SSCB’nin çözülüşü eski Sovyet topraklarını büyük ülkeler için çarpışma arenasına dönüştürdü. Son dönemlerde ise Çin derinlemesine jeopolitik karşıtlaşmaya giriyor. Çin, ilk başlarda Orta Asya cumhuriyetlerine ucuz kredi sundu ve tabii ki ekonomik sorunları olan bu cumhuriyetler bunu kabul ettiler. Peki yönetimi ayrıca otoriter rejimleri de finanse ediyordu. Sonuç olarak Çin Orta Asya cumhuriyetlerini ekonomik olarak kendine bağımlı hale getirdi. Orta Asya elitlerini kendine bağladı ve global olan 'yeni İpek yollu' projesini gerçekleştirmeye koyuldu. Bu proje Çin ekonomisi için Avrupa’ya geniş bir kapı açtı. Çin yönetiminin akilane planı çok enteresandır. İlk önce Orta Asya cumhuriyetlerine eşit iş birliği söylemleriyle kendi denetimlerine aldılar ve yardıma ihtiyacı olan bu cumhuriyetlere büyük krediler dağıtırken ve alt yapılarını da inşa ettiler.  Buna karşılık ise kaynaklarını ve yerel çetelere karşı korumayı istiyordu.

Daha öncelerinde ÇHC (Çin Halk Cumhuriyeti) komşularının ekonomik ve politik işlerine karışmıyordu. Ama son dönemlerde Çin, Orta Asya cumhuriyetlerine karşı stratejisini değiştirmiş bulunmaktadır. Bu cumhuriyetlerin vatandaşları Çin'in 'işgalci' yaklaşımlarına karşı rahatsızlıklarını dile getirmeye başladılar, son dönemde bu cumhuriyetlerde Çin'in bu politikalarına karşı 40'tan fazla protesto eylemi yapıldı. İnsanlar sadece Çin'in bu politikasına karşı değil aynı zamanda kendi yönetici sınıfını de eleştiriyorlar ve onların Çin'e kendilerini sattıklarını düşünüyorlar. Yönetici sınıflar Çin'e ekonomik bağımlılığı kabul ederek büyük hatta yaptı ve şimdi Çin istediği zaman bu komşularını cezalandırma olanaklarına sahip. Dünyanın büyük güçlerine karşı koyan Çin zaten kendi sınırlarındaki bu küçük cumhuriyetleri hiç affetmez.

Çin Orta Asya cumhuriyetleriyle olan ilişkilerini daha da genişletecek ve gelecekte buraları daha fazla denetime alacak. Çin ekonomisi Covid-19 pandemisinin yarattığı ekonomik krize herkesten daha iyi dayandı. Orta Asya cumhuriyetleri Çin'i aktif ticari ortak ve yatırımcı olarak görüyorlar.

Tüm bu gelişmeler Çin ve Rusya arasında Orta Asya’da eskiden oluşan dengeleri bozuyor. Eskiden Çin ancak ekonomik etkisini genişletebiliyordu ama bu cumhuriyetlerin ana siyasi ortağı Moskova idi. Rusya, Orta Asya cumhuriyetleriyle entegrasyon projeleri ve kolektif güvenlik programları geliştiriyordu.

Uzun yılar boyu alanların böyle paylaşılması Rusya’yı de Çini de memnun ediyordu. Ama Afganistan’daki istikrarsızlık ve Uygur sorununu kökten halletme istemi Çin'i bölgedeki politik ve askeri gücünü büyütmeye zorluyor. Covid-19 pandemisinden sonra ekonomik durumu daha güçlü olan Çin ek üstünlük sağlamış bulunmakta. Giderek Orta Asya cumhuriyetlerinde konumu daha da zayıflamaya devam eden Rusya, Çin'in etkisini kırmak için yeni yol ve yöntemler araması lazım yoksa Rusya’nın bölgedeki tüm entegrasyon çabaları boşa gitmiş olacak.