'İktidar, Diyanet’e sahip çıkarak salgındaki suç ortaklığını gizlemeye çalışıyor'

Gazeteci Can Dündar, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş'ın LGBTİ bireylere karşı nefret içeren sözlerini ARTI TV'de yorumladı.

'İktidar, Diyanet’e sahip çıkarak salgındaki suç ortaklığını gizlemeye çalışıyor'

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş'ın LGBTİ bireyleri "hastalıkların ve çürümenin nedeni" olarak suçlayan sözlerini ARTI TV'de yayınlanan "Söz Sırası" programında değerlendiren gazeteci Can Dündar, "Umre’den dönenlere karantina zorunluluğunu hiçe sayarak, Cuma namazları önleminde geç kalarak hastalığın yayılmasına neden oldular. Hadi kendi deyimleriyle söyleyelim, "hastalıkları beraberlerinde getirdiler." dedi.

Diyanet'in "Kendi ölümcül hatalarını örtbas etme çabası" içinde olduğunu ifade eden Can Dündar, iktidarın da gündem değiştirme atağına kapılmamak gerektiğini ifade ett. Dündar şöyle konuştu:

"Şimdi de kafayı eşcinsellere taktılar.
Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş Cuma hutbesinde eşcinselleri eleştirerek ilgi odağını Korona virüsünden HİV virüsüne çevirmeyi denedi.
"Eşcinsellik hastalıkları beraberinde getiriyor. Buna karşı mücadele edelim" dedi.
Ankara Barosu, bence haklı olarak, Diyanet’in eşcinselleri hedef göstererek, "halkı kin ve düşmanlığa sevk ettiğini" söyledi.
Erdoğan gündem değiştirme fırsatını kaçırır mı?
"Herkes haddini bilecek" diye girdi topa…
"Diyanet’e saldırı, devlete saldırıdır" dedi.
Savcılık, hemen işareti aldı; Baro hakkında "halkın bir kesiminin benimsediği değerleri aşağılama" suçlamasıyla soruşturma başlattı.
Halkın diğer kesiminin benimsediği değerler, hiçe sayıldı.
Şeyhülislam ve Padişah, yanlarında trol ordusuyla eşcinsellere karşı sefere çıkınca, Din İşleri Yüksek Kurulu çıtayı yükseltme ihtiyacı duydu:
"Eşcinsellik haramdır" fetvasıyla konuyu noktaladı.
Zaten ağır baskı altında olan LGBT bireylere yönelik her yeni saldırıdan Diyanet ve cumhurbaşkanı sorumlu olacaktır.
Ve bizler elbette devletin, kendi tebası olarak gördüğü bireylerin hayatını belirleme cüretine karşı, insanların kimliklerini seçme hakkını savunacağız.

Ancak artık iyi tanıdığımız gündem değiştirme tuzağına da düşmeyeceğiz.
Yayılması önlenemeyen bir virüsten her gün yüzer yüzer insanlar ölürken Diyanet’in HİV virüsünü hedef alması, kendi ölümcül hatalarını örtbas etme çabasıdır. Umre’den dönenlere karantina zorunluluğunu hiçe sayarak, Cuma namazları önleminde geç kalarak hastalığın yayılmasına neden oldular. Hadi kendi deyimleriyle söyleyelim, "hastalıkları beraberlerinde getirdiler."
İktidar, Diyanet’e sahip çıkarak buradaki suç ortaklığını gizlemeye çalışıyor. Sadece onu mu? Dünyaya tıbbi yardım şovu yaparken vatandaşına iki maskeyi gönderememe gafletini, bütçeyi boşalttıkları için çalışan insanlara karantina uygulayamama sefaletini, hepten derinleşen ekonomik krizi, çığ gibi büyüyen işsizliği, eriyen halk desteğini de…
Her zamanki "düşman yaratma" taktiğiyle bu mızrağı çuvala tıkmaları zor.
Diyanet siyasetin emrine soktuğu din kubbesinden ne fetva verirse versin, Erdoğan ne kadar tehdit ederse etsin, bize düşen, kıblemizi, dikkatimizi, gündemimizi halkın gerçek sorunlarından çevirmemektir.
Hedef gösterilen eşcinselleri de, Adana’da bir hiç uğruna kalbinden kurşunlanan Ali’yi de, İstanbul’da Saray kaynaklı kaçak yapılaşmayla mücadele ettiği için savcılığa çağrılan Canan Kafatancıoğlu’nu da savunacağız elbette… Ancak asıl ilgimiz, iktidarın ve emrindeki diyanet kurumu ile trol ordusunun örtmeye çalıştığı asıl meselede olacak:
İşsizlikte… yoksullukta… zulümde…"

akp ankara barosu diyanet Can Dündar LGBTİ Eşcinseller