Bahçeli'den süreç için 'zamanında atılmamış adım' uyarısı
MHP lideri Devlet Bahçeli, süreci 'zamanın ruhunu okuyan bir devlet projesi' olarak tanımladı ve ekledi: 'Zamanında atılmamış bir adımın kuşaklar boyunca kambur olarak taşınacağı gerçeğinin idrakinde olmalıyız'
Artı Gerçek - MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, MHP Siyaset ve Liderlik Okulu'nun 23. Dönem Sertifika Töreni'ne katıldı.
Bahçeli, törende yaptığı konuşamada, Kürt sorununun çözümü kapsamında başlatılan sürece değindi. Konuşmasında 'çöl metaforunu' sık kullanan Bahçeli, sürecin 'zamanın ruhunu okuyan bir devlet politikası' olduğunu belirtti ve "Bunun için zamanında atılmamış bir adımın kuşaklar boyunca kambur olarak taşınacağı gerçeğinin idrakinde olmalıyız" vurgusu yaptı.
Bahçeli, özetle şunları söyledi:
"Bugün küresel hegemonik güçlerin İran’a karşı sarf ettiği sözler yarın Türkiye’ye yönelecektir. Nitekim bazı platformlar ve tarih bilmez aktörler aracılığıyla İran’dan sonraki hedefin Türkiye olduğu beyan edilmektedir.
Yaşadığımız coğrafya ve tarihimizin sırtımıza yüklediği sorumlulukla biz; dünya, bölge ve ülkemizde cereyan eden hadiselere, 'çözümsüz', 'imkânsız' gibi kavramlarla bakmıyoruz.
Dünya durumu, bölgesel süreçler ve iç politik gelişmeler bugün tam olarak çöl metaforunu çağrıştırmakta ve hatta yaşatmaktadır. Çöl, belirsizlik ve güvensizlik mekânıdır. Hedefinize ulaşacak yönü tayin etme ve doğru yolu bulma oldukça zordur.
Terörsüz Türkiye, gelecek nesillerimizin huzuru ve refahı adına alınmış tarihi bir sorumluluktur. 21. yüzyılın 'Türk ve Türkiye Yüzyılı' olabilmesinin en temel şartı elbette ki kendi içimizde bir ve bütün olmayı başarmaktır.
'ZAMANIN RUHUNU OKUYAN BİR DEVLET POLİTİKASIDIR'
Bunun için ortaya koyduğumuz öncelikli hedef de Terörsüz Türkiye’dir. Terörsüz Türkiye; öngörülemezlik, güvensizlik ve belirsizlikle malul ve çöl metaforu ile tanımlayabileceğimiz dünya durumunda, tarihsel tecrübeye, atalarının sesine kulak vererek yönünü tayin etmek isteyen Türk milletinin kardeşlik projesidir. Terörsüz Türkiye, emperyalist politikaların kurmuş olduğu düzeneği bozmak, bölgede vekil güçler üzerinden yürütülen istikrarsızlaştırma sürecini sona erdirmek ve çatışma dinamiklerini sonlandırmaktır. Terörsüz Türkiye, dünya dengeler sisteminde Türkiye’yi en sağlıklı, en sağlam pozisyona yerleştirmek Türk milleti ve devletinin tarihsel varlığını, birliğini, bütünlüğünü gelecek bin yıla taşımaktır. Terörsüz Türkiye, bölgesel çatışmalar ve zamanın ruhunu okuyan bir devlet politikasıdır. Bu politika hem siyasi hem ahlaki hem de gelecek nesillerimize karşı tarihi bir sorumluluktur. Bu düşünce ile kararlar almalı, kendimizi değil, milletimizin huzurunu, refahını rehber edinmeliyiz.
'ZAMANINDA ATILMAMIŞ BİR ADIMIN KUŞAKLAR BOYUNCA KAMBUR OLARAK TAŞINACAĞININ İDRAKİNDE OLMALIYIZ'
Şu bir hakikattir; kendi köklerinden, kardeşlik hukukundan, bin yıllık geçmişinden alacağı ilhamla, kendi hikâyesinin efendisi olmayı başaramayanlar, başkalarının aklı ile tutsak ve hatta köle olmaya mecburdur. Bunun için zamanında atılmamış bir adımın kuşaklar boyunca kambur olarak taşınacağı gerçeğinin idrakinde olmalıyız. Terörsüz Türkiye politikasının bin yıllık kardeşlikten ilham aldığını, Cumhur İttifakı olarak devlet ve millet adına bu taşın altına el değil, beden konulduğunun bilincinde olmalıyız. Basit siyasi çıkarları adına iç dünyası yoksullaşmış olanların bunu idrak etmeleri mümkün olsa da itiraf etmeleri çok zor hatta gayri mümkündür. Nefsine teslim olmuşların, hakikate gözünü kapatanların, kulaklarını tıkayanların devlet ve millete vereceği hiçbir şey yoktur. Terörsüz Türkiye politikasının hem bölge hem ülkemiz açısından ne kadar makul bir stratejik konumlanma olduğu gören gözler için ayan beyandır. Görmeyenler içinse zaten hayat bir çöldür." (POLİTİKA SERVİSİ)