Kamu emekçileri sokaktan seslendi: Rakamlar yalan, yoksulluk gerçek

Kamu emekçileri sokaktan seslendi: Rakamlar yalan, yoksulluk gerçek
Yayınlanma:
A+ A-
Kamu emekçilerinin derinleşen yoksullaşma kriziyle karşı karşıya olduğunu söyleyen KESK üyesi Mehmet Emin Kırşanlıoğlu, "Emekli olduğumuzda bir ev alabiliyorken şu an ikinci el bir araba bile alamıyoruz" dedi.

Yağmur Kaya


Artı Gerçek- Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) İstanbul Şubeler Platformu, Şişli'de bulunan Cevahir Alışveriş Merkezi'nin önünde "TÜİK gerçeği gizliyor, emekçiler açlık sınırında yaşıyor" diyerek açıklama yaptı.

"TÜİK’in saçma sapan rakamlarına göre değil, insanca yaşamaya yetecek bir ücret istiyoruz” talebiyle bir araya gelen KESK üyesi kamu emekçileri, bir yıl önce yoksulluk sınırının yaklaşık yarısına denk gelen en düşük kamu emekçisi maaşının bugün yoksulluk sınırının üçte birine kadar indiğini vurguladı. Açıklamada, kamu emekçileri ve tüm emeklilerin yaşadığı kayıpların bir nebze de olsa azaltılması için en az asgari ücret artış oranı kadar zam yapılmasını talep edildi.

Açıklamada, "TÜİK gerçeği gizliyor, emekçiler açlık sınırında yaşıyor" yazılı pankart açılırken sık sık, "Savaşa değil emekçiye, sağlığa bütçe" sloganı attı.
Alkış ve ıslıklarla başlayan eyleme, çevrede bulunan yurttaşlar da alkışlarla destek verdi.

SEVİM: ZAM YIĞINI ALTINDA BOĞULUYORUZ

Kamu emekçisi Fadime Kavak Sevim, gıda fiyatlarının artışına dikkat çekerek, şunları söyledi:

"Bugün marketten yüz liraya aldığımız ürünü yarın iki katına alıyoruz. O nedenle zamlar bir an önce durdurulsun istiyoruz" dedi. Asgarî ücrete çalışan milyonların ve kamu emekçilerinin her kaleme gelen zamanlar altında ezildiğini vurgulayan Sevim, "Ve bizler; bu ülkeyi var eden emekçiler bu zam yığını altında boğuluyoruz, yaşayamıyoruz. Bizler açlık sınırında yaşamak istemiyoruz. İnsanca yaşamak istiyoruz. Ve bizler biliyoruz ki bu ülkenin değerleri, notlara Müteahhitlere veriliyor. Bizler o yüzden ranta değil bu ülkeyi var eden emekçilere aktarılsın paralar diyoruz."

274bc6ad-73ea-40d1-9d0a-f89d7f28e767.jpg

KIRŞANLIOĞLU: EMEKLİ PARASIYLA İKİNCİ EL ARABA DAHİ ALAMORUZ

Kamu emekçilerinin açlık sınırının altında yaşadığını belirten Mehmet Emin Kırşanlıoğlu ise, şöyle konuştu:

"Artık kamu kurumlarına da bu 'iş yerinde asgari ücret uygulanmaktadır' tabelaların asılması gerekiyor. Çünkü kamu emekçileri iki yıl üç yıl önce asgari ücretin iki katı maaş alırken şu an asgari ücretle aynı seviyede maaşlar alıyor. Asgari ücretlilerin yol, yemek, giyim yardımı gibi yardımları olduğu gibi kamu emekçilerine böyle bir yardımı da yapılmıyor. Emekli olduğumuzda bir ev alabiliyorken şu an ikinci el bir araba bile alamıyoruz."

BOZGEYİK: SERMAYE YANLISI POLİTİKA NEDENİYLE HALK KAMU KAYNAKLARINA ULAŞAMIYOR

KESK Eş Genel Başkanı Mehmet Bozgeyik ise iktidarın sermaye yanlısı politikalarını eleştirerek, özelleştirmeler nedeniyle halkın kamu hizmetlerine ulaşamadığını vurguladı. Bozgeyik, kaynakların savaşa ayrıldığını belirterek, demokratik toplu sözleşme yasası hazırlanıncaya dek diğer emek ve meslek örgütler ile birleşerek mücadele edeceklerini vurguladı.

ÖZEV: İKTİDAR, TÜİK VE YANDAŞ KONFEDERASYONUN YARATTIĞI GİRDAP EMEKÇİLERİ SEFALET ÜCRETİNE ÇALIŞMAYA MAHKUM ETTİ

Basın açıklamasını KESK İstanbul Dönem Sözcüsü 9'Nolu Şube Bakanı Hüseyin Özev okudu.

Özev, "Kamu emekçileri ve emeklileri adeta Bermuda Şeytan Üçgeni ile karşı karşıyadır. İktidar, TÜİK ve yandaş konfederasyonun yarattığı girdap ile emekçiler karın tokluğu dahi diyemeyeceğimiz bir sefalet ücreti ile yaşamaya çalışmaktadır" diyerek kamu emekçilerinin taleplerini sıraladı:

"Öncelikle yaşanan kayıpların bir nebze de olsa azaltılması için kamu emekçilerinin ve tüm emeklilerin maaşlarına en az asgari ücret artış oranı kadar zam yapılmasını,

"İnsanca yaşamaya yetecek bir ücret için en düşük kamu emekçisinin maaşına eş yardımı, çocuk yardımı, kira yardımı, ulaşım yardımı gibi sosyal ödemelerde yapılacak artışlarla yoksulluk sınırı üzerine çıkarılmasını,

"Tüm vergi yükünü ücretlilerin omuzlarına yıkan, her yıl daha da büyüyen gelir vergisi adaletsizliğine derhal son verilmesini, gelir vergisi birinci dilim oranının %15 ten %10’a düşürülerek yoksulluk sınırına kadar olan maaşların-ücretlerin birinci vergi diliminde sabitlenmesini talep ediyoruz.

"Bu asgari ve en temel taleplerimiz sağlanıncaya kadar fiili ve meşru mücadelemizi farklı eylem ve etkinliklerle sürdürmeye devam edeceğiz."

Öne Çıkanlar