HABER ANALİZ


ARTI GERÇEK - Ekonomik krizle birlikte iyice panikleyen Ankara, şapkadan tavşan çıkarmak için her yolu deniyor. Bir müddettir yapılanlara bakılırsa, bu tavşanlardan biri İstanbul ve İzmir büyükşehir belediyelerinde ‘saklı’.

İktidar medyası ısrarla bu iki belediyeye operasyon yapılması için yoğun çaba harcıyor. Daha doğru bir ifadeyle operasyonun toplumsal zemini için dezenformasyon ve manipülasyon yapıyorlar. Bunun kolay bir iş olmadığının farkındalar. Çünkü siyasi olarak geri tepebilir. Bu nedenle toplumun zihninin bu operasyona hazırlanması, kalabalıkların ikna edilmesi gerekiyor. Bu hazırlık için kullanabilecekleri en elverişli argüman ise her zaman olduğu gibi Kürt meselesi ve PKK. Kimi CHP’lileri bile ikna edebilecek tek ve geçerli argüman.

Bu nedenle uzun zamandır İstanbul ve İzmir belediyelerinde PKK’lıların çalıştırıldığı yönünde yayın yapıyorlar Akit her zamanki gibi vitesi beşe takmakta tereddüt etmedi, işi “PKK dağ kadrosu İBB’de”ye kadar getirdi.

Tabii ki böyle bir operasyona havuz medyası tek başına karar veremez. Bu onların boyunu aşar. Tezgahın yönetmenlerinden birisinin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu olduğu açık. Soylu, TBMM bütçe görüşmelerinde İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde '455 PKK, 80 DHKP-C, 20 MLKP've 2 MKP'linin işe alındığını iddia etti. Vatandaşların fişlendiğini itiraf eden Soylu’nun, ortada suç oluşturan bir eylem olmadığını bilmemesi mümkün değil. Fişlemenin Anayasa’yı ve kişisel hakları yok sayan faşizan bur uygulama olduğunu da bilir. Ama bir ‘hukuk özürlü’ olarak Soylu’nun meselelere yasalar çerçevesinden bakmadığını biliyoruz. 

Bu açıklamalar karşısında iki belediye yetkilileri de detaylı açıklamalar yaptı. Ekrem İmamoğlu, "86 bin İBB çalışanını zan altında bırakıyor. Terör örgütü üyesiyse gelip tutuklayacak sonuçta. Yalanı konuş, iftirayı at, köşene çekil. Bağımsız sağlık kuruluşları gelsinler ve bu psikolojisi ciddi şekilde bozulmuş sayın bakanla ilgili analiz yapsınlar” dedi. İBB Sözcüsü Murat Ongun “Çalışanların hiçbirinin işe girişte adli sicil kaydına rastlanmadı” dedi.

Durum bu kadar açıkken bugün iktidar medyasının en gösterişli ve en kullanılmaya uygun aparatı Mehmet Barlas, önceki gün muhterem zevcesinin A Haber’de yaptığı programa konuk oldu ve şunları söyledi:

"PKK'nın militanları için işsizlik diye bir sorun yok. İstanbul ve İzmir Belediyesi'nde PKK'nın militanlarına önemli mevkiler teslim ediyorlar" dedi ve bir çağrı yaptı: “Türkiye'deki merkezi hükümetin yetkilileri bu konuda daha fazla seyirci kalmamalı. Yani eğer sabıkalı bir PKK'lı veya herhangi bir terör örgütü üyesi bir belediyede görev alırsa İçişleri Bakanlığı mutlaka harekete geçmeli ve bu skandala izin vermemeli."

Barlas, 'Gereği mutlaka yapılmalı' dedikten sonra Soylu’ya seslendi:

"Soylu 'Türkiye'de sadece bir avuç PKK'lı kaldı' diyor. Bu elbette büyük başarı. Terörle mücadele konusundaki başarıyı kimse görmezlikten gelemez. Ama bu teröristlerden bazılarının İstanbul ve İzmir belediyelerinde çalışması da asla kabul edilemez. Bunun gereği mutlaka yapılmalıdır. Kısacası, Türkiye hem içeriden hem dışarıdan kuşatılıyor. Bereket 80 milyonu aşkın Türk, son nefeslerine kadar bunlarla boğuşmaya hazır."
Mehmet Barlas’ın nefesinin nasıl koktuğu başka bir yazı konusu ama kullanışlı bir aparat olan Barlas çıkıp bu kadar açıktan konuşuyorsa bu kadar net bir ‘harekete geçilmeli’ çağrısı yapıyorsa birileri kulağına bir şeyler fısıldadığı içindir. Barlas'ın kulağına fısıldayan da tabii ki Serhat Albayrak. 

Yani iktidar senaryosunu yazdığı oyunu Soylu’nun yönetmenliği ve Barlas’ın 'PR' çalışmalarıyla sahneye koymaya çalışıyor. Çalkantılı günler bir çok şeye gebe. Eğer önümüzdeki günlerde belediyelere yönelik bir operasyon gündeme gelirse hiç şaşırmamak lazım.