'ABD'nin en büyük kabusu Kürtleri yüzüstü bırakmak olur'

'ABD'nin en büyük kabusu Kürtleri yüzüstü bırakmak olur'
Yayınlanma:
Güncelleme: 11 Kasım 2019 23:14
A+ A-
Cumhuriyetçi senatör Lindsey Graham, Trump'ın kararının ABD Senatosu'nda görüşülmesini istedi.

ABD Başkanı Donald Trump'ın Suriye'den asker çekme kararına kendi partisi içerisinden muhalefet olduğu öne sürüldü. DW Türkçe'de yer alan haberde Cumhuriyetçi senatör Lindsey Graham, Trump'ın kararının ABD Senatosu'nda görüşülmesini istediği belirtildi.

Haberde Graham, Başkan Donald Trump'ın Amerikan askerlerini Suriye’den çekme kararının ABD Senatosu'nda acil bir şekilde ele alınması çağrısında bulundu.

ABD Senatosu'nun Silahlı Hizmetler Komitesi'ne üye olan Graham, Washington'da gazetecilere yaptığı açıklamada, böyle bir oturumda Savunma Bakanlığı görevini bırakacağını açıklayan James Mattis‘i dinlemek isteyeceğini söyledi.

Graham Twitter üzerinden yaptığı açıklamada da Kongre'ye benzer bir çağrı yapmıştı. ABD'li senatör "Ulusal güvenliğimize yönelik sonuçlarını anlamak için Kongre'nin Suriye'den çekilme kararı hakkında, ayrıca Afganistan'dan çekilme ihtimali konusunda, oturum düzenlemesi zorunludur" yazdı.

"SURİYELİ KÜRTLERİ YÜZÜSTÜ BIRAKMAK ABD'NİN EN BÜYÜK KABUSU OLUR"

Graham yine Twitter üzerinden 'Amerika'nın en büyük kabusu IŞİD ile ortak mücadele ettikleri cesur Suriyeli Kürtlerin yüzüstü ve savunmasız bırakılması olur' dedi. "Şimdi cevaplanması gereken soru biz oradan çıktıktan sonra bizim ortaklarımız kim koruyacak? Bu sorunun acil olarak yanıtlanması gerek. Amerikan halkına bu sorunun yanıtı verilmeli.

Trump'un kararını yeniden gözden geçirmesi gerektiğini belirten Graham, 'Başkanımızın ileride hiç partneri kalmayacak' dedi.

 

Cumhuriyetçi Parti'den Başkan olan Donald Trump, Suriye'deki yaklaşık 2 bin Amerikan askerini çekeceğini açıklamıştı. Trump'ın bu kararına tepki gösteren ABD Savunma Bakanı James Mattis görevi bırakma kararı almıştı.

Trump'ın Suriye'den çekilme kararını, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile 14 Aralık'ta yaptığı telefon görüşmesinde aldığı yönündeki iddialar Associated Press’e konuşan ABD’li ve Türkiyeli yetkililerce doğrulanmıştı. (DIŞ HABERLER SERVİSİ)