"Savaş, göç, salgın, işsizlik, yoksulluk, baskılar karşısında emekçiler ne yapmalı?" panelinde konuşan EMEP Genel Başkanı Ercüment Akdeniz, HDP’nin tutum belgesini sahiplendiklerini belirterek, “Tek adam rejimine karşı bir seçenek ortaya çıkarmak hepimizin sorumluluğudur" dedi.

Emek Partisi (EMEP) Adana İl Örgütü, Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi Başkanı Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Gökçe Gökçen, EMEP Genel Başkanı Ercüment Akdeniz ile Halkların Demokratik Partisi (HDP) Adana Milletvekili Kemal Peköz'ün katılımıyla "Savaş, göç, salgın, işsizlik, yoksulluk, baskılar karşısında emekçiler ne yapmalı?" konulu panel Adana Büyükşehir Şehir Belediyesi Tiyatro Salonu'nda yapıldı.

'İNSANA DEĞER VERİLMELİ'

Panelde konuşan TTB Merkez Konseyi Başkanı Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı, barış ihtiyacının önemli olduğunu belirterek, 10 Ekim Ankara Gar Katliamı'nın asıl faillerinin yargılanmadan yaslarının bitmeyeceğini dile getirdi. Fincancı, “İnsanlığa karşı suçla yargıladıklarını iddia edip asıl failleri zaman aşımından kurtarmak istemelerini önlemek için hep birlikte mücadele etmek şart” dedi. Fincancı, savaşa ayrılan yüzde 6 bütçenin yüzde 5’lerde kalan sağlığın üzerinde olmasının bir tercihi gösterdiğini aktararak, “Burada neye karşı olmamız gerektiği de ortaya çıkıyor. Bir kez daha savaşa değil, insana değer veren bir Türkiye mücadelesi öne çıkıyor” şeklinde konuştu Afganistan’da yaşananları değerlendirirken süren savaşın yarattığı yıkımın yok sayıldığını söyleyen Fincancı, Afganistanlı mültecilerin Türkiye’de kayıtlarının yapılmadığı için eşitsizlik ve yoksullukla karşılaştıklarını vurgulayarak, “Çünkü kayıt dışı olmaları onları ucuza çalışmak zorunda bırakıyor” diye konuştu.

'BAŞKANLIK SİSTEMİ DEĞİŞMELİ'

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökçe Gökçen, Türkiye’de yaşanan yoksulluk ve sıkışmışlığın gençlerde yarattığı yurt dışına göç etme eğilimine dikkati çekti. Mültecilerin ülkede benzer bir buhranla karşı karşıya kaldığını ifade eden Gökçen, emekçi toplumların yaşadığı sorunların temelinin Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan olduğunu belirterek başkanlık sisteminin değişmesi gerektiğini söyledi.

'İKTİDARIN DEĞİŞMESİ GEREKİR'

HDP Adana Milletvekili Kemal Peköz de, seçimle ilgili ortaya koydukları tutum belgesinde iki ittifaktan birine girmenin şart olmadığını ve esas olanın tabanda demokrasi ittifakını güçlü kılmak olduğunun altını çizdi. Savaş, açlık, yoksulluk işsizlik, sağlık, göç gibi konuların birbirine bağlı olduğunu kaydeden Peköz, yarınlara güvence ile bakmak için iktidarın değişmesi gerektiğini aktardı. “Sol ittifaka neden katılmıyorsunuz?” şeklindeki soruya yanıt veren Peköz, “Türkiye’nin demokratik geleceğine katkı sunacağına inandığımız sadece siyasi partiler değil, demokratik kitle örgütleri, vakıflar, yöre dernekleri, her çevre ile görüşüyoruz. Hem üçüncü seçenek hem de demokrasi güçlerinin bir araya gelmesi açısından elimizden geleni yapıyoruz. Daha fazla fedakârlık yaptığımızı belirtmek istiyorum” dedi.

'BU İTTİFAKTA OLMAYIZ'

EMEP Genel Başkanı Ercüment Akdeniz ise, 10 Ekim’in ve 7 Haziran’la 1 Kasım arasında ülkenin içerisine sokulduğu türbülansın bir rejimin adı olduğunu belirtti. Yasa değişiklikleri ve kararnamelerle faşist bir rejim tahkim etmeye çalışan tek adam yönetiminin revize edilerek makyajlanmak istendiğini aktaran Akdeniz, “İktidar değişikliğinde ise bu rejim bir restorasyon olarak karşımıza çıkmamalı. Özellikle bu katliamda ve seri katliamlarda bilgisi olan, yol veren isimler ne revizyon ne de restorasyon adı altında bizim karşımıza çıkmamalı. Öfkeli çocuklardı diyenler ittifakın parçası olarak karşımıza çıkmamalı” dedi.

Soru cevap bölümünde de aynı meseleye dikkati çeken Akdeniz, “Bu ülkeyi ekonomide Babacanlar, dış işlerinde Davutoğlular yönetecekse, iç işlerinde Akşenerler yönetecekse biz bu ittifakta olmayız. Seçim platformlarında anlaşılmasa bile demokrasi mücadelesinde yerellerde demokrasi güçleri ile ittifakımız devam eder. Aman provokasyon olur, aman iktidar bunu kullanır diye sokağa çıkmayalım, ilk seçimde gidecekler algısı da doğru değil. Halkın 2,5 yıl bekleyecek dermanı yok. Ekonomiden inim inim inliyorlar. Bu kış çok zor geçecek. Bu sorunlara karşı mitinglere ihtiyaç var" şeklinde konuştu. EMEP'in 3’üncü seçenek çağrısına dair soruyu yanıtlayan Akdeniz, “Bu çağrımızda herhangi bir partiye bizim bir rezervimiz olamaz. Bu çağrımız bütün güçlere. Tek adam rejimine karşı bir seçenek ortaya çıkarmak hepimizin sorumluluğudur. Sadece partilere de değil, aynı zamanda sendikalaradır. Hangi acil talepler etrafında bir birlik sağlayacağımızı birlikte konuşacağız. 4 yılda bir seçimle her şey değişmeyecek. Halk ne kadar örgütlüyse ne kadar çok gösteri yapar, gücünü gösterirse seçimin de sandığın da güvenliği o kadar olur” diye konuştu.

'YENİ YÖNETİM ANLAYIŞINA İHTİYACIMIZ VAR'

HDP’nin tutum belgesinin daha açık olması gerektiğine vurgu yapan Akdeniz, “Tutum belgesi ile açıklanan ittifakın daha açık hale gelmesi lazım. Bunun müzakerelerini birlikte değerlendireceğiz. Kast edilen iki kutba sıkışmış burjuva ittifaklar seçeneğinin dışında bir ittifak seçeneği ise biz taşın altına elimizi koyarız, gövdemizle bile gireriz. Biz buna öncülük etmeye varız” diye belirtti. Kürt sorununun sadece Kürtlerin sorunu olmadığına, Türkiye’nin demokratikleşme sorunu olduğuna dikkati çeken Akdeniz, “HDP’nin de ötesinde tüm halkın katıldığı ve kurucu bir meclisin inşa edildiği, halk egemenliğini tesis ettiğimiz yeni bir yönetim anlayışına ihtiyacımız var. Bu sorunun çözümü halk güçlerinin elindedir” ifadelerini kullandı. (MA)