İsa Uğur ERDOĞAN


ARTI GERÇEK- Salgın tedbirleri kapsamında ikinci kapanma ile AVM’lerde HES kodu zorunluluğu getirilirken müşteri kabulü yapan yiyecek ve içecek saten mekanlara da sadece al-götür veya paket servis koşuluyla faaliyette bulunma izni verildi, alkollü mekanlar ise kapandı.


Zincir veya büyük işletmeler var olan duruma uyum sağlayabilirken küçük esnaf ve yanında çalışanlar ise ne paket servis hizmeti verebiliyor ne de bu işi yapan kurye firmalarıyla anlaşma yapmaya gücü yetiyor.

Aralık ayında başlayan ‘ikinci kapanma’ ile birlikte yeni toparlanmaya başlayan esnaf biriken borçlarını ödemeye başlamadan gelirlerini kaybetti. En fazla 1750 TL’lik destek ise günlük giderleri dahi karşılayamayacak boyutta.

Tedbirlerin başladığı tarihte sağlık meslek örgütlerinin sunduğu en az bir aylık tam kapanmayı talep etmiş ve iktidara ‘Batıyoruz’ demişti. Öte yandan yüz binlerce kafe ve bar emekçisi ise işsiz kaldı. Sektörde kayıt dışı çalışmanın yoğun olmasından dolayı Çalışma Bakanlığı’nın desteklerinden de yararlanamadı. Vergi borçlarını ödemek için yapılandırmayı bekleyen esnaflar başvurularını yaparken şimdi de ödemeyi nasıl yapacağını hesap ediyor veya vazgeçiyor.

Söz konusu tedbirlere uymayanlara yüksek miktarda ceza kesiliyor. Her geçen gün ‘yasağa rağmen müşteri kabul eden’ sözleriyle başlayan haberlerde işletmede kaç kişi olduğu ve kesilen para cezalarının miktarı anlatılıyor. 

Artı Gerçek olarak yasağa rağmen müşteri kabul eden bir kısım esnafla görüştük. Esnaflar, riskleri göze alarak neden müşteri kabul ettiklerini ve nasıl çalıştıklarını anlattı. Ayakta kalmak için bu yolu seçmek zorunda kaldıklarını belirten esnaflar, devlet desteğinin yetersizliğinden ve büyük işletmelere tanınan ayrıcalıkların küçük işletmelere tanınmadığından yakındı. HES kodu ile artık müşteri kabul etmelerine izin verilmesini istedi.

‘NEREDEYSE YEDİ AY BİZİM İÇİN KAPALI GEÇTİ’

Beyoğlu’nda alkollü bir işletme sahibi, “Bir önceki süreçte iki buçuk ay gibi bir sürede mekan kapalı kaldı. Daha sonrasında bir buçuk ay boyunca doğru düzgün insan gelmedi işletmeye. Sonrasında peyder pey insanlar gelmeye başladı. Bir miktar toparlanmaya başladık derken ikinci kapanmaya çok çok hazırlıksız yakalandık. Bir yılın toplamında neredeyse yedi ay bizim için kapalı geçti” dedi.

Sekiz çalışanının olduğunu söyleyen esnaf, yaşadıklarını; “Nasıl bir etkisinin olduğunu dile getirmeme bile gerek yok. Daha önceki süreçte ciddi borçlanmalara girdik. Firmalara ödememizi yapamadık, kiralarımızı doğru düzgün ödeyemedik. Tekrar bir kapanmayla karşı karşıya kalınca bu süreç bizim için daha da sancılı oldu. Hayatımızı idame ettiremiyoruz, kiralarımızı, faturalarımızı ödeyemiyoruz. Evimize ekmek götüremiyoruz” şeklinde anlattı.
Müşteri kabul etmelerini, ‘Ne yapalım’  sorusuyla karşılık veren esnaf; “En azından birileri gelirse diye, risk olduğunu da biliyoruz, nasıl cezaların olduğunu da biliyoruz. Mecburen böyle bir şeye ihtiyaç duyduk açıkçası” dedi.

‘TANIMADIĞIMIZI ALMIYORUZ’

Mekana gelmek isteyenleri nasıl belirlediklerini sorduğumuz esnaf, “Altı yıllık bir işletmeyiz. Böyle olunca bir alışkanlıkta var. Bizi bilen insanlar arayıp, soruyorlar;  ‘Gelebilir miyiz’ diye. Eğer bizim için problem teşkil etmeyeceğini düşündüğümüz birileri olursa da ağırlayabiliyoruz. Butik bir işletme olmasından dolayı müşterilerin tanıdık olması münasebetiyle ağırlıyoruz. Tanımadığımız, bilmediğimiz birilerini almıyoruz içeri” cevabını verdi.

‘DESTEK İŞLETMENİN AYLIK VERGİ VE FATURALARINI DAHİ KARŞILAMAZ’

Maske ve mesafe yöntemiyle tedbir aldığını söyleyen esnaf temas edilen yüzeyleri ise dezenfekte ettiklerini söyledi.
“Türkiye’deki hayat pahalılığı ve yaşam koşullarını siz de biliyorsunuz” diyen esnaf yapılan devlet desteğini yeterli bulmuyor.  Sadece 750 TL’lik kira desteği alabildiğini belirten esnaf, “Verilen destek işletmenin aylık vergi ve faturalarını dahi karşılamaz, mümkün değil. Benim gibi işletme sahibi dostlarımızdan da biliyorum. Zerre kadar faydası yok.  Bildiğimiz aklımızla oynuyorlar. 750 TL kira desteği aldık. Bizim aylık kiramız 8 bin TL. 
Yapılandırmayı birkaç yıldır bekliyordum. Bunun planlamasını da yapmıştık. Başvuruda bulunduk. Ama maalesef ödemelerimiz gerçekleştiremeyeceğiz bu sürecin böyle olmasıyla beraber” ifadelerini kullandı.

‘DAYANACAK GÜCÜMÜZ KALMADI’

Yasağa rağmen müşteri kabul etmelerinin işlerini düzeltmelerinde fazla etkisi olmadığını vurgulayan esnaf, “Maalesef sonucu değiştirecek bir hamle değil açıkçası. Herhangi bir ceza almamız durumunda işletmemizi kökten kapatıp başka bir iş yapacağız. Açıkçası dayanacak gücümüz kalmadı. Hali hazırda yapabileceğimiz başka bir şey de yok. En fazla bir ay daha dayanabiliriz” dedi.

‘HES KODUYLA BİZDE MİSAFİRLERİMİZİ AĞIRLAYABİLİRİZ’

Son olarak HES kodu ile müşteri kabul etmelerine izin verilmesini talep eden esnaf, “Yetkili kişilerin veya kurumların bu konu da net ve samimi bir strateji ortaya koymasını istiyoruz. AVM’ler veya başka işletmeler açıkken bunlar faaliyetini sürdürebilirken bizim kurban edilmemiz çok rıza gösterdiğimiz bir konu değil. Vergimiz, kiralarımız her boyutuyla devam ediyor. Bizim için hayat durmuş değil bu boyutuyla. HES koduyla biz de misafirlerimizi ağırlayabiliriz. En azından haftanın yedi günü olmasa da beş günü faaliyette bulunup, ayakta kalmak istiyoruz” şeklinde konuştu.

‘DİJİTAL PAZARLAMAYI BİLMEYENLER ELENİYOR’

Öte yandan kısıtlamalar sadece esnaf ve çalışanları etkilemiyor. İşletmelerin sosyal medya uzmanlığını yapan bir kişi müşteri sayısının düştüğünü, “Normalde beş mekanın sosyal medya uzmanlığını yapıyordum. Pandemi ile beraber ikiye düştü. Böyle giderse ikisini de bırakacağız. Özellikle bazı mekanlar, paket servise alışkın olmayan, tecrübesi olmayan sadece masa müşterisine hitap eden mekanların gelir kaynakları sıfıra düştü. O yüzden buradan da bir verim alamıyoruz” ifadeleri ile anlattı.

Daha öncesinde işletmelerin sosyal medya takipçilerini mekana çekmeye çalıştıklarını şu an al-götüre teşvik etmeye çalıştıklarını fakat etkisinin olmadığını söyleyen sosyal medya uzmanı takipçileri kaybetmeme gayreti içinde olduklarını belirtti.

İşletmelerin sosyal medya hesaplarından müşterilerin mekana gelip gelemeyeceklerini sorduklarını ifade eden sosyal medya uzamanı, “Özellikle masa müşterisine hitap eden mekânların gelirleri tamamen kesildi. Bu süreç tamamen dijitalleşmeye yönelttiği için mekanları, bu pazarda yer alan mekanlar bir artı değer sağlıyor. Ama dijital pazarlamayı bilmeyenler veya mekanı buna müsait olmayanlar eleniyor” dedi.

MÜŞTERİLER ARASINDA POLİS VE ZABITA DA VAR

Müşteri kabul eden bir diğer esnaf ise çay ocağı işletiyor. Bölgede bulunan diğer çay ocakları da açık. Hatta müşterileri arasında doktor, polis ve zabıtalar da var.

İşlettiği çay ocağında sorularımızı yanıtlayan bir esnaf yasak olmasına rağmen zorunlu oldukları için müşteri kabul ettiklerini belirterek yapılan esnafa yapılan desteklerde ayrımcılık yapıldığını, “Sonuçta bir adam ekmeği için orayı çevirmek zorunda. Öyle ya da böyle hepimiz de aynı gemideyiz. Esnaflara kendi yandaşlarına verdiklerinden de bir miktar verseler iyi olur. Herkese adaletli bir şekilde dağıtsa benim için daha iyi. Yeterli değil. Ya kaçak çalıştıracak ya iflas edecek. Hepimiz zorunlu olduğumuz için böyle yapıyoruz” sözleriyle ifade etti.

KADİM MÜŞTERİLERLE DAYANIŞMA YEMEĞİ

Müşteri kabulü yapan bir kafe işletmecisi ise müdavimlere yönelik ‘dayanışma yemekleri’ organize etmekte çareyi bulmuş. İşletme haftada iki gün bunu yaparken, yemek almaya gelenlerin siparişleri ‘hazır olana kadar’ içeride bir şeyler içmesine müsaade ettiklerini söyledi.

“Kurye firmaları ile anlaşmak küçük esnafın yapabileceği bir şey değil” diyen kafe işletmecisi bulundukları bölgenin işyeri ağırlıklı olduğunu söyleyerek al-götür sisteminin kendileri için geçerli olmadığını anlattı.

Esnafın borçlarını hatırlatan kafe sahibi sermaye gruplarına yapılan hibe ve teşvikleri işaret ederek, “Küçük esnafa çok bir faya sağlanmadı. Herkes kendi kaderine terk edildi. Büyük şirketlere yapılan teşvikleri, vergi afları gibi şeyler küçük esnafa da sağlansaydı böyle olmazdı. Her gün trajik haberler alıyoruz” dedi.

‘MADDİ BOYUTUNU KONUŞUYORUZ AMA PSİKOLOJİK BOYUTU DA VAR’

“Tamamen güvencesiz ve kendi kaderine terk edilmişlik hissi var” sözleriyle esnafın ruh sağlığının da iyi olmadığına dikkat çeken kafe işletmecisi, “Hep maddi boyutunu konuşuyoruz ama psikolojik boyutu da var. İnsanlar cinnet geçiriyorlar, aile içi şiddet, komşulara karşı şiddet arttı. En ufak bir şeyde parlıyor insanlar. Öfkesini nereye yönlendireceğini bilemeyerek bir şekilde kavganın içerisinde buluyor kendini” diyerek anlattı.

Verdikleri vergilerin karşılığını alamadıklarını kaydeden kafe işletmecisi, “Geçmişte verilen vergiler geri dönmüyorsa, ileride verildiğinde nasıl içine sinecek? Gelecekte bunu sorgulayabilir insanlar. Şimdi herkes borçlu pandemi bittiğinde acaba kaç yılda bu sürecin etkilerini giderebilecek” sorularını sordu.