İsa Uğur ERDOĞAN


ARTI GERÇEK - Geçtiğimiz aralık ayında tutuklanan halk müziği sanatçısı Yılmaz Çelik’e cezaevinde özel muamele yapıldığı iddia edildi. Örgüt üyeliği ve propagandası gerekeçesiyle Elazığ 2 Nolu F Tipi Cezaevi'nde bulunan ve kitap yasağı getirilen Çelik’in bulunduğu hücre hergün dağıtılıyor.Çelik’in son görüşmesinde bir başka tutuklunun yakınının selam vermesi sonrası gardiyanlar Çelik’e vermeyi yasakladı. Görüş günlerinde görüşçülerine tacize varan uygulamaların olduğunu belirten, Çelik’in avukatı ve CHP Dersim eski milletvekili Hüseyin Aygün suç duyurunda bulunacaklarını söyle

Görüşçülerinin aktarımına göre Çelik’in son görüşmesinde, hücre arkadaşının ailesi ile tokalaşması üzerine gardiyanlar sert şekilde, ‘Yerine geç, otur yerine Yılmaz’ şeklinde bağırdı. Mektup ve kargolarının ise çok geç verildiğini ifade etti. Görüşçüleri Çelik’e yönelik tutuma ilişkin, “Her gittiğimizde, tanınıyor olması ve avukatların sık sık ziyaret etmesi ile özellikle bazı gardiyanlar tarafından baskı var” ifadelerinde bulundu. 

Hüseyin Aygün, Yılmaz Çelik’in tutukluluk durumuna ilişkin, “Müvekkilim ile ilgili deliller çok zayıf, bir itirafçının beyanı üzerine tutuklandı. Böyle bir ifade ile bir insan aylarca tutuklanamaz. Özellikle tanınan bir halk sanatçısıysa. Çünkü kaçmayacağı, sabit bir ikametinin olduğu bilinir. Tutukluluğun devamı kararları yeni bir delil elde edilmeden, Yılmaz’ın dilekçeleri okunmadan otomatik olarak veriliyor” dedi.

Yılmaz Çelik’e yönelik özel uygulamaları sorduğumuz Aygün, “Hapishane  boyutunda Yılmaz’a yönelik bir süredir özel bir baskı var. İlk anlarda yoktu. Nerden kaynaklandığını bilmiyorum. Kitapları ve mektupları verilmiyor. Görüşçülerine taciz boyutuna varan ağır uygulamalar dayatılıyor. Elazığ Hapishanesi özelinde genel olarak bir baskı var. Yoğun şekilde psikolojik baskı var. Hapishane koşullarının kötüleştirilmesine dönük özel uygulamalar var. Keyifi görüş yasakları kitaplara el koyma gibi.”

Aygün günlük olarak Çelik’in hücresinin dağıtıldığı iddiasına yönelik, “Yılmaz’ın kaldığı yeri bir süredir arama gerekçesiyle dağıtıyorlar. Arama falan yapmadan darmadağın edip çıkıyorlarmış. Bu yeni bir şey” dedi. Başka müvekkillerinden böyle bir duyum almadığını ifade eden Aygün, “Yılmaz’ı özel olarak hedef alıyor olabilirler” dedi. 

‘TOKALAŞMAYI BASKI İÇİN BAHANE YAPTILAR’

Uygulamayı gerçekleştiren belirli gardiyanlar ve hapishane yönetimi hakkında suç duyurusuda bulunacaklarını ifade eden Aygün, “Normalde tanınan kişilere baskı uygulanmayacağını düşünürüz. Ama burada tanınması bir baskı gerekçesi” ifadesini kullandı.

Aygün tokalaşma yasağına ilişkin, “Teması genelde engelliyorlar. Ama merhaba deyip, hal hatır sormayı hiçbir yerde engellemiyorlar. Gardiyan bunu da muhtemelen baskı uygulamak için bir gerekçe yaptı. En fazla ‘fiziki temas olmasın’ şeklinde uyarılırlar. Ama bayağı bir bağırış, çağırış olmuş” şeklinde konuştu. Aygün devamında, “Fakat diğer yerlerde de bu var. Elazığ 2 Nolu F Tipi’nde çok uzun zamandır baskılar var. Görüşlerde fiziki saldırılar var. Kenan Küçük isimli mahpusu bir kaç defa gardiyanlar dövdüler. Suç duyurusnda bulunduk” dedi.

KİTAP OKUMAK İÇİN BAYRAMI BEKLİYORLAR

Diğer yandan Elazığ’da mahpuslara yönelik hak ihlali ve kötü muamele sık sık gündeme geliyor. TBMM Tutuklu ve Hükümlü İnceleme Alt Komisyonu Elazığ Cezaevi’nde yaptığı inceleme sonucu, kurum kapasitesinin üzerinde mahpus olduğunu, içlik ve berelerin toplatıldığı, kaloriferlerin yanmadığını ortaya koymuş ve dilekçelerin ilgili yerlere teslim edilmediğini belirtmişti. Görüş saatlerinin kısaltıldığı Elazığ’da kadınlara da askılı kıyafat ve diz boyu eteğin yasak olduğu inceleme raporuna yansımıştı.

Hapishanenin yeni uygulaması ise tutsaklara kitapların dini ve resmi bayramlar ve özel günler dışında kargoda dahil olmak üzere verilmeyecek olması. Mahpuslar kitaplarını almak için bayramı beklemek zorunda.