İstanbul’un Küçükçekmece ilçesinde yaşanan olayda, iki kişinin tartışması sırasında taraflardan biri diğerine “Dilini keserim” ifadelerini kullandı. Küçükçekmece 3. Sulh Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ilk aşamasında, mahkeme beraat kararı verdi. Kararı Küçükçekmece Başsavcılığı temyiz etmesi üzerine, Yargıtay’ın, “dilini keserim” sözünü “tehdit” olarak değerlendirdiği ve sanık hakkında verilen beraat kararını bu nedenle bozduğu ortaya çıktı

Kısa Dalga’dan Ersan Atar’ın haberine göre; Temyiz incelemesini yapan Yargıtay 4’üncü Ceza Dairesi önce “tehdit” suçunun şartlarını değerlendirdi ve şu tespitlerde bulundu:

“Tehdit fiili, kişinin ruh dinginliğini bozan, iç huzurunu, bilinç ve irade özgürlüğünü ihlal eden bir olgudur. Fiilin mağdur üzerinde ciddi bir korku yaratabilmesi açısından sonuç almaya objektif olarak elverişli, yeterli ve uygun olması gerekir. Ayrıca tehdidin somut olayda muhatap üzerinde etkili olması şart değildir. Bu nedenle çok istisnai haller hariç mağdurun korkup korkmadığının araştırılması gerekmez. Tehdit suçunun manevi öğesi genel kasttan ibaret olup suçun yasal tanımındaki unsurlarının bilerek ve istenerek işlenmesini ifade eder.”

Daire'nin kararında, yerel mahkemece beraat kararı verilmesindeki isabetsizliğin gerekçesi, “Sanığın aşamalardaki savunmasında, aralarında çıkan tartışmada mağdura “senin dilini keserim” dediğini beyan etmesi, yerel Mahkeme tarafından da sanığın mağdura anılan tehdit sözlerini söylediğinin kabul edilmesi karşısında; sanığın mağdura söylediği kabul edilen “senin dilini keserim” şeklindeki sözlerinin TCK’nın 106/1-1. cümle kapsamındaki tehdit suçunu oluşturduğu gözetilmeden, sanık hakkında yasal olmayan gerekçeyle atılı suçtan beraat kararı verilmesi... bozmayı gerektirmiştir” ifadeleriyle açıklandı.