'Emir' sonuçta bir ast-üst ilişkisidir, bugüne değin, bilhassa resmi dairelerde, askerlikte, emniyette üstüne emreden görülmemiştir. Bu aile yaşantımıza da, okul yaşantımıza da, daha doğrusu bütün yaşantımıza yerleşmiş bir kuraldır. Eğer demokrat bir aile içinde yetişmişseniz bütün yaşamınızı ‘Rica’ ile halledebilirsiniz.

Şimdi gelelim, daha önce çokça yazdığım Bülent Arınç, Recep Tayyip Erdoğan ve Fethullah Gülen görüşmesine. Bülent Arınç, Erdoğan’la beraber gittiği ABD gezisinde Gülen’e gitmek için nasıl izin aldığını anlatıyor: “Konu Amerika olunca ve eşim de olunca ben doğrusu Türkiye’den ayrılmadan mümkün olursa Hoca Efendi’yi bir ziyaret edebilir miyim diye gönlümden geçirmiştim. Hanım da bu işe çok sevindi, ’keşke imkan bulabilirsek gidelim, ziyaret edelim’ dediler. Washington’dan bulunduğu yer 4-5 saatlik bir mesafe ama gidilebilecek bir şey. Sayın Başbakanımıza da gitmeden önce konuyu açtım, ’fırsat bulursam böyle bir ziyaret yapmak istiyorum. İzin verir misiniz, uygun görür müsünüz?’ dedim. Çok memnun oldu. Hatta ’keşke bizim için de mümkün olsa, biz de görüşebilsek’ dedi. Bizden bir emirleri olur mu bir tavsiyeleri olur mu? Onu da öğren, dedi. Ama programları çok yoğundu. Bu programlardan fırsat bulup da böyle bir mesafeli ziyaret olabilir miydi? O, pek ihtimal vermedi. Ama ’selamlarımızı, sevgilerimizi götürürsünüz. Özellikle birinci gün boş olacak. Mümkünse 15’inde bu ziyareti yapabilirsiniz’ demişti. Biz 15’inde oradaydık eşimle birlikte. Bizi aldılar dostlarımız, arkadaşlarımız, Hoca Efendi’yi bulunduğu yerde ziyarete götürdüler.

Bu yazının devamı da var ve tartışılacak çok konu da var ama ben yazının başlığına sadık kalacağım ve ‘Emir’ üzerinden gideceğim.

  1. Emir’ ilişkisi olduğuna göre işin içinde bir ast-üst ilişkisi var.
  2. Emir’ bekleyen Erdoğan olduğuna göre dünyanın 1 numaralı başkanı ‘AST’, emredecek olan Gülen ‘ÜST’ oluyor.
  3. Erdoğan, Fethullah Gülen’den ne gibi bir emir bekliyordu, bunu açıklamak zorundadır.
  4. Fethullah Gülen’in o dönemde Erdoğan’a ne gibi bir emir vermesi bekleniyordu?
  5. Gülen, Erdoğan’a bir emir gönderdi mi?
  6. Erdoğan bir emir aldıysa bunu uyguladı mı?
  7. Fethullah Gülen 2012 Şubat’ında MİT müsteşarı Hakan Fidan’ı PKK’yle yaptığı görüşmeler nedeniyle savcılığa davet ettiyse ve araları bu olaydan sonra bozulduysa, Erdoğan neden hâlâ 2013 yılında Fethullah Gülen’den bir emir yada emirler bekliyor?
  8. Bir başbakan görevi ne olursa olsun, sivil bir kişiden ‘Emir’ alır mı, bunu da siyaseten açıklamak zorundadır.
  9. O tarihte Erdoğan zamansızlıktan çok istemesine karşın görüşemediği Gülen’le bir telefon görüşmesi yaptı mı?
  10. Bülent Arınç açıklamasının devamında “Şüphesiz, son zamanlarda çok fazlasıyla speküle edilmiş, bazı konular üzerinde yazılıyor, çiziliyor. Bunları belki kendisine birinci ağızdan sormak, o konularda bir önerisi bir tavsiyesi varsa, veya bizim farkında olmadığımız herhangi bir yanlışımız varsa bu konularda da bizi aydınlatmasını rica etmekti” diyor. Fethullah Gülen’in resmî anlamda bir hükümete ne gibi bir tavsiyesi olur ve yapılan yanlış hükümet yanlışı mıdır, Gülen’e karşı yapılan bir yanlış mıdır? Arınç ve Erdoğan bunu açıklamak zorundadır.
  11. Arınç şöyle devam ediyor: “Başbakan Erdoğan bu konuda kendisine vekaleten bu ziyaretin yapıldığını iletmemi söyledi” Bir arkadaş, dost görüşmesi ne adına ve nasıl vekaleten görüme olabiliyor.
  12. Bu ziyarette Arınç dışında hangi milletvekilleri katıldı ve onlar hâlâ meclisteler mi?

Bu ast-üst ilişkisine ne diyeceğimi bilemedim, en iyisi PİLAV ÜSTÜ AZ TEĞMENİM