Fehim TAŞTEKİN 


Roma’daki buluşmaya Biden üzerinde baskıyı artıracak taktiklerle gidiyor. Bir tarafta F-16 siparişiyle ortamı yumuşatacak yaklaşım diğer tarafta Türkiye’nin güvenliğini tehdit ettiği gerekçesiyle Kürtlerin bulunduğu alanlara operasyonu gündemde tutuyor. 

ABD 2019’da Barış Pınarı Harekatı’nı önce yeşil ışık yakıp sonra fren yaptırsa da Türkiye’yi aslında Rusya’ya havale etti. Her şey Rusya’nın yeşil ışığına bağlı. Yine de Biden yönetimi askeri harekâta karşı bir tutum sergiledi. Şimdi hükümet medyasına bakılırsa olası bir harekâtta dört hedef belirlenmiş: Tel Rıfat, Menbic, Ayn İsa ve Tel Temir. 

Buralar Rusya ya da ABD’nin sınırlayıcı müdahaleleri nedeniyle bir şekilde Türkiye’nin askeri harekatlarının yarıda kaldığı yerler. Erdoğan’ın kafasındaki Kürtlerin sınırdan uzaklaştıracak koridor planının durdurulduğu yerler. 2018’de Afrin’den sonra sırada Tel Rıfat vardı ama Ruslar geçit vermedi.

2019’da Tel Ebyad’dan (Gre Sipi) sonra Ayn İsa, Ras’ul Ayn’dan (Sere Kaniye) sonra Tel Temir vardı. Ayn İsa ve Tel Temir’in ele geçirilmesi M-4’ü kesmek, Kürt bölgeleri arasındaki ulaşımı koparmak anlamına geliyordu. Ayn İsa ele geçirildiğinde Kobani’yi çevrelemek, Menbiç’i doğudan yürümek mümkün olacaktı. 

Fırat’ın batısında Tel Rıfat ele geçirilseydi cepheler birleştirilecek, Halep’in üzerindeki baskı yeniden kurulacaktı. Planlar tutmadı, sahadaki koşullar çok değişti ama bu konuda ısrar sürüyor. Rusya’nın esnemesi Erdoğan’dan çok daha büyük bir şey almasına bağlı. 

Belki saha hakimiyetinde durumu değiştirmeyecek ölçüde manevra alanı açabilirler ama bu da karşılığında ne alınacağına bağlı. ABD de Türkiye’ye istediğini vermek için üzerinde fazla bir baskı hissetmiyor. Arap dünyasında Esad’a ilişkileri normalleştirme arayışları karşısında da Amerikan yönetiminin çok fazla caydırıcı ya da bloke edici bir tutum içinde olmadığı anlaşılıyor. Ürdün Kralı’nın geliştirdiği yol haritasına Biden’in reddedici bir yaklaşım sergilemediği konuşuluyor. 

Yıl sonuna doğru Cezayir’in ev sahipliğinde ki, Cezayir Şam’la ilişkileri hiç kesmedi, Suriye Arap Birliği’ne dönerse ortak Arap tutumunun en önemli muhatabı Türkiye olacaktır. O zaman Türkiye üzerinde baskılar da artacaktır. Araplar arasında izolasyondan kurtulmuş bir Suriye’ye ABD ve Avrupa’nın tutumu da eskisi gibi olmayabilir.