Tokat’ta Gaziosmanpaşa Üniversitesi (TOGÜ) Tıp Fakültesi Sağlık Araştırma ve Uygulama Merkezi’ne, nisan ayının sonlarından itibaren Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığı şüphesiyle 30 kişi başvurdu.

Hastalardan bazıları ayakta tedavi edilip evine gönderilirken, bazıları da hastanede tedavi altına alındı. Hastanede 10, yoğun bakım ünitesinde ise 1 kişinin tedavisi sürüyor.

Tokat'ta geçtiğimiz günlerde KKKA hastalığı şüphesiyle tedavi gören 58 yaşındaki Hüseyin Sapasağlam hayatını kaybetmişti.

KKKA NEDİR?

Sağlık Bakanlığı’na bağlı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü tanımına göre Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA); keneler tarafından taşınan Bunyaviridae ailesine bağlı Nairovirüs grubuna ait bir virüsle oluşan ateş, halsizlik, iştahsızlık, kas ağrısı, baş ağrısı, bulantı, kusma, ishal ve ağır vakalarda kanama gibi bulgular ile seyrederek ölümlere neden olabilen zoonotik (hayvanlardan insanlara bulaşan) karakterli bir enfeksiyon hastalığıdır.

KKKA ilk olarak 12. yüzyılda Tacikistan’da tanımlanmıştır. Hastalık, keneler tarafından insanlara tutunmasını takiben idrarda, tükürükte, rektumda ve abdominal kavitede kan görülmesi ve vücutta yaygın kanamalarla tarif edilmiştir. 1944-45 yıllarında Rusya’nın Kırım bölgesindeki Batı Kırım steplerinde çoğunlukla ürün toplamaya yardım eden Sovyet askerleri arasında görülmüştür. Hastalığa Kırım Hemorajik Ateşi adı verilmiştir. 1956 yılında Zaire’de de ateşli bir hastadan Kongo virüsü tespit edilmiştir. 1969 ise Kongo virüs ve Kırım hemorajik ateşi virüslerinin aynı virüs  olduğu belirlenmiş ve Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi olarak hastalık yeniden adlandırılmıştır.

Hastalık ülkemizde ilk olarak 2002 yılında dikkatleri çekmiş ve 2003 yılında kesin tanısı konmuştur. KKKA vakaları, hastalığın başlıca bulaştırıcısı olan kenelerin aktifleştiği dönemden başlayarak ülkemizde bahar ve yaz aylarında görülmektedir. Hastalık ülkemizde bulaştırıcısı kene türünün yaşam alanlarıyla uyumlu bir şekilde görülmektedir. İlk kez Tokat ili ve civarında dikkatleri çeken Kırım Kongo Kanamalı Ateşi vakaları çoğunlukla İç Anadolu’nun kuzeyi, Orta Karadeniz ve Doğu Anadolu’nun kuzeyinde yoğunlaşmaktadır.