Prof. Dr. Veysel Ulusoy: Yaşanan, örtülü faiz artışından daha fazlası

Prof. Dr. Veysel Ulusoy: Yaşanan, örtülü faiz artışından daha fazlası
Erdoğan'ın yeni sistemi 'örtülü faiz artırımı' olarak nitelendirilirken Ulusoy, 'Sonuçta yine yüksek enflasyon, yüksek faiz oranı ve yavaş yavaş artan bir döviz kuru olacak' diye konuştu.

TL'deki sert değer kayıplarının ardından; AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kabine Toplantısı sonrası yaptığı açıklamada dalgalı kur için yeni bir sisteme geçileceğini duyurdu. Yeni düzenlemelerin açıklanması sonrasında dolar 13 seviyesinin altına indi. Erdoğan'ın bu sistemi 'örtülü faiz artırımı' olarak nitelendirilirken; TL'de bir gecede neler yaşandığını ekonomist Prof. Dr. Veysel Ulusoy değerlendirdi.

FAİZ ARTIRIMINDAN DA FAZLASI

Cumhuriyet gazetesinde yer alan habere göre, "Olan, örtülü faiz artımından da daha fazlası" diyen Ulusoy, "Bu sadece örtülü faiz artışı değil, aynı zamanda enflasyonda serbest dalgalanmaya geçiş, baş edemediği için... Adına 'örtülü faiz', 'dolaylı faiz', ne derseniz diyin. Bu, aslında 'Biz faizi tutamıyoruz, faiz sonuçtur, neden değildir' kavramının içselleştirilmesi, kabul edilmesidir. Nas da yok, Çin modeli de yok artık, yeni bir 'deneye' geçtik" diye konuştu.

BU 'ENFLASYONA DA, FAİZE DE RAZI OLDUK' DEMEKTİR

"Genel olarak ekonomide döviz, faiz bir de enflasyon üçlemesinden sadece birini kontrol edebilecek mekanizma vardır. Diğerlerini serbest piyasaya bırakmak zorundadır" sözlerini kullanan Ulusoy, "Bugün başlaması planlanan 'deneyimizde', örtülü faiz ve enflasyon dalgalanmaya, döviz ise kontrollü bir yapıda denetime tabii tutulmaya başlandı ya da başlanacak. Bu; kulağımızı düz değil de tersten göstererek, 'enflasyona da faize de razı olduk, dengeyi getiremiyoruz' demektir. Bu kapsamda bir çaresizliğin olduğu, bu kapsamda makro dengelerin tamamen bozulduğu bir ekonomide 'haber eksikliği' ile ve insanların beklentilerini alarak yeni bir denge oluşturmaya çalışıyoruz ama nafile" dedi.

NAS'I BİR KENARA BIRAKTIK

Bu sistemi daha önce Yunanistan'ın ve Arjantin'in de çok defa denediğini aktaran Ulusoy, "Ama bunlar parasal yaklaşımlarla paranın fiyatını dengeye getirme idi. Biz galiba Çin modelini bir kenara bıraktık, biz galiba 'Nas'ı bir kenara bıraktık. Çünkü artık bu modelde ne üretim, ne verimlilik ne de istihdam var. Sadece parasal bandında dengeyi getirme çabası var. Ama bu işin sonu, geldiğimiz noktayı biraz geciktirmekle kalacak. Sonuçta yine yüksek enflasyon, yüksek faiz oranı ve yavaş yavaş artan bir döviz kuru olacak" diye konuştu.

HAZİNE 'NİN PARA BASMASI, YÜKSEK ENFLASYONUN SEBEBİ OLACAK

Kur farkındaki zararın nasıl ödeneceğine değinen Ulusoy, şunları aktardı:

"Bu fark, Hazine tarafından pasa basılarak ödenecek. Para arzını genişleterek bunu sağlamak zorunda. Ve bu da enflasyon demektir. Zaten enflasyonun yükselmesinin sebebi bu olacak. Şu anda inanılmaz derecede yüksek bir hayat pahalılığı var Türkiye'de, bu artık hayatımıza oturdu. Bundan sonra enflasyon belirli bir oranda sabit kalsa bilse bile, acı bir sonuç da olacaktır. Mutfağa yangın girmiştir, bunun gelirsizlikle eşleştiği bir ortamda, palyatif çözümlerle bir dengenin ortaya çıkması imkansızdır."

İlgili Haberler
Öne Çıkanlar