Elazığ Kadın Kapalı Cezaevi’nde tutuklu bulunan Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eş Başkanı Leyla Güven, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Diyarbakır İl Eş Başkanı Hülya Alökmen Uyanık ve Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) Genel Başkan Yardımcısı Fethiye Ok Çiçek’in de aralarında bulunduğu 9 kadın tutuklu hakkında Kürtçe şarkı söyledikleri gerekçesiyle açılan soruşturma TBMM’ye taşındı.

HDP Sözcüsü ve Mardin Milletvekili Ebru Günay'ın Adalet Bakanı Abdulhamit Gül’ün yanıtlaması istemiyle verdiği önergede, kadın tutukluların 15 Ağustos'ta yaptıkları etkinlikte söyledikleri Kürtçe şarkılar ve sözler için “anlaşılmayan bir dilde sözlü halay çektikleri” ve “anlaşılmayan dilde marş okudukları” denildiği hatırlatıldı.

 Önergede şu sorulara yer verildi:  

“-Elazığ Kadın Kapalı Cezaevi’nde 9 kadın tutsak hakkında halay çektikleri ve Kürtçe şarkı söyledikleri için disiplin soruşturması başlatıldığı bilginiz dahilinde midir?

-Kürtçe şarkı söyleyip halay çekmenin disiplin cezasına sebep yapılmasının yasal gerekçesi nedir? Kürtçe şarkı söyleyip halay çekmek yasak mıdır?

-Söz konusu disiplin cezasının iptali için gerekli işlemleri başlatacak mısınız?

-Cezaevi yönetimi tarafından mahpuslara keyfi bir şekilde verilen disiplin cezalarının araştırılması ve gerekli soruşturmaların yapılması için herhangi bir girişimde bulunacak mısınız?”

BİR ÖNERGE DE AYŞE SÜRÜCÜ'DEN

HDP Urfa Milletvekili Ayşe Sürücü de, Leyla Güven ve 8 mahpusa açılan soruşturma tutamağında Kürtçe’nin anlaşılmayan dil olarak geçirilişini Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay'a sordu.

Sürücü'nün soru önergesi dilekçesinde şu ifadeler yer aldı: "Kürt Dili Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan bu yana devlet kurumlarında sürekli olarak  bilinmeyen bir dil olarak geçmiş ve bu durum Kürtçe konuşan Kürt Halkının kültürel ve tarihi değerlerine karşı son derece incitici bir durum yaratmıştır.

Geçtiğimiz günlerde Elazığ Ceza İnfaz Müdürlüğünde tutuklu bulunan Leyla Güven ve 8 kadın mahpus hakkında Kürtçe şarkı gerekçesiyle soruşturma başlatıldı. Leyla Güven ve arkadaşlarına Kürtçe şarkı söyledikleri için tutanak tutulmuş olup, tutanakta Kürtçe’den “anlaşılmayan bir dil“ olarak bahsedilmiştir. Devlet kurumlarında Kürtçe’ye dönük bu dışlayıcı ve yok sayan tutum, topluma kutuplaştırıcı bir anlayış olarak yansımakta, son süreçte de görüldüğü üzere Kürt yurttaşlara dönük ırkçı cinayetler ve saldırılar yaşanmaktadır."

SORULAR

1. Neden Kürtçe resmî kurum tutanaklarında “bilinmeyen,  anlaşılmayan veya X dili” olarak geçmektedir?

2. Devlet kanalı olan TRT Şeş hangi dilde yayın yapmaktadır?

3. Resmî Tutanaklara Kürt Dili yazılmasındaki sakınca nedir ? Bir sakınca yoksa neden yazılmamaktadır?