Türkiye  Gazeteciler Cemiyeti’nin (TGC) Basın Özgürlüğü’nün önemini vurgulamak için 1989 yılından bu yana verdiği Basın Özgürlüğü Ödülleri TGC Basın Müzesi’nde yapılan törenle sahiplerini buldu. Tören pandemi nedeniyle kısıtlı sayıda davetlinin katılımıyla gerçekleşti.

Bu yılki Basın Özgürlüğü Ödülleri, Seçici Kurul üyeleri olan Türkiye Yazarlar Sendikası Genel Başkanı Adnan Özyalçıner, TGC Başkanı Turgay Olcayto, Uluslararası Yazarlar Birliği (PEN) Türkiye Merkezi Başkanı Zeynep Oral,TGC Onur Kurulu Başkanı Altan Öymen, Türkiye Yayıncılar Birliği Başkanı Kenan Kocatürk, İstanbul Barosu Başkan Yarfdımcısı Nazan Moroğlu,  İletişim Profesörü Nurçay Türkoğlu, TGC Genel Sekreteri Sibel Güneş, Yazar Tuğrul Eryılmaz tarafından 5 Temmuz tarihinde yapılan toplantıda belirlenmişti.

‘SANSÜR BÜTÜN HIZIYLA DEVAM EDİYOR’

Törende ilk olarak söz alan Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Turgay Olcayto, son günlerde iktidarın yasalaştırmaya çalıştığı ve bütün kesimlerin tepkisine neden olan sansür yasasına değindi. Ülke tarihinde sansür yasasının 2’nci Abdülhamid tarafından suskun bir toplum yaratmak için ortaya çıkarıldığını kaydeden Olcayto, sansür yasasının 12 Mart 1971 tarihinde yaşanan askeri darbeyle tekrardan hortladığını vurgulayarak “Günümüzde ne yazık ki örtülü-örtüsüz sansür bütün hızıyla devam ediyor” ifadelerini kullandı.

‘İKTİDAR BÜYÜK ÇABA SARF EDİYOR’

İktidar kendisini rahatsız edecek haberlerin yazılı ve görsel medyada görülmemesi için büyük çaba sarf ettiğini belirten Olcayto, “Yine halkın haber alma, habere ulaşma, bilgilenme hakkı ortadan kalkıyor. Sahada çalışan gazeteci arkadaşlarımız sık sık kolluk güçlerince tehdit ediliyor. Tartaklanıyor.  Gözaltına alınıyor. Biz TGC olarak ülkenin neresinde olursa olsun haber için uğraş veren, gerçeğin peşinde olan bütün meslektaşlarımızı, kimlikleri ellerinden alınmış olsa, basın kartları verilmese bile gazeteci olarak kabul ediyoruz. Onlarla dayanışma içinde olmaya devam ediyoruz” dedi.

TUTUKLU 16 GAZETECİ HATIRLATILDI

Türkiye Yayıncılar Birliği Başkanı ve Uluslararası Yayıncılar Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Kenan Kocatürk, “Türkiye adı konmamış olsa bile bir seçime gidiyor. Bu seçimden önce 16 gazeteci arkadaşımızın Diyarbakır’da tutuklanması üzerine toplumun haber alma özgürlüğünün engellenmesi nedeniyle bu ödülü verilmiştir. Gazetecilik meslek örgütleri sansüre karşı da dayanışmanın gösterilmesi gerektiğini ortaya koymuştur” diye konuştu.

‘SALDIRILAR TÜM AYDINLARIN SORUNU’

PEN Türkiye Merkezi 2’nci Başkanı Halil İbrahim Özcan da, basının üzerindeki bu baskılar karşısında dik durabilmesi ve ona karşı çıkabilmesinin ülkedeki tüm aydınların sorunu olduğunu vurgulayarak “Basın meslek örgütlerinin azaldığımız yerde umudumuzu çoğaltarak bir araya gelmesi gerekiyor. İktidar kendi sürekliliğini devam ettirebilmek için muhalif sesi, haberin serbestçe dolaşımını ve kendine dokunacak sözlerin karşısında müdahalesini gittikçe arttırarak sürdürüyor. Ama dayanışmaya devam edeceğiz” diye belirtti.

KİŞİ DALINDA ÖDÜL TUTUKLU GAZETECİLERE VERİLDİ

Yapılan konuşmaların ardından Basın Özgürlüğü Seçici Kurulu tarafından “Siyasette seçim söylemlerinin yaklaştığı bir dönemde yurttaşların haber alma hakkını engellemek, tek tip gazeteci, tek tip haber yaratma amacıyla tutuklanmaları nedeniyle” Basın Özgürlüğü Ödülü kişi dalında 16 gazeteci; Abdurrahman Öncü, Aziz Oruç, Elif Üngür, İbrahim Koyuncu, Lezgin Akdeniz, Mazlum Doğan Güler, Mehmet Ali Ertaş, Mehmet Şahin, Neşe Toprak, Ömer Çelik, Ramazan Geciken, Remziye Temel, Safiye Alagaş, Serdar Altan, Suat Doğuhan ile Zeynel Abidin Bulut’un şahsında mesleklerini yapmaları engellenen tüm tutuklu gazetecilere verildi.

‘BU ÖDÜL DAYANIŞMANIN EN GÜZEL ÖRNEĞİDİR’

Ödülü 16 gazeteci adına TGC Diyarbakır Temsilcisi Faruk Balıkçı aldı.  Balıkçı gazeteci arkadaşları adına aldığı ödül sonrası şu ifadeleri kullandı: “Ben bu bölgede 12 Eylül’den bu yana gazetecilik yapmaktayım. Ne 12 Eylül döneminde ne de olağan üstü hal döneminde gazeteciler hiçbir zaman bu kadar yoğun bir baskı yaşamadılar. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin tutuklu 16 gazeteciye ödül vermesi dayanışmanın en güzel örneğidir. Temsilcisi olduğum Türkiye gazeteciler Cemiyeti’ne bu nedenle çok teşekkür ediyorum. Ödülü de tutuklu gazeteci arkadaşlarım adına almaktan onur duyuyorum. Dayanışmaya ihtiyacımız olduğu bugünlerde böyle bir ödülün verilmesi çok anlamlı.”

KURUM DALINDA ÖDÜL

Basın Özgürlüğü Seçici Kurulu tarafından İktidarın Meclis gündemine getirdiği; sansürü ve oto sansürü daha da derinleştirecek, basınla birlikte toplumsal muhalefeti de susturmayı, korkutmayı ve hapsetmeyi hedefleyen yasa teklifinin geri çekilerek 1 Ekim’de başlayacak yeni yasama yılına ertelenmesini sağlaması dolayısıyla Kurum dalındaki ödül Sansür Yasasına Karşı Direniş ve Dayanışma’ya verildi.

Ülkede sansür yasasının geri çekilmesi için mücadele eden ulusal ve yerel medyadaki tüm basın örgütleri ve gazeteciler adına verilen ödül TGC Basın Müzesi’nde sergilenecek.

Tören, toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi. (MA)