+GERÇEK- Demokratik Birlik Partisi (PYD) Eş Başkanlık Konseyi Üyesi Salih Müslim, ARTI TV’de yayınlanan Odak programında Ezo Özer’e Suriye’deki son duruma ilişkin ve Türkiye’nin olası askeri harekâtı ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu.

"Hem Suriye hem Türkiye halkları artık savaştan yoruldu" diyen Müslim, “Biz savaş istemiyoruz. Zaten 12 senedir savaş içerisindeyiz ve yorulduk. Herkesle diyalogumuz var Amerikalılarla da Ruslarla da Suriye ile de. Kim olursa olsun ‘kardeşim gel oturalım konuşalım’ diyoruz. Bizim hakkımız hukukumuz varsa bunu anlaşmayla, diyalogla elde ettik. Az olsun çok olsun en azından biz Kürt halkı olarak burada varız. Ama birisi kapımıza dayanıp illa savaş istiyorsa sen kendini savunmak mecburiyetinde kalırsın.” ifadelerini kullandı.

‘SİVİL ARABALAR SALDIRIYA UĞRUYOR’

Yakın zamanda sivil insanların yaralandığını ve sivil araçların saldırıya uğradığını belirten Müslim, “Türkiye’nin Afrin’den Azez’e ve Kamışlı’ya kadar saldırıları hiç durmamıştır. Biz artık bu saldırılara alıştık tedbirlerimizi de alıyoruz. Bu bir korkutmadır. Buradaki halkın evlerini köylerini terk etmesini amaçlıyor. Bu bombardıman sonrasında artık halk da alıştı. Bombalama esnasında başka köylere gidiyor sonra evine geri dönüyor. Ama can kayıpları da oluyor. Geçenlerde iki şehit verdik, 3 kişi de yaralandı. Bir de başka bir depoya saldırı oldu, orda da 5 sivil yaralandı. Bu saldırılar böyle devam ediyor. Bu arabalar M4 yolu üzerindeki sivil arabalardır. Onlara saldırılıyor. Ama bu saldırıların temposu bugünlerde biraz düşmüştür. Ancak havuz medyası hala savaş naraları atıyor.” dedi.

‘TÜRKİYE'NİN YAPTIĞI KÜRT DÜŞMANLIĞIDIR’

Türkiye’nin gözünün Kürt düşmanlığından başka bir şey görmediğini ifade eden Müslim, “Biz yapabildiğimiz kadar görüşmeler yapıyoruz. Avrupa Komisyonu olsun, Rusya olsun kabul etmiyor. Bu artık Türkiye’nin oyunu. Herkes Türkiye’nin ne yapmak istediğini biliyor. Türkiye'nin açıkça bir Kürt düşmanlığı yapıyor. Gözleri Kürt düşmanlığından başka bir şey görmüyor. Bunun için elinden ne gelirse yapar. Bunun daha önceki pratikleri de var. Afrin’de neler olduğu biliniyor. Güvenli bölge diyor. IŞİD’in adamı bu bölgenin 4 kilometre sınırında öldürüldü. Onu ele geçiren Rusya Koalisyonu bu sınıra yakın bir yerde ele geçirdi. Türkiye bu bölgede kara bir çember oluşturmaya çalışıyor. Buradaki bütün IŞİD’in artıkları el-Nusra’nın artıkları cihadistlerin hepsini oraya yerleştirmek istiyor. Böylelikle kendi güvenliğini sağlamak istiyor. Tabii kendi güvenliğini değil de onların güvenliğini sağlamak istiyor. Çünkü sadece Suriye halkı için değil tüm dünya için bunları istediği gibi kullanıyor. Artık bütün dünya bu oyunu biliyor.” değerlendirmesinde bulundu.

‘AFRİN'DE BİR ASİMİLASYON YAPILIYOR’

Müslim olası bir Türkiye askeri harekatına ilişkin şu açıklamaları yaptı: “Afrin’de bir asimilasyon var. Buranın demografisi değiştirildi. Bir sürü yerden insan getirdiler oraya yerleştirdiler. Oraya evler yapıyorlar. Afrin’in yüzde 90’ı Kürttü ama şuan yüzde 10 falan kalmış. Burada bir işgal, bir ilhak politikası vardır. Daha önce bunu nasıl Hatay’da yapmışsa aynı şeyi şimdi Afrin’de yapmak istiyor. Başka bölgelerde de bunu yapmak istiyor. Rasulayn’da da böyle. Okullarda Türkçe öğretiyor, Kur’an öğretiyor. Bunun zaten politika olarak kullanıyor.”

‘SANA KARŞI TEK BİR KURŞUN BİLE ATILMIŞ DEĞİL’

“Artık bütün dünya bunları görmeye başladı. Türkiye’nin gerçek politikasını görüyor ve ne istediğini biliyor. Zaten kendisi de söyledi. Birleşmiş Milletler’de gösterdiği haritada 30 km’lik güvenlik şeridi gösteriyor. Ne güvenliği? Zaten bölgede kimse seni tehdit etmiyor. Senin güvenliğin burada zaten garantilenmiş. Sen burada kimseye karışmazsan kimse de sana karışmıyor. Sana karşı tek bir kurşun bile atılmış değil. Ayrıca bu Türkiye’nin yetkilileri de iki de bir çıkıp Musul’a kadar Kerkük’e kadar Misak-ı Milli’den bahsediyorlar. Hem dışarıda hem içerde azılı bir Kürt düşmanlığı yapıyor. Güney’deki savaşı örtbas ediyor. Sonuçta dün rakamlar çıktı 62 Türk askeri ölmüş. Sen bunun üstünü nereye kadar kapatacaksın.”

‘BİZİM TERÖRİST OLMADIĞIMIZI HERKES BİLİYOR, TAM TERSİNE SENİN BESLEDİĞİN TERÖRİSTLERİ BİZ KIRDIK’

“Şöyle bir konsepti var herkes benim yanımda olacak, Kürt düşmanlığı yapacak, Kürtlerle savaşacak. Hatta bazı Kürtleri de yanına alıyor nerede isterse onunla savaşmak istiyor. Kalkıp İsviçre’ye ne diyor ‘Benim yanımda Kürtlere karşı savaşacaksın.’ Finlandiya’ya ne diyor? ‘Onlar teröristtir’. YPG/PYD’yi bu kadar insan tanıyor. Bunlarla Amerika ve Rusya arası güçlerle koalisyon var. Yedi seneden beri birlikte çalışıyoruz, kime karşı savaştıklarını da biliyorlar. Sen kalkıp illa bunlarla düşmanlık yapacaksın. Peki bu insanlar bizim gerçeğimizi gördü, terörist olmadığımızı gördü. Buna karşı da tam tersine senin beslediğin teröristleri kırdık. Bunları herkes görüyor ama hala ısrar ediyorlar. İlla kalkıp benimle Kürtlere karşı savaşacaksın.”

‘HEM İÇERİDE HEM DE DIŞARIDA DÜŞMANLIK YAPIYOR’

“Hangi el, hangi insan Kürtlere sövmüyorsa ve yahut onlara karşı yazmıyorsa veya Kürtlerle savaşmıyorsa o demek ki PKK’lidir ve teröristtir. İsveç milletvekiline kalkıp bu PKK’lidir diyor. Kim Kürtlerle bir dostluk, arkadaşlık herhangi bir ilişki kuruyorsa kim olursa olsun böyle. Türkiye içinde de böyle Kürtlere karşı düşmanlık beslemeyen insanları hedef alıyor. Şimdi Alevilik meselesini tutturmuş Kılıçdaroğlu üzerinden. Şimdi Aleviler nerededir. Onları da mı düşman edineceksin. Kim onun yanında Kürtlere karşı savaşmıyorsa o da onun düşmanı ve teröristtir. Bu hem içerde böyledir hem dışarıda böyledir.”

‘HEM SURİYE HEM TÜRKİYE HALKLARI ARTIK SAVAŞTAN YORULDU’

“Halk da alıştı artık. Eskiden ‘geleceğiz, vuracağız, yıkacağız’ denildiğinde halk korkuyordu. Ama şimdi korkmuyorlar. Onun için biz daha güçlüyüz. Biz zaten savaş istemiyoruz. Ne Türkiye’de ne de başka yerde. Burudaki halklar artık yoruldu. Hem Türkiye halkları hem de Suriye halkları yoruldu artık. Zaten Suriye 12 senedir savaş içerisinde. Bütün imkânlar bütün kaynaklar hepsi bu savaşa gidiyor ve heba ediliyor. “

‘AZ OLSUN ÇOK OLSUN EN AZINDAN BİZ KÜRT HALKI OLARAK BURADA VARIZ’

“Herkesle diyalogumuz var Amerikalılarla da Ruslarla da Suriye’yle de. Kim olursa olsun ‘kardeşim gel oturalım konuşalım’ diyoruz. Bizim hakkımız hukukumuz varsa bunu anlaşmayla diyalogla elde ettik. Az olsun çok olsun en azından biz Kürt halkı olarak burada varız. Dil meselesi, kültür meselesi, insanın insan olmaktan kaynaklı gereksinimleri vardır ve biz bunu istiyoruz. Herkesle diyalog içindeyiz. Savaş istemiyoruz derdimizi anlatıyoruz. Ama birisi kapımıza dayanıp illa savaş istiyorsa sen kendini savunmak mecburiyetinde kalıyorsun. Biz de bunu yapıyoruz. Kapımıza dayanmış sen yok olacaksın o zaman biz kendimizi savunacağız. Bunun başka yolu yok.”