Diyarbakır'da açlık grevlerine dikkat çekmek amacıyla Demokratik İslam Kongresi (DİK) öncülüğünde din alimlerinin katıldığı bir basın toplantısı düzenlendi. Bir otelde yapılan toplantıya, Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eş Başkanı Berdan Öztürk ve Eş Başkanlık divan üyeleri, AKP’nin kurucularından Fatma Ünsal Bostan, HDP milletvekilleri Musa Farisoğulları, Hüda Kaya, Nimetullah Erdoğmuş, İmam Taşçıer, Saliha Aydeniz, Ömer Faruk Gergerlioğulları, Şeyh Said Derneği, İlim-Der, İnsan ve Özgürlük Partisi temsilcileri ve kanaat önderlerinin yanı sıra çok sayıda din alimi katıldı. Toplantının yapıldığı salona Bediüzaman Saîd-î Kurdî’nin “Medar-i niza bir mesele varsa meşveret ediniz. Çok sıkı tutmayınız. Herkes bir meşrepte olamaz. Müsamaha ile birbirine bakmak şimdi elzemdir” sözünün olduğu ve  “Leyla ve açlık grevi direnişlerine ses ver!”, “Ölüm değil, çözüm, hukuk ve adalet işlesin tecrit kırılsın, kimse ölmesin!” pankartları asıldı.

Toplantının açılış konuşmasını yapan HDP Urfa Milletvekili Nimetullah Erdoğmuş, toplantıya katılanlara teşekkür ederek, “Buraya teşrifiniz her şeyden önce manevi bir güç ve arayıştır” dedi.

‘GÜVEN’İN BİRİNCİ MUHATABI MECLİS'TİR'

PKK lideri Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin kaldırılması talebiyle süren açlık grevlerini hatırlatan Erdoğmuş, "DTK Eş Başkanımız, Hakkari milletvekilimiz ve arkadaşımız Leyla Güven, lisanı haliyle insanlığa bir çağrısı var. Bu çağrının adı şer olmasın, kötülük, adaletsizlik olmasın, iyilik gelsin, hukuk layıkıyla cari olsun ve bunun karşısında da benim kendi varlığım hiçleşsin diyor. Aslında kendi şahsiyetini hiçleştiren insanlar, gerçek insan olma yolculuğunun öncüleridir. Barış için bir yol açmak istiyor. Onu yalnız bırakmak istemeyen binlerce yoldaşı şu anda o şekilde, o ümitle büyüterek bize yani insanlığa çağrıda bulunuyor. Bu çağrı sadece kendimize dönük değil. Birinci muhatabı meclistir. Bu çağrının sahibi o meclisin üyesi olan vekilidir. Bizzat devletin kendisidir. Sadece Cumhur İttifakı, ülkeyi şu anda yönetenlerin muhatap alan bir çağrı değil. Bizzat devleti muhatap alan bir çağrıdır. Çağrının özeti; hukuk ne ise onu uygulayın. Tecritle ilgili ve diğer hususlar ile ilgili hukuk ne ise işlesin ve bu ülkede normalleşme ve yeniden o iklim ve kendisini hissettirsin. Meşrevet, istişare olduğu için istişare sünnettir. Madem biz de bugün o emri ilahinin yüklemiş olduğu istişaremizi yapacağız. Neticesinde hem ülkeyi rahatlatacak hem de Kürtlerin omuzlarına yüklenmiş ağır yükü hafifletecek değerli görüşler ortaya çıkacak. Ve görüşler doğrultusunda eksikliğimiz ile birlikte yola devam edeceğimiz. Herkese selamlıyorum. Cenabı Allah hepimizin yardımcısı olsun."

Toplantı, açılış konuşmasının ardından basına kapalı bir şekilde devam etti. (MA)