Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Üyesi İlhan Taşçı, “Eleştirel sesleri susturabilmek için en ağır para cezası, program hatta yayın durdurma kararlarına gözünü kırpmadan imza atan RTÜK, söz konusu şikâyet rekoru kıran program ‘Esra Erol’da’ olunca en alt limitten göstermelik para cezasıyla olayı geçiştirdi. Bu ceza göstermelik olup, 'mış' gibi yapmaktan bir adım öteye geçmeyecek niteliktedir.  Eğer söz konusu yayıncı ‘uyarı’ haklarını doldurmamış olsaydı göstermelik bu cezayı bile RTÜK vermeyecek, sadece uyarmakla yetinecekti” dedi.

RTÜK bugün toplandı. Toplantıda, Üst Kurulun gündeminde ATV’de yayınlanan “Esra Erol’da” programı da vardı. Söz konusu programda 18 yaşında genç bir kız ekranda görünmek istemediği halde sunucu tarafından milyonlarca izleyicinin önünde azarlanmış, aşağılanmıştı. Olay sonrası kamuoyunda, programın yayından kaldırılmasına ilişkin çok fazla şikâyet gelmişti.

RTÜK’ün CHP’li üyesi İlhan Taşçı bugünkü toplantı sonrası yazılı bir açıklama yaptı. Taşçı’nın açıklaması şöyle:

“Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’nun gündemine 2 yıldan sonra ilk defa kamuoyundan gelen yoğun baskılar üzerine ATV’de yayınlanan ‘Esra Erol’da’ programıyla ilgili dosya geldi. Programda, 18 yaşında genç bir kız ekranda görünmek istemediği için sunucu tarafından milyonlarca izleyicinin önünde azarlanmış, aşağılanmıştı.

‘EN ALT LİMİTTEN GÖSTERMELİK PARA CEZASIYLA OLAYI GEÇİŞTİRDİ’

Eleştirel sesleri susturabilmek için en ağır para cezası, program hatta yayın durdurma kararlarına gözünü kırpmadan imza atan RTÜK, söz konusu şikâyet rekoru kıran program ‘Esra Erol’da’ olunca en alt limitten göstermelik para cezasıyla olayı geçiştirdi.

RTÜK’ün bu programla ilgili kendi özel yasasındaki ‘Toplumun milli ve manevi değerlerine, genel ahlaka ve ailenin korunması ilkesinin’ ihlali nedeniyle yaptırım uygulaması gerekirdi. Ceza eğer bu maddeye dayandırılsaydı yüzde 5 para cezası ve 5 kere kadar da programın durdurulması gündeme gelecekti ve cezası çok yüksek olacaktı. Bunun önüne geçebilmek için RTÜK, yaptırımı bu madde yerine en yasadaki en alt limitten ceza öngören ‘küçük düşürme’ maddesine dayandırdı. Böylece hem yayıncı korunup kollanmış oldu, hem de kamuoyundan gelen tepkiler dindirilmeye çalışıldı. Bu ceza göstermelik olup, 'mış' gibi yapmaktan bir adım öteye geçmeyecek niteliktedir.

‘UYARI’ HAKLARINI DOLDURMAMIŞ OLSAYDI GÖSTERMELİK BU CEZA BİLE VERİLMEYECEKTİ

Eğer söz konusu yayıncı ‘uyarı’ haklarını doldurmamış olsaydı göstermelik bu cezayı bile RTÜK vermeyecek, sadece uyarmakla yetinecekti. Ayrıca incelenen programın o günkü bölümünde yer alan ve yaptırım gerektiren başka bir tartışmalı olay ise RTÜK tarafından görmezden gelindi ve bununla ilgili raporda tek cümlelik bir tespit bile yapılmadı. RTÜK’ün yok saydığı, raporda yer vermediği ve görmezden geldiği yayında, 19 yaşında zihinsel engelli bir kızın öz dayısı tarafından kaçırıldığı, cinsel istismara uğradığı ve hamile olduğu da ortaya çıkıyordu.

‘PEKİ, BU CEZA, SABAH PROGRAMLARINDAKİ PESPAYELİĞİ, REZALETİ ÖNLEMEYE YETER Mİ?’

RTÜK yönetimi, iktidara yakın yayıncıyı koruyup, kollama görevini bir kez daha büyük bir gayretle yerine getirdi. Aslında RTÜK, toplumun pek çok kesiminden günlerdir gelen tepkileri dindirebilmek için göstermelik bu cezayı istemeye istemeye vermek zorunda kaldı! Aslında bu ceza, toplumun duyarlılığının ve oluşan kamuoyunun bir sonucu. Peki bu ceza, sabah programlarındaki pespayeliği, rezaleti önlemeye yeter mi?” (ANKA)