Rusya politikasının çelişkileri ve zayıflıklarının uluslararası ilişkileri olumsuz etkilediği bilinen husustur ve bunun Rusya’yı çözülmeye götürme tehlikesi vardır. Rusya’nın özgürlük konsepti Rusya toplumunun çoğunluğu tarafından anlaşılmamakta ve bu da demokratik proseslerin tıkanmasına neden olmakta. İç politikada en büyük çelişki federalizm ilkelerinin gerçeğiyle ve katı iktidar hiyerarşisine ihtiyaç arasında yaşanmaktadır. ‘Özgürlük sevdalılarının’ kullandığı ‘yabancı ülkelerinin ajanları’, ‘halk karşıtı düşünce’ gibi deyimleri her şeyi ‘katılaştırma’ politikasıyla ifade ediliyor.

Değişmez lider önderliğindeki hiyerarşik (dikey) iktidar sisteminin federal boyuttaki ikinci zayıflığı ise bu sistemin belli insanlara bağlı olması ve bu insanlar devlet yönetiminde olduğu sürece var olmasıdır. Bundan dolayı da Rusya’daki istikrar ve barış, hükümdar ve bölgelerinin başkanları arasındaki ince bağlantı ipine bağlıdır. Eğer bunlar şu veya bu yöntemlerle bu iktidardan uzaklaştırılırsa o zaman Rusya Federasyonu'ndaki barış çöker.

Rusya’daki durumu vahim eden diğer bir unsur ise halefin olmamasıdır. Bir halef olsa idi o zaman klanlar, güçler arasındaki dengeyi tutturabilirdi ve kontrolden çıkan durumu tekrar kontrole almak için zaman kazanılır ve böylelikle yeni iktidar hiyerarşisi için inşaya başlayabilirdi. Bu önceki lidere dokunulmazlık garantisi de verirdi. Gerçeğinde ise klanlar arasındaki mücadele, yaptırımlar ve finansmanın azaltılması giderek artacak ve beli bir dönemden sonra iktidarı yok edecek. Bundan dolayı da Rusya’daki iktidar değişimi ‘portakalı devrimi’ veya halkın demokratik hareketi sonucunda değil de ‘sıkıntılı zamanlar’ karakterli olacak.

İktidar hiyerarşisi ve federalizm ilkeleri arasındaki çelişki ekonomi politikasına da olumsuz etki yapmakta. İktidar ekonominin tüm alanlarını kontrol etmek, yerel ekonomiyi destekleme yöntemini kullanmak ve iş alanlarına baskı uygulamak mecburiyetinde kalmaktadır. Bunun sonucunda ekonomi dengesiz gelişmekte ve devleti kontrol edebilecek derecede ekonomi alanları suni yolarla kısaltılmakta. Bundan dolayı da ekonomi, devlet bölgeleri ve kurumları arasında çelişki unsuru olmaktadır.

Rusya dış politikasının ham maddenin pazarlanmasıyla ilgili manipülasyonlara dayalı olarak inşa edildiğini göz önünde bulundurursak o zaman klan-kurum arasındaki rekabeten dolayı stratejik ortakların Rusya pazarlamacılarına karşı güvenleri azalmaktadır. Birçok anlaşmanın iptalinden, içeriklerinin değişiminden dolayı, büyük rüşvet taleplerinden, politik baskılardan, gizli yol ve yöntemler kullanmalarından dolayı Rusya’nın ana ekonomik ortakları her gün kendi ekonomileri için Rusya dışında farklı kaynak arayışına girmekteler.

Rusya devlet kurumlarının baskısından dolayı Rusya’nın ekonomik birimleri yabancı şirketlerle rekabet edemez hale geliyor. Bundan dolayı Rusya devleti tüm büyüklüğüne, askeri gücüne ve imkanlarına rağmen yabancı ekonomik birimler karşısında savunmasız kalıyor. Rusya eski Sovyet topraklarında farklı hareketleri desteklemekte, farklı etnik grupları toprak çelişkilerine karışmakta bu olunca Rusya dış politikası kendine karşı tepki oluşturmuş oluyor ve tüm dış ve iç sınırlarında karşıtlıkla karşılaşıyor. Güvensizlikten dolayı birçok zayıf devlet Rusya’yla işbirliği yapmaktan çekiniyorlar ve politik-ekonomik işbirliğinden kaçınıyorlar böyle olunca da Rusya yönetimi kendi çıkarlarını savunmak için farklı radikal yöntemler kullanmaya başlıyor.

Rusya stratejisinin zayıflığının nedeni ise gerçek dış politik ve dış ekonomik prosesleri iyi hesaplayamamasından kaynaklanmakta. Rusya yönetiminin gelişmiş dünya ülkelerine karşı dile getirdiği eleştiri ise; kendi politikasını özgürce uygulamasına ve gizli saklı kara borsa ilişkilerini geliştirmesine izin verilmemesi ve her şeyi şeffaf denetimli çok taraflı uluslararası anlaşmalar çerçevesinde yapmaya zorlanmasıdır.

Rusya iktidarı ne kadar çok agresif davranıyorsa Rusya toplumu da o kadar çok bağımsız Rusya konsepti ve geçmişin totaliter yaklaşımın arasındaki farkı analiz ediyor.