Can Dündar: Eren Keskin umutluysa bizim umutsuz olmaya hakkımız yok

Can Dündar: Eren Keskin umutluysa bizim umutsuz olmaya hakkımız yok
Yayınlanma:
Güncelleme: 15 Kasım 2019 20:21
A+ A-
Türkiye Almanya Kültür Forumu, 25. yaşını 'Özgürlük Sesleri' adını verdiği bir etkinlikle kutladı.

Ayşegül KARAKÜLHANCI


ARTI GERÇEK- Türkiye Almanya Kültür Forumu, 25. yılını Batı Almanya Televizyon Kurumu WDR'nin Köln'deki salonunda gerçekleştirdiği bir etkinlikle kutladı. "Özgürlük Sesleri" adını taşıyan etkinlikte cezaevinde olan ya da yargılamaları devam eden aydın, yazar ve gazetecilerin yaşadıklarına dikkat çekildi.

Geceye Köln Belediye Başkanı Henriette Reker, gazeteci-yazar Can Dündar, yazar Aslı Erdoğan, gazeteci-yazar Günter Wallraff, Hristiyan Birlik Partisi (CDU) Kuzey Ren Vestfalya Eyaleti Aile ve Uyum Müsteşarı Serap Güler, gazeteci Özlem Topçu, Der Spiegel dergisinin Türkiye muhabiri Maximilian Popp ve Türkiye Almanya Kültür Forumu'nun kurucusu, gazeteci-film yapımcısı Osman Okkan konuşmacı olarak katıldı. 

Etkinliğin açılış konuşmasını Belediye Başkanı Reker yaptı. Reker konuşmasında çok kültürlülüğün önemine, demokrasi ve insan hakları alanında atılan geri adımlara dikkat çekti. Reker konuşmasında Türkiye'de tutuklu bulunan Alman vatandaşları Hozan Cane ve Adil Demirci'ye yönelik haksız uygulamalara son verilmesi ve derhal serbest bırakılmaları talebini dile getirdi.

Gazeteci Banu Güven ve hak savunucusu-hukukçu Eren Keskin ise Skype bağlantısı ile programa katıldı. Programda Ahmet Altan'ın cezaevinde yazdığı 'Dünyayı Bir Daha Göremeyeceğim' isimli kitabından bir bölüm okundu; tutuklu bulunan gazeteci, yazar ve hak savunucularının yaşadığı hukuksuzluğa ve gittikçe otokratikleşen yönetime vurgu yapıldı. 

ASLI ERDOĞAN: PAZARLIKLAR SONUCU BIRAKILDIK

Etkinliğe katılarak bir konuşma yapan Aslı Erdoğan, evinin basıldığı süreçte yaşadıklarını paylaşırken, Türkiye'de yargının bağımsız olmamasının temel sorun olduğunu tanık olduğu örneklerle dile getirdi. Erdoğan, "İki gösteriye katıldığı için 22 yaşında bir öğrencinin 33 yıl ceza aldığını, 85 yaşında ölmek üzere olan, cezaevinde olduğunun bile bilincinde olmayan bir kadının PKK'ye üye olduğu iddiasıyla 6 yıl ceza aldığını, yine 75 yaşında çoban bir kadının PKK'ye yardım ve yataklık yaptığı gerekçesiyle 2 yıldır cezaevinde olduğunu biliyorum" diye konuştu. 

UMUTLU OLMAK BENİM İÇİN MÜMKÜN DEĞİL

Kendisinin veya kamuoyu tarafından tanınan, uluslararası destek alabilen bir kaç ünlü ismin yapılan pazarlıklar sonucu tutuksuz yargılanmasının Türkiye'de durumun normalleşmeye başladığı anlamına gelmediğine dikkat çeken Erdoğan, "Faşizmin sınırlarının nereye kadar gidebileceğini kimse bilmiyor. Türkiye'nin politik atmosferinin düzelmesinden yana umudum yok" dedi. 

Erdoğan sözlerini şöyle tamamladı: Yakın arkadaşım Osman Kavala bir yıldan fazladır tutuklu ve hala hakkında bir iddianame yok. Daha bir kaç gün önce Türkiye'nin ve dünyanın sayılı isimlerinden olan bilim insanlarını, akademisyenleri gözaltına aldılar. Tutuklananlar oldu. Umutlu olmak benim için mümkün değil.

EREN KESKİN: BAKMAM GEREKEN YAŞLI BİR ANNEM VE KEDİLERİM VAR

Hakkında açılmış birçok dava nedeniyle yargılaması devam eden Eren Keskin, Skype bağlantısıyla yaptığı konuşmada Türkiye'den ayrılmayı asla düşünmediğini söyledi. Hak mücadelesinin yerinden yapılması gerektiğine inandığını belirten Keskin, baskıların nedeninin hak savunucularını ülkeden kaçırmak olduğunu vurguladı. 

Keskin, 170 bin Euro para cezasına çarptırıldığı ve bu durumun kendisini nasıl etkilediği yönündeki soruya, "Hapse girmek kolay bir karar değil. Yaşlı, hasta, ilgilenmem gereken bir annem, bakmam gereken kedilerim var. Kira da olsa sevdiğim bir evim var. Ama hak savunuculuğu, tüm hak savunucuları gibi beni de hayata bağlayan bir konu. Umudumu hep koruyorum, biliyorum belki şu an sayımız çok değil; belki demokrasiden, eşitlikten yana insan sayısı yüzde 10 bile değil. Ancak her geçen gün çoğaldığımızı da görüyorum. Bizler hiç değişmiyoruz, yıllardır hep aynı şeyleri söylüyor ve savunuyoruz. Ancak devlet her zaman fikir değiştiriyor. Bizler içerideki arkadaşlarımız için, gelecek için umudumuzu yitirmemek zorundayız" cevabını verdi.

CAN DÜNDAR: EREN KESKİN UMUDUNU YİTİRMİYORSA BİZİM UMUTSUZ OLMAYA HAKKIMIZ YOK

Eren Keskin'den sonra söz alan gazeteci-yazar Can Dündar'a "Türkiye'nin geleceğinden umutlu musunuz?" sorusu yöneltildi. Dündar soruya, "Cezaevi tehdidiyle karşı karşıya kalan, hakkında birçok dava bulunan Eren Keskin umudunu yitirmiyorsa, bizim umutsuz olmaya hakkımız yok. Umut fakirin ekmeği ve bu ekmeği fakirin elinden almamak lazım. Biz niye umutsuz olalım, Erdoğan'ın çocukları umutsuz olsun! Onun çocukları hayatları boyunca diktatörün çocukları diye parmakla gösterilecek. Erdoğan'a yalakalık yapan çevresi umutsuz olsun, tüm bu süreç bittiğinde onların etrafında hiç kimse olmayacak" diye yanıt verdi. 

"Türkiye'de ekonomi freni boşalmış bir kamyon gibi tepetaklak gidiyor. Bir çok insan rejimin değişmesi için umudunu kötü giden ekonomiye bağladı. Siz ne düşünüyorsunuz?Türkiye'de ekonomi çökerse Erdoğan rejimi biter mi?" sorusuna ise Dündar şu yanıtı verdi: Örgütsüz bir toplum olunca herkes bu durumla baş etmek için farklı yöntemler geliştiriyor. Mesela annem beddualara güveniyor; kimileri sağlık sorunlarına umudunu bağladı, rejimin bitmesi için. Ancak ekonominin kötüye gitmesini ummak, rejimin bitmesi için ekonominin kötüye gitmesini istemek doğru değil. Bu halkın da canını yakar. 

Bu çerçevede Almanya-Türkiye ilişkilerine de değinen Dündar, "Evet biliyorum, 'Erdoğan demokrat değil ama ne yapalım, biz ticaretimize devam edelim' diyen çok sayıda Alman sanayici var. Fakat Avrupa'nın veya Almanya'nın demokratik bir Türkiye'nin kendileri için de gerekli olduğunu görmesi lazım. Türkiye'nin demokratikleşmesini, modernleşmesini isteyenleri desteklemek herkesin çıkarına olur" dedi.

Dündar sözlerini yurt dışında yapılan destek etkinliklerinin önemine dikkat çekerek tamamladı: Türkiye'de cezaevinde bulunan gazeteci, yazar, politikacı herkes için yurt dışında yapılan tüm destek çağrılarının büyük önemi var. Çünkü devlet sizi cezaevine koyuyor, tecrit ediyor ve 'senin yalnız olduğunu' söylüyor. Ancak dışarıdan gelen destekler, ismini hiç bilmediğiniz bir sürü insanın sizin için sokağa çıkması yalnız olmadığınızı hissettiriyor. Kendimden yola çıkarak söylüyorum; bunun önemi tahmin ettiğinizden de büyük.

CEM ÖZDEMİR VE FATİH AKIN'DAN GECEYE MESAJ

Yeşiller Partisi Milletvekili Cem Özdemir ve yönetmen Fatih Akın geceye görüntülü mesaj gönderen isimlerdendi. Her iki isim de yurt dışına çıkmak zorunda kalan Türkiyeli gazetecilere, sanatçılara ve yazarlara verilen desteğin hem Almanya hem de Türkiye toplumu için son derece önemli olduğuna dikkat çekti. 

SANATÇILAR SAHNE ALDI

Mehmet Akbaş, Zeynep Bakşi Karatağ ve Almanya'nın tanınmış rapçilerinden Eko Fresh şarkılarıyla geceye renk katarken, komedyen Fatih Çevikkollu stand-up gösterisi sundu. 

FOTOĞRAFALAR: EMEL SANEM