S&P: Türkiye’deki bankalar artan riskle karşı karşıya

S&P: Türkiye’deki bankalar artan riskle karşı karşıya
Yayınlanma:
A+ A-
S&P Global, Türkiye'deki bankaların ekonomideki dengesizlikler nedeniyle artan riskle karşı karşıya olduğunu bildirdi.

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu S&P Global, gayrimenkul fiyatlarındaki artış ve oldukça genişlemeci para politikasının yol açtığı bir hiper enflasyon ortamında dengesizliklerin hızlı şekilde genişlemekte olduğunu belirtti. S&P, oldukça negatif faiz ortamında hızlanan kredi büyümesinin gayrimenkul fiyatlarında artışa daha da katkı yaptığına işaret etti.

Dünya'da yer alan habere göre, artan konut fiyatlarının bankaların varlık kalitelerine, teminat olarak tutulan gayrimenkullerin değerini artırarak yardım ettiğini belirten S&P açıklamasında, "Keskin bir düzeltme riskinin artmakta olduğunu düşünüyoruz. Bize göre, eğer konut fiyatları hızla düşer ise, bu er ya da geç bankacılık sistemi için önemli kredi zararlarıyla sonuçlanır” dendi.

'PARA POLİTİKASI, LİRAYA GÜVENİN DAHA DA BALTALANMASI RİSKİ YARATIYOR'

Makroekonomik ortamın önümüzdeki çeyreklerde kötüleşmeye devam edeceğine inanıldığının kaydedildiği açıklamaya şöyle devam edildi: "GSYH’da büyümenin 2023’de yüzde 3’ün altına hafif şekilde gerilemesini beklemiyoruz. Enflasyonun gelecek yıl ortalamada yüzde 40’ın üzerinde olacağını tahmin ediyoruz. Kalkınmakta olan piyasalarda merkez bankalarının şahin duruşlarının etkisiyle Türk Lirası zayıf kalmaya devam edecek. Türk yetkililerin oldukça genişlemeci mali duruşları ve para politikası liraya güvenin daha da baltalanması riski yaratıyor. Zayıflayan lira aynı zamanda Türkiye’nin şirketler sektörünün kredibilitesini de aşındırıyor.”

Bankaların kredi zararlarının 2022-23 döneminde yıllık ortalama 320 baz puan olmasını beklediklerini anlatan S&P, 31 Ocak 2022’de yüzde 2,4 olan sorunlu kredilerin 2023 yılında yüzde 4-5 aralığında kalacağını öngördüklerini vurguladı.

Bankacılık sektörü risk trendinin negatif olduğunu ve temel senaryoda Türk bankalarının dış fonlamaya erişebilmeye devam etmelerinin beklendiği belirtilen açıklamada, hükümetin ödemeler dengesi risklerini kontrol altına alabilmesi halinde dış borcun gelecek birkaç yılda kademeli olarak azalmaya devam etmesinin beklediği de anlatıldı. (KAYNAK)