yüz yüze oraya gidip de bu kişinin ifadesi neden mahkeme tarafından alınamıyor ve bun a izin vermiyorsunuz? Bugün, mahkeme ye yazdığınız yazıda diyorsunuz ki siz, işte: ‘Adli istinabe konusun da daha fazla bilgi edinmek için ‘adalet. gov.tr’ sayfası ziyaret edilebilir.’ Ya, bir adalete erişimden bahsediyoruz, 92’den beri devam eden bir davadan bahsediyoruz. Eksikler vardıysa eğer o zaman lütfen siz tamamlasaydınız ve deseydiniz ki: ‘Bu şekilde yazmalı mahkeme. Ama önemli olan burada adaletin sağlanmasıdır, Musa Anter cinayetinin failinin ortaya çıkmasıdır.’ Sizden beklenen bu olurdu. Yani bugün isteseniz de istemeseniz d e gerçekten iste r isteme z bu olayla ilgili, bu davayla ilgili, bu değerli Kürt aydınının cinayetinin karartıldığı sizin tarihinize yazılacak, başka birinin tarihine yazılmayacak maalesef.

30 YIL ADALETE ERİŞEMEDİNİZ NE YAPARSINIZ?

Bugün Dicle Anter diyor ki: ‘Sözün bittiği yere doğru yaklaşıyoruz.’ Bir dönemin karanlık yüzü JİTEM dosyası ve başka bir dosya da birleştirildi bununla ve tefrik istendiği hâlde bu yapılmıyor. Diyor ki: ‘Babam düşünen ve yazan bir insandı. Biz bu davayı bir kin davası olarak görmüyoruz.’ Ancak bu cinayet aydınlatılırsa o karanlık dönemin birçok olayı aydınlatılıp bu güne ışık tutulabilir’ diyor Dicle Anter. Her gittiğiniz duruşmada babanızın ismini duyarak ‘onun katli’ lafını işitiyorsunuz, davanız 30 yıldır sürüyor ve adalete erişemediniz; ne yaparsınız?

Oradan çıkıp geçtiğimiz yer neydi? 10 Ekim Ankara katliamı davası. Gerçekten adaletsizliklerle çepeçevre bir ortamı yaşıyoruz ve biz burada boş konuşmuyoruz, bu davaları izleyerek konuşuyoruz. Yıllardır 10 Ekimi de izliyorum, Musa Anter davasını da izliyorum. Adaletin yokluğundan da biz utanmıyoruz ama gerçekten utanması gerekenler bu ülkede utanmalı diyorum.” (MA)