Somalı madencilerden Dünya Madenciler Günü mesajı: Bir avuç kömür için bir ömür verenlere selam olsun

Soma’da madenciler, 4 Aralık Dünya Madenciler Günü için bir araya geldi. Bir işçi, “Dünyanın en zor mesleği, doğayla savaşıyoruz. Doğanın ciğerini söküyoruz. Metrelerce yer altında savaşıyoruz. Bir avuç kömür için bir ömür verenlere selam olsun” dedi.

Artı Gerçek - Soma genelinde toplamda 600 milyon ton kömür rezervi bulunuyor. Bir senede yaklaşık 10 milyon ton kömür çıkarılıyor. Yaklaşık 12 bin maden işçisi ise Soma'da çalışıyor.

Soma’daki maden işçileri, 4 Aralık Dünya Madenciler Günü dolayısıyla bir araya geldi. Maden ocaklarından birinde çalışan bir madenci şunları söyledi:

"Dünyanın en zor mesleği… Doğayla savaşıyoruz. Doğanın ciğerini söküyoruz. Metrelerce yer altında doğayla savaşıyoruz. Bir avuç kömür için bir ömür verenlere selam olsun bütün emekçi kardeşlerime."

Bir başka madenci, “4 Aralık Madenciler Günü kutlu olsun. Kazasız belasız madenciler günü dilerim. İşçilerimiz zor şartlarda çalışıyor" dedi.

Başka bir madenci: “4 Aralık Madenciler Günü camiamıza hayırlı olsun. 6 Şubat depreminden sonra madenciler depremde de önemli görevler yaptılar. Madencileri unutmayalım”

İş çıkışı konuşan bir diğer madenci, “4 Aralık Madenciler Günü kutlu olsun. Zor bir meslek. Bir avuç kömür için bir ömür verenlere...” dedi.

Başka bir işçi ise şunları söyledi:

“Bu kömür milli varlıktır. Bu kömürü çıkarmamız için çalışmamız gerekiyor. Bunun için sabahın erken saatlerinde buraya gelip çalışmaya başlıyoruz, geç saatlerde bu ocaktan çıkıyoruz. Ülkemizin katma değerini artırmak amacıyla… Çok yakında 301 madencimizi kaybettik. Zorlu zamanlardan, zorlu süreçten geçtik. Emniyet ve iş sağlığını üst seviyeye getirerek daha fazla insan kaybı, can kaybı olmamasını için çalıştık. İnşallah bundan sonra herhangi bir kaza yaşanmaz.”

Bir diğer işçi: “4 Aralık Madenciler Günü kutlu olsun. Zor şartlarda çalışıyoruz. Dünyanın en zor mesleği. Kısıtlı imkanlarda çalışıyoruz ama madenimizi, işimizi seviyoruz. Her şeyini bırakarak yer altına inerek o kömürü çıkarmak için canından feragat etmektir.”

Yer altında çalışan maden işçileri ise "Yerin 500 metre altında çalışıyoruz. Tüm madencilerin madenciler günü kutlu olsun” mesajını verdi.

HEDEP’Lİ SAKİ: KAÇAK OCAKLARDA HER YIL YÜZLERCE İŞÇİ HAYATINI KAYBETMEKTE VE ÖLÜMLERİN ÜSTÜ ÖRTÜLMEKTEDİR

HEDEP'li Özgül Saki, ruhsatsız maden üretiminde gerçekleşen iş cinayetlerinin araştırılması ve kaçak ocakların denetimle tespit edilerek kapatılmasını istedi.

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (HEDEP) İstanbul Milletvekili Özgül Saki, kaçak maden ocaklarını Meclis gündemine taşıdı.

Kaçak ocak olarak ifade edilen ruhsatsız maden üretiminde gerçekleşen iş cinayetlerinin araştırılması, kaçak ocakların denetimle tespiti ve imhası/kapatılması için yol haritasının belirlenmesi amacıyla Meclis araştırması açılmasını isteyen Saki, “Başta Zonguldak ve Şırnak olmak üzere Türkiye’nin çeşitli yerlerinde kaçak ocak sorunu kangrenleşmiş bir hal almıştır. Kaçak ocakların bildirimi ve imhası Türkiye Taşkömürü Kurumuna (TTK) ait bir görev olmasına rağmen önleyici tedbirler alınmamaktadır” dedi.

“SON YILLARDA KAÇAK MADEN İŞLETMECİLİĞİ BÜYÜK BİR ARTIŞ GÖSTERDİ”

Kamu madencilik kuruluşlarının kapatılması, özelleştirilmesi ve rödovans (kiralama) yöntemi ile özel sektöre devredilmesi ile son yıllarda kaçak maden işletmeciliğinin büyük bir artış gösterdiğini belirten Saki, “Denetim dışı ‘kaçak’ ocaklarda her yıl yüzlerce işçi hayatını kaybetmekte ve ölümlerin üstü örtülmektedir. Hiçbir resmiyeti ve çalışma güvenliği olmayan kaçak ocaklarda artık yaygın olarak göçmen işçiler çalıştırılmaya başlanmıştır. Denetimsizliğin getirdiği son nokta Afganistan uyruklu işçi Vezir Muhammed Nourtani’nin 10 Kasım günü Zonguldak’ta kaçak maden ocağında ölmesi ve patronlar tarafından bedeninin yakılarak ormana bırakılmasıdır” dedi.

“OCAKLARA SAĞLANAN ELEKTRİK VE SU BAĞLANTISI ARAŞTIRILMAMAKTA”

Kaçak ocakların, 50 yılı aşkın süredir varlığı bilinmesine rağmen işletilmeye devam edildiğini söyleyen Saki, “Özellikle Zonguldak’ta kamu işletmelerinin yanı sıra rödovans yöntemiyle özel sektörce üretim yapılmaktadır. Ayrıca bu sahalarda alt taşeron kullanılması yasakken tamamına yakınında kaçak ocaklar ve taşeron işletmeciler bulunmaktadır. Rödovans şirketleri kendi sahalarında kaçak olarak çalışan maden ocaklarında üretilen kömürü satın alarak ya da belli bir bedel karşılığında sevk irsaliyesi keserek legal hale getirmektedir. TMMOB Maden Mühendisleri Zonguldak Şubesi’nin Zonguldak Valiliği’ne sunduğu rapora göre, denetimsiz ve kayıt dışılığı teşvik edercesine kaçak olarak üretilen kömürü alan kömür depoları ve aracı şirketler tespit edilerek faaliyetlerine son verilmemekte, bu ocaklara sağlanan elektrik ve su bağlantısı araştırılmamakta ve diğer yasal işlemler uygulanmamaktadır” ifadelerini kullandı.

Saki devamında şu ifadeleri kullandı:

"Dönem dönem kaçak ocakların kapatıldığına yönelik haberler basında yer almaktadır. Aynı şekilde yakın zamanda Zonguldak’ta Vezir Muhammed Nourtani’nin ölümünün ardından da yerel gazetelerde ocakların kapandığına ilişkin haberler yapılmıştır. Ancak kaçak ocakların bulunduğu bölgelerdeki halkın anlatımı, bahsi geçen kapatma işleminin ocak girişine iki tahta çakılıp mühürlenmesi veya ocak girişinin dinamitlenmesi şeklinde yapıldığı, bu yolla yapılan kapatmanın göstermelik olduğu ve bahsi geçen ocakların kısa süre içerisinde tekrar kaçak olarak faaliyete geçtiği yönündedir.

Benzer şekilde kaçak ocakların bulunduğu bölgelerdeki halk tarafından; ocakta ölen işçilerin hastane önüne bırakılıp kaçılması, elektrik çarptığı süsü vermek için yıkandıktan sonra elektrik direği dibine bırakılması, trafik kazası süsü vermek için ölen işçilerin ısısız dağlarda yol kenarlarına bırakılması, ölen işçilerin kaçak şekilde gömülmesi gibi birçok olay bilinmektedir.

'MECLİS ARAŞTIRMASI AÇILMASINI TALEP EDİYORUZ'

Kaçak madenlerde ölen neredeyse her işçinin ailelerine bir miktar para verilerek ocak sahibi olarak gösterilip patronların sorumluluktan kurtulmasının değişmeyen bir Zonguldak gerçeği olduğu ifade edilmektedir. Bazı kaçak ocak patronlarının işçilere maaş vermediği, hakkını isteyenleri tehdit edip şiddet uyguladığı, Hakan Kornoş örneğinde olduğu gibi üye ya da yöneticisi olduğu iktidar partilerinin gücünü kullanarak yetkililere siyasi baskı uyguladığı gündeme gelmiştir.

Başta Zonguldak ve Şırnak olmak üzere Türkiye’nin çeşitli yerlerinde kaçak ocak sorunu kangrenleşmiş bir hal almıştır. Kaçak ocakların bildirimi ve imhası Türkiye Taşkömürü Kurumuna (TTK) ait bir görev olmasına rağmen önleyici tedbirler alınmamaktadır. Kaçak ocaklarla mücadele için illerde komisyon kurulması, kaçak ocakların tespiti ve imhası, denetimlerin arttırılması, kanun dışı işlem yapan kömür depoları, aracı şirketler ve elektrik, su, sabit telefon gibi hizmet sunan kuruluşların tespiti, kaçak ocaklarda meydana gelen ölüm ve yaralanmaların önüne geçilmesi için yol haritasının belirlenmesi, kaçak ocaklarda gerçekleşen ve gizlenen ölümlerin açığa çıkarılması, sorumluların yargılanması amacıyla bir Meclis Araştırması açılmasını talep ediyoruz.

NASIL ORTAYA ÇIKTI?

TMMOB Maden Mühendisleri Odası’ndan yapılan paylaşımda günün ortaya çıkışı hakkında şu anlatı paylaşıldı: “Mitolojik anlatıya göre, 4 Aralık tarihi Roma İmparatorluğu zamanında babasının gazabından kaçarak, madencilerin çalışmakta olduğu İzmit’teki bir mağaraya sığınan ve bu madenciler tarafından korunarak daha sonra azize kabul edilen Santa Barbara’ya atfedilmiş bir gündür. Madencilerin koruyucu azizesi olarak kabul edilen Santa Barbara’nın 4 Aralık tarihinde bu mağaraya yerleşmesi ve mağarada çalışmakta olan madencileri koruyor olmasına inanılması, önce Anadolu’da daha sonrada Avrupa ve tüm dünyada "Dünya Madenciler Günü" olarak kutlanılmasına neden olmuştur.” (HABER MERKEZİ)

Hindistan'da makineler bozulunca 'sıçan deliği madencileri' imdada yetişti: Mahsur kalan işçiler kurtarıldı

Öne Çıkanlar