CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Maltepe Belediyesi'nin düzenlediği "Yeni Dönemde AB ve Türkiye" başlıklı Maltepe Forumu'na katıldı. Foruma, Kılıçdaroğlu'nun yanı sıra, Arnavutluk Cumhurbaşkanı Ilir Meta, akademisyenler, belediye başkanları, milletvekilleri de katıldı. Kılıçdaroğlu, konuşmasında mülteci ve sığınmacı sorununa, Avrupa Birliği üyelik sürecine, Doğu Akdeniz meselesi olmak üzere birçok konuya değindi. Kılıçdaroğlu, “Mülteci ve sığınmacı konusunda Türkiye sığınmacıları tutmak zorunda olan bir ülke konumuna sokulmamalıdır. Biz Türkiye ile AB’nin sığınmacı sorununda ortak sorumluluk ve külfet üstlenerek yaklaşmalarını beklerdik” dedi.

AB YOL HARİTASI

Partisinin AB yol haritasını açıklayan Kılıçdaroğlu, açıklamalarından dikkat çekenler şöyle:

Cumhuriyet Halk Partisi olarak, Avrupa Birliği’ne tam üyeliği hedeflerimiz arasında görüyoruz. Biz, Türkiye’nin Avrupa’nın bu yeniden inşa sürecinde rol alması, katkı sağlaması gerektiğine inanıyoruz. İçinden geçtiğimiz bu süreçte AB yol haritasının kısaca şöyle olması gerektiğine inanıyoruz:

1-Vize serbestiyesi sürecinin hız kazanması gerekmektedir.

2-Türkiye, Yeşil Mutabakatı öncelikli hedef olarak belirlemelidir.

3-23. Yargı ve Temel Haklar ve 24. Adalet, Özgürlük ve Güvenlik, bu fasıllara konulan blokaj kaldırılmalıdır. Bu konuda Yunanistan ve GKRY muhalefetine karşı Türkiye’nin yalnız bir ülke olarak bırakılmaması gerekmektedir. Kuşkusuz Türkiye’nin yani bizim de bu fasılların yerine getirmesi gerekir. Bunun da bilincindeyiz.

4-Terörle mücadele yasası, uluslararası hukuk normlarına göre yeniden şekillendirilmelidir.

5-Kamuda şeffaflık öncelenmeli, bunun için gerekli altyapı oluşturulmalıdır.

6-Kişisel verilerin korunması ve kişisel verilerle ilgili kurulan kurulun tam bağımsız olması sağlanmalıdır.

7-Gümrük birliğinin modernizasyonu için Türkiye ve Avrupa karşılıklı olarak yükümlülüklerini yerine getirmelidir.

8-Enerji güvenliği konusunda Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de yalnızlaştırılmasının önüne geçecek politika hamleleri yapılması gerekmektedir. AB ülkeleri GKRY ve Yunanistan güdümünde hareket etmemelidir. Haklı olarak sormamız gerekiyor. Doğu Akdeniz Doğal Gaz Forumu’nda Türkiye neden yer almıyor. Türkiye, bu sorunun yanıtını almak zorundadır.

9-Mülteci ve sığınmacı konusunda Türkiye sığınmacıları tutmak zorunda olan bir ülke konumuna sokulmamalıdır. Biz Türkiye ile AB’nin sığınmacı sorununda ortak sorumluluk ve külfet üstlenerek yaklaşmalarını beklerdik.

BİZ ORTADOĞU BARIŞ VE İŞBİRLİĞİ TEŞKİLATI KURULMASINI İSTEDİK

Önemli bir coğrafyada yaşıyoruz. Ortadoğu hep bir barut fıçısı olmuş ve Avrupa’yı da etkileşmiştir. Bu bakımdan Avrupa Birliği’nin, Türkiye’nin bu bölge ile ilgili tarihi birikim ve deneyimlerinden yararlanması gerekir. Bugün, Ortadoğu’nun en temel iki sorunu; uluslararası terör ve onun da tetiklediği uluslararası göç sorunudur. Bu birbiri ile ilişkili iki sorunun bölgesel düzeyde öncelikle bölge ülkelerinin ele alarak çözüm yolları araması şarttır. İşte bunun için biz, Ortadoğu Barış ve İşbirliği Teşkilatı, kısa adı OBİT’in kurulmasını istedik. Bölgede böyle bir iş birliği ve sorunlara ortak çözümler arayışı, Avrupa güvenliğini de yakından ilgilendirir. Bu önerimizin hayata geçirilmesi için Avrupa Birliği ile de yakın istişarelerde bulunmamızın yararlı olacağına inanıyoruz.

İNSAN HAKLARINA SAYGILI, YURTTA VE DÜNYADA BARIŞI SAVUNAN BİR TÜRKİYE GÖRECEKSİNİZ

Buradan; Avrupa Birliği’ne, Avrupa Parlamentosu ve Avrupa Komisyonu’na seslenmek istiyorum: Bizler kendi ülkemizde demokratik sistemin yeniden inşası için mücadelemizi veriyoruz. Önümüzdeki seçimlerden sonra demokrasisi gelişmiş, Avrupa Birliği normlarını uygulayan, insan haklarına saygılı, yurtta ve dünyada barışı savunan bir Türkiye göreceksiniz. Bundan hiç kimsenin endişesi olmasın. Bunu Millet İttifakı olarak hayata geçireceğiz.

TÜRKİYE İLE AVRUPA BİRLİĞİ ARASINDA, İKTİDARIN YANLIŞ POLİTİKALARI NEDENİYLE GİDEREK AÇILAN MAKAS

Bugün bu forumda Avrupa’da değişen dengeleri, AB’nin nasıl bir hazırlık içinde olması gerektiği konuşulacak. Bu hazırlığın elbette Türkiye gibi önemli bir bölge ülkesinin düşünceleri göz ardı edilerek yapılmayacağını biliyoruz. Sizlerin, bu bakımdan da öneriler geliştireceğinizi, Türkiye ile Avrupa Birliği arasında, iktidarın yanlış politikaları nedeniyle giderek açılan makasın yeniden nasıl kapatılacağına ilişkin görüşleri de dile getireceğinizi umuyorum.”