Cumhurbaşkanı Erdoğan radikal grupların tarzındaki "İslam Halifeliğini" kurmanın derdinde değil ama aktif olarak Neo-Osmanlıcılık ve İslami kitleleri kullanıyor. Eski Osmanlı toprakları olan devletlerde politik kontrolü sağlamaya çalışıyor ama buna ne gücü ne de imkânları yeter. Buna BDT Cumhuriyetleri ve Rusya’nın bazı bölgeleri de dahil.

Türkiye’nin bu yerleri ele geçirebilmesi için her şeyden önce kendi silah sanayisine sahip olması lazım ki şu anda buna sahip değil. Tarihte de gördüğümüz gibi kendi kaynaklarına sahip olmayan devletler savaşları kaybetmişler. Eğer modern silah üretecek kaynakların yoksa o zaman ordun fazla bir şey yapamaz. Türkiye saldırgan bir politika izliyor ve bu da tüm komşularını rahatsız ediyor. Bu kötüye işarettir. Ankara yönetimi bölgedeki tüm çatışmalarda yer almaya çalışıyor ve barışla çözülmesi gereken yerlerde bile silah gösteriyor. BDT ve Suriye’deki çatışmalara karışıyor, Libya’da kendi çıkarlarını öne çıkarıyor ki, bu çıkarlar Mısır için tehdit oluşturuyor. Tüm bunlar Türkiye ile ilişkide olan herkesi kötü düşüncelere sevk ediyor.

Türkiye sorunları askeri yolarla çözmeye çalışıyor ama bu hiçbir zaman başarılmamış bir şeydir. Suriye’deki durumu düzeltebilmek için kurulan Astana sürecine Türkiye, Rusya ve İran katıldı. Herhalde üçlü olarak bir şeyler başardığını düşünmüş olmalı ki, Ankara etrafında birçok çatışma oluşturdu. Eğer bu durumda müttefiklerin yoksa o zaman çok kötü sonuçlarla karşılaşabilirsin. Batısında Yunanistan’la gerginlik halinde, Güneyinde Suriyelilerle, Doğuda Ermeni ve Azerbaycan çatışmasına karışmak istiyor ve kendi içinde ise Kürtlerle olan sorunlarını çözmüş değil.

Erdoğan’ın çıkarları eski SSCB ülkelerine de uzanıyor, hata hiç beklenmeyen yerlere bile. Türkiye 1990’lı yıllardan başlayarak eski SSCB topraklarına sızmaya başladı. Türkiye’nin ajanları Rusya’nın Yakutistan bölgesine kadar sızdılar. Halbuki Yakutistan nerede Türkiye nerede! Tataristan, Başkiriya ve Kafkaslardaki tüm Müslüman topraklara da sızdı, özelikle de Kırım Tatarlarına "yardımıyla."

Türkiye buralara para aktarıyor. Türkiye yanlısı olan iş insanları ve esnaflar çok zengin oluyorlar. Burada en önemli parça da Azerbaycan ki, Türkiye Azerbaycan’ı kardeş ülke sayıyor. Hatta “tek millet iki devlet” deyimini kullanıyor. Erdoğan’ın hedefinde Orta Asya da var. Orada Türkçe kullanan milletler yaşamakta. Tüm bu girişimler Kremlin yönetiminde ister istemez kaygılar yaratıyor.