Yağmur KAYA


ARTI GERÇEK- Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan'ın 'kademeli normalleşme' adımlarında yer vermediği müzisyenler ve eğlence sektörü çalışanları Bakırköy Özgürlük Meydanı'nda bir araya gelerek tepkilerini ve taleplerini bir kez daha dile getirdi. 

Restoran, lokanta ve kafeler hafta içi ve cumartesi günleri belirlenen saatlerde hizmet verebiliyorken konserler, canlı müzik organizasyonları, eğlence yerlerinin tümüyle kapalı olmasına tepki gösteren müzisyenler, dayanacak güçlerinin artık kalmadığını ifade etti.

Müzisyen Recai Kaptan, kirasını ödeyebilmek için enstrümanlarını sattığını söyleyerek şunları dile getirdi:

"Yetkililere sesleniyorum: Sesimize ses olsunlar. Birçok arkadaşım evine bir parça ekmek götüremedi. İntihar eden dostlarımız oldu. Eğer virüs bizden bulaşıyor ise mesleği bırakalım." 

'HALDE HAMALLIK YAPIYORUM' 

Evli ve iki çocuk babası Kaptan, kirada oturduğunu ve sebze-meyve halinde aynı zamanda hamallık yaptığını vurguladı. Kaptan, açıklamaya gelebilmek için arkadaşından borç para aldığını söyleyerek, "Müzik susmasın. Mutlu olduğunuz zamanlarda  yanınızda hep müzisyenler olur. Düğün, açılış, konserler... Herkesle aynı sahneyi paylaşıyoruz" dedi. 

Müzisyen Mustafa Kara ise bir süre inşaatlarda çalıştığını ancak kazancının bırakın kirasını ödemeyi haftalık mutfak alışverişine yetmeyecek kadar az olduğunu söyledi. "Büyük bir sıkıntı içerisindeyiz" diyen Kara, 16 aylık sürecin hem kendisi hem de ailesi için acı, sıkıntı ve korku içerisinde geçtiğini belirtti. 

'ENSTÜRMANIMI SATTIM' 

Kara, "Büyüklerimize, yöneticilerimize sesleniyoruz. Bu mağduriyetimizin bitmesini istiyoruz. Verdikleri paralar bize kira paramızı bile yetmiyor. İnanın çok kötü durumdayız. Sektör olarak pimi çekilmiş bir bomba gibiyiz. Hamallık yaptım, tadilat işlerine gittim. Bilmediğim işler denedim. Enstrümanı sattım. İşlerimiz elimizden alındı" diye konuştu. 

Sanat Meclisi adına konuşan Müzisyen Ayla Yılmaz ve Serhat Raşa, sanatın yaşamı insanileştiren bir olgu olduğunu, yaşana anlam ve değer kattığını dile getirerek, "Biz bu ülkenin sanat insanlarıyız. Kimimiz saz çalar, kimimiz şarkı söyler, kimimiz resim, heykel yapar, kimimiz sahnede rol oynar, kimimiz bir film kimimiz fotoğraf çeker. Kimimiz dans eder, kimimiz șiir öykü roman yazarız. Bundan 16 ay önce salgın başlarken ülkemizi yönetenlerin ilk işi sanat alanlarını kapatmak oldu. Bizler de o tarihten bu yana para kazanamaz, hayati ödemelerimizi yapamaz olduk. Ülkemizi yönetenler o tarihten bu yana bize destek olacakları konusunda sözler verdiler. Bize 'bekleyin' dediler, 'biz size çareler var edeceğiz' dediler. Bizler beklemeye koyulduk. Hayat zordu. Ailemizi geçindirmek çocuklarımızı doyurmak, kira ve faturalarımızı ödemek zorundaydık. Ama ülkeyi yönetenler durumumuzu her açıklamamız da cevapları 'bekleyin'
oldu. Biz bekliyorduk ama hayatın ödemeleri bizi beklemiyordu. 'Yeter ölüyoruz' diye feryat etmeye başladık duyan olmadı. Müzik aletlerimizi, ev eşyalarımızı satarak yaşadık bir müddet" diye konuştu. 

Dayanamayacak bir duruma geldiklerini belirten müzisyen Yılmaz ve Raşa, konuşmalarını şu sözlerle sürdürdü:

"Ülkeyi yönetenler sonunda birkaç ay önce bize ayda bin lira vererek 'yaşayın' dediler. Bin lira ne ev kirasına yetti, ne eve gelen faturalara ne market harcamasına. Çaresiz kaldık. Ailesinin yüzüne bakamayan onlarca sanatçı arkadaşımız bu utançla yaşayamadı intihar etti."

'KAPILAR HALA KİLİTLİ'

Devletin, sanat faaliyetlerini ve sanatçıyı korumak zorunda olduğuna Anayasa'nın 64'üncü maddesine dikkat çeken müzisyenler, "Bizler, bu ülkenin sanatçıları, geçen kişi soğukta, yarı aç yarı tok geçirdik. Şimdi yaz geldi. 'Tamam' dedi yönetenler 'normalleşiyoruz'. Bir baktık her taraf açıldı ama sanat alanlarının kapıları hala kilitli" diye konuştu. 

'SANATA VE SANATÇIYA DESTEK OLUN'

"Yalanlardan ve yalan vaatlerden bıktık. Biz kendi ekmeğimizi kendimiz kazanmak, kendi kaderimizi kendimiz çizmek istiyoruz" diyen müzisyenler, ülkeyi yönetenlere seslenerek, çalıştıkları mekanların en kısa sürede açılmasını topluma da ülkenin sanatına ve sanatçısıyla dayanışma içerisinde olmasını talep etti. Açıklama sanatçıların alkışlı protestosuyla son buldu.