Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu, Anayasa Mahkemesi’nin kadın cinayeti sebebiyle devletin sorumluluğuna hükmettiği karara ilişkin, "Anayasa Mahkemesi’nin hak ihlali gerekçelerinin gereğini yerine getirmek devletin asli bir görevidir" dedi.

Anayasa Mahkemesi, İzmir’de boşandığı kişi tarafından tehdit edildiğini emniyete ve yargıya bildirmesine rağmen 2013 yılında öldürülen akademisyen S.E.'nin babasının açtığı davada hak ihlali kararı verdi. Kararda, kamu görevlilerine soruşturma izni verilmemesi nedeniyle yaşam hakkının, koruma ve etkili soruşturma yükümlülüğü bakımından ihlal edildigine hükmetti.

DEVA Partili Yeneroğlu, kararın kadına şiddet alanında, kamu görevlilerinin sorumluluğunun açıkça tespit edildiği ilk Anayasa Mahkemesi kararı olması nedeniyle ayrıca önem taşıdığını belirtti.

Yeneroğlu'nun, konuya ilişkin yaptığı yazılı açıklama şöyle:

'KAMU GÖREVLİLERİNİN SORUMLULUĞUNUN TESPİT EDİLDİĞİ İLK ANAYASA MAHKEMESİ KARARI'

“Korunma talebinde bulunan kadınların çağrılarına azami titizlikle karşılık vermek ve kadınları her türlü şiddete karşı korumak, kadına karşı şiddeti önlemek, kovuşturmak, ortadan kaldırmak ve bu hususlarda politika ve tedbirler tasarlamak devletin görevidir. Bu hususta kamu makamları, savcılıklar, kolluk güçleri ve Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri (ŞÖNİM) tarafından kadına karşı şiddet mağdurlarının korunması ve koruyucu ve önleyici tedbirlerin pratik ve etkili bir biçimde alınmasını şarttır. Aksi durumda ülkemizde giderek artan kadın cinayetlerinin engellenemeyeceği açıktır.

2 Aralık 2021 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan Anayasa Mahkemesi kararında, kamu görevlilerinin ihmali ile koruyucu ve önleyici tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanmamasından dolayı eski eşi tarafından öldürülen kadının yaşam hakkının ve yaşam hakkı bakımından etkili soruşturma yükümlülüğünün ihlal edildiği hükme bağlanmıştır. Bu karar, kadına şiddet alanında, kamu görevlilerinin sorumluluğunun açıkça tespit edildiği ilk Anayasa Mahkemesi kararı olması nedeniyle ayrıca önem taşımaktadır.”

'MEVZUATTA DÜZENLEMELER YAPILMASI YETERLİ DEĞİL'

“Karara konu olayda, maktul kadının öldürülmeden önce yaptığı şikâyetlerin etkin ve olayın gerektirdiği hızda gereğinin yerine getirilmemesi, maktulün eski eşi hakkında aldığı önleyici tedbir kararlarının eski eşi tarafından ihlal edilmesine rağmen kararın cebren uygulanmaması hatta bu önleme kararlarının faile tebliğ edilip edilmediğinin dahi belli olmaması ve alınan kararların ŞÖNİM’e bildirilmesine rağmen kadına karşı şiddetin önlenmesi amacıyla gerekli takibin yapılmaması ne yazık ki bir kadının öldürülmesine giren sürecin göz göre göre gerçekleştiğini göstermektedir.

Kadına karşı şiddetin ve kadın cinayetlerinin önlenmesi için mevzuatta düzenlemeler yapılması ve bürokratik sistemin kurulması yeterli değildir. Aynı zamanda bu mevzuatın fiilen uygulanmasını temin etmek gerekir. Kadına karşı şiddet ve cinayetleri önlemek ve bunları yakından takip etmekle görevli kamu görevlilerinin görevlerini titizlikle yerine getirmeleri sağlanmalıdır. İhmal ve kusurları halinde ise haklarında idari ve cezai müeyyideler uygulanmalıdır.” 

'İSTANBUL SÖZLEŞMESİ'NE YENİDEN TARAF OLACAĞIMIZI DUYURURUZ'

“Kadına karşı şiddetin önlenmesinde koruyucu tedbirlerin uygulanması ve ŞÖNİM’in etkinliğinin artırılması konusunda Anayasa Mahkemesi’nin hak ihlali gerekçelerinin gereğini yerine getirmek devletin asli bir görevidir. Bir kadının daha devletin ihmalleri nedeniyle katilinin insafına terk edilmesine tahammülümüz yoktur. DEVA Partisi olarak, kadına karşı şiddetin önlenmesi konusunda bu kararların verilmesine neden olacak durumların önüne geçeceğimizi, kadına karşı şiddetin son bulması için gerekli somut adımları atacağımızı ve Anayasa’ya aykırı bir şekilde iptal edilen İstanbul Sözleşmesi’ne yeniden taraf olacağımızı kamuoyunu duyururuz."