ARTI GERÇEK - Dünya gazetesi yazarı Alaattin Aktaş, bugünkü yazısında, Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati'nin hafta sonu ekonomistlerle bir araya geldiği toplantıdaki sözlerini gündeme taşıdı.

Aktaş, "Merkez Bankası ve politika faizini önemsizleştirmişiz ya... Demek ki zaten göstermelik olan Para Politikası Kurulu toplantılarını yapmaya hiç gerek kalmadı! PPK'nın "yapıldığı takdirde" önümüzdeki iki toplantısında faizin sabit tutulacağı zaten belli. Sonraki toplantılarda da artış olmayacak. Merak bu ya; fonksiyonları elinden böylesine alınmış Merkez Bankası yönetimi bundan rahatsızlık duyuyor mudur?" diye sordu.

Aktaş, yazısında şu değerlendirmelerde bulundu:

"Merkez Bankası'nın web sayfasında Para Politikası Kurulu ile ilgili bölüm... Acaba Kurulun ne gibi görevleri varmış... Görev sıralamasında ilk madde şöyle:

"Fiyat istikrarını sağlamak amacıyla para politikası ilke ve stratejilerinin belirlenmesi..."

Yani, hani her ay toplanılıp faizle ilgili karar alınıyor ya, o fonksiyonun yerine getirilmesi.

Merkez Bankası bu fonksiyonun gereğini yapabiliyor muydu, en azından ne zamandan beri yapamaz hale gelmişti, tabii ki tartışılır.

Aslında bu konuda kesin bir tarih vermek pek doğru olmaz. Ancak Para Politikası Kurulu'nun "Laf dinlemiyor adam" sürecinden sonra bir dönem "laf dinleyen adamlar" ile fonksiyonsuz kaldığı söylenebilir.

Ama sonra bakıldı olmuyor; henüz şapkadan tavşan çıkarmayı da keşfetmemiştik ve oyunu kuralına göre oynama aşamasındaydık, 2020'nin kasım ayında yine faiz artırarak normale döndük. Ama adeta rahatlık battı, geçen yıl martta yine bir değişiklik, eylüle kadar yatay bir gidiş ve eylülde başladık faiz indirmeye...

İster "Bindiğimiz dalı kestik" deyin, ister "Kendi ayağımıza kurşun sıktık"... Tuttuk eylülden itibaren faizi indirmeye başladık.

Peki hani faizi indirmek iyiydi, güzeldi, hoştu, ülke yararınaydı, ocakta niye devam etmedik? 

Yeni bir dönem 

Merkez Bankası Para Politikası Kurulu toplanıyor ve kendi inisiyatifinde olmasa da bir faiz kararı veriyor. Her ne kadar şu an piyasadaki hiçbir faizin Merkez Bankası'nın adı politika faizi olan faiziyle bir ilişkisi kalmamışsa da... Hiç olmazsa böyle bir faiz var ve bu faizin adı da politika faizi.

Bütün bunlar geride kaldı artık. Şimdi önümüzde yepyeni bir dönem uzanıyor.

Bombalar hafta sonu patladı! Hazine ve Maliye Bakanımız çıktı, "Merkez Bankası ve politika faizini önemsizleştirdik" deyiverdi!

Evet, artık "Merkez Bankası ve politika faizinin önemini yitirmesini sağlamakla" övünüyoruz.

Devam etti Maliye Bakanı Nureddin Nebati:

"Merkez Bankası bağımsızlığı diyeceksiniz, yok öyle bir şey. Siyasetçi olarak biz sorumluyuz. Faiz artmayacak artık, bunu unutun."

On günde ne değişti? 

Maliye Bakanı Nebati, hafta sonunda ekonomistlerle yaptığı toplantıda aktardığımız görüşleri dile getirdi. Merkez Bankası'nı adeta yok sayan, itibarsızlaştıran bir yaklaşım bu. Hatta bu duruma indirgenmiş bir Merkez Bankası'nı tutup dünyalar kadar masraf ederek İstanbul'a taşımaya da gerek yok artık. Giderek küçülecek ve hükümetin bazı direktiflerini yerine getirecek bir Merkez Bankası isteniyorsa, ki öyle, böylesine radikal bir yer değiştirmenin hiç anlamı kalmadı. Ayrıca Merkez Bankası'nın hiçbir koşulda taşınması gerekmiyor ya, o da ayrı.

Maliye Bakanı tuttu hafta sonunda bunları söyledi...

Peki aynı Maliye Bakanı Merkez Bankası ile ilgili olarak faiz oranını kastederek on gün kadar önce ne demişti:

"Merkez Bankası'nın ne karar alacağını bilmiyorum. Benim görüşüm ocak, şubat ve mart ayını şöyle bir görmemiz lazım."

Maliye Bakanı'nın görüş belirtmesi bile doğru değildi de yine de faiz kararını Merkez Bankası'nın vereceğini ima eden bir "incelik" vardı bu açıklamada.

Ya şimdi?

"Merkez Bankası mı, onlar da kim oluyor; siyasetçi biziz, kararı biz veririz, onlar uygular" anlamına gelen sözler...  

17 ŞUBAT VE 17 MART'TA NE OLACAĞI ŞİMDİDEN BELLİ

Merkez Bankası her ne kadar yılbaşında tüm yıla ilişkin Para Politikası Kurulu toplantı günlerini ilan ediyorsa da artık bunun hiçbir önemi kalmadı.

Merkez Bankası programına bağlı kalır ve örneğin 17 Şubat'ta Para Politikası Kurulu toplantısını yaparsa ne karar alacak, belli.

Yine aynı şekilde 17 Mart'taki toplantı yapılırsa alınacak karar da belli.

Maliye Bakanı şimdiden bu aylarda faizin sabit tutulacağını söylemedi mi, söyledi.

Sonraki aylar içinde artış olmayacağını dile getirmedi mi, getirdi.

Yani artık artış yok, olsa olsa faiz sabit tutulur ya da bir süre sonra yeniden indirim başlar.

Şu durumda Para Politikası Kurulu toplantılarını yapmaya gerek var mı?

PERŞEMBE GÜNÜNÜN SORUSU

Merkez Bankası 27 Ocak Perşembe günü yılın ilk enflasyon raporunu açıklayacak.

Bu raporla Maliye Bakanlığı'nın bu yılın enflasyonunu hangi düzeyde tahmin ettiğini öğrenmiş olacağız. Hayır hayır, yanlış yazmadık, Merkez Bankası'nın tahminini değil, Maliye'nin tahminini öğreneceğiz.

Ne yani enflasyon tahmini Merkez Bankası'na ait olacak değil ya!

Bu arada perşembe günkü toplantıda bulunabilseydim Başkana bir tek soru sorardım:

"Maliye Bakanı, 'Merkez Bankası ve politika faizini önemsizleştirdik' dedi, bu sizi rahatsız etti mi?"