Rusya toplumunda en kritik tartışma konularından bir tanesi Çin’in Sibirya’yı ele geçirme ihtimalidir.

Böyle bir tehlike ihtimali var. Resmi kayıtlara göre Rusya’da 30 bin Çinli yaşamaktı ama Sibirya ve Rusya’nın uzak doğusunda 2 milyondan fazla kaçak Çin işçisi olduğu tahmin ediliyor. Bu sayı her yıl daha da artıyor.

Sibirya’nın Çin’in sömürgesi olma olasılığı ve Çin hükümetinin Rusya topraklarını devşirme istekleri var mı?

Çin dünyanın ikinci ekonomisine ve kalabalık nüfusa sahip. En yakın komşularıyla toprak sorunu var. Çin, Rusya’yla müttefik gözükse de büyüme iştahı gün geçtikçe artıyor.

Çin hükümeti resmi olarak vatandaşlarının Rusya’ya göçünü teşvik ediyor ve destekliyor, komşu ülkede yerleşen vatandaşlarına para yardımı yapıyor.

Rusya’nın uzak doğusunda nüfus sorunu olduğu için burası çok çabuk göç kabul ediyor.

Son 30 yıl içerisinde bu bölgeyi terk ederek başka bölgelere yerleşen Rus sayısı her yıl çoğalıyor. Çünkü yerleşik nüfus burada gelecek görmüyor, devletin de bu bölgeye yönelik bir yatırımı ve projesi yok.

Çinliler Moskova’nın yumsak politikasını kullanarak bu bölgede yoğun şekilde iş yerleri açmaktalar, yer altı kaynaklarını çıkarıyorlar ve toprağı işletiyorlar. Ve her yıl memleketten daha fazla insan getirtiyorlar.

Böyle devam ederse önümüzdeki dönemde bu bölgede Çin nüfusu Rus nüfusuyla aynı olacak ve doğal olarak yönetim kurumlarında yerlerini almaya başlayacaklar.

Böyle olursa Çin, bu bölgeye baskı uygulamak için yeni olanaklar elde etmiş olacak.

Çin tehlikesi ne kadar gerçekçidir?

Çinin gelişmesi çok sınırlı çünkü kaynakları ve gıda sıkıntısı var. Çin yönetimi hayat alanlarını genişletme ihtiyacından şimdiden söz etmeye başladı.

Çok başarılı bir şekilde Afrika’yı ekonomik sömürgeye dönüştürmeye başlamış durumda.

ABD’ye karşı Pasifik Okyanusu ve Latin Amerika için mücadele etmekte, uzayda da rekabet içerisinde. Rusya’da da etkisini artırmayı hedefliyor.

Rusya, Avrupa ve ABD den uzaklaşarak yüzünü Doğu’ya çevirdi ama tek başına Çin’le Asya hegemonyası için rekabette giremiyor ve giderek Çin’in ham madde kolonisine(sömürgesine) dönüşüyor.

Siyasi bilimciler, Pekin’in gelecekte çok güçleneceğini ve Rusya’nın Uzakdoğu’sunu ele geçirmeye çalışacağını söylüyorlar. Giderek çoğalan Çinli nüfus ve tarihi iddiaları Çinin bu bölgeyi işgal etmesinin gerekçesi olabilir.

Rusya buna karşı koyabilecek durumda değil. Rusya’nın uzak doğusundaki ordusunun gücü Çinin bu gölgedeki gücüyle kıyaslayamaz. Çin isterse ordusu çok kısa zamanda Sibirya’yı ele geçirebilir. Engel olabilecek tek şey nükleer silahtır.

Ancak Pekin Moskova’yla kavga etmek istemiyor.

Çinin modern stratejisi aşamalı ekonomik ve demografik istilaya dayanmakta yani şiddet yolunu tercih etmemekte. Ama buna rağmen Çin, Rusya’yla olan sınırlar da dahil o bölgedeki tüm sınırlarında askeri gücünü çoğaltıyor.

Çin Komünist Partisi’nin Başkan Yardımcısı Li Yuançao, dünyanın en emekçi halkının Çin’de yaşadığını ve Rusya’da ise boş toprakların çok olduğunu dile getirdi. Karşılıklı gelişme için her iki ülkenin bu iki noktayı birleştirmesi gerektiğini ifade etti.

Ama Çin, Rusya’da sanayi ve fabrika açmanın peşinde değil. ham madde ve kaynakları sömürmenin peşinde. Koşullar böyle devam ederse Rusya’nın kaderi vahimdir. İktidar ve toplum olarak Çin’in bu artmakta olan iştihasını dikkatle takip etmek gerekli ve bu tür senaryoların önü alınmalı.

Bunun nasıl gelişeceğini önümüzdeki süreç belirleyecek.