Türkiye’nin en büyük üçüncü kenti olan, 4 milyondan fazla insanın yaşadığı İzmir’de, yalnızca 6 adet Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi (ADSM) bulunuyor. Kentin bazı ilçelerinde ise ADSM yok. Merkezi Hekim Randevu Sistemi (MHRS) ile ADSM’lerden randevu alamayan yurttaşlar, doğrudan bu merkezlere giderek sağlık hizmeti almaya çalışıyor. Bunu başaramayanlar ise mecburen soluğu özel kliniklerde veya laboratuvarlarda alıyor.

Genel Sağlık-İş Sendikası İzmir Şube Sekreteri Ali Kemal Akgül, kamusal sağlık hizmeti verilmesi gereken yerlerde ADSM bulunmadığını ve mevcut ADSM’lerdeki diş protezi laboratuvarlarının da atıl durumda olduğunu ifade etti. Ağız ve diş sağlığı alanının tekelleşmiş özel merkezlerin insafına terk edildiğini dile getiren Akgül, “Diş teknisyenlerinin çok önemli bir kısmı kendi meslekleri dışındaki işlerde görevlendiriliyor. Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi’nin ihtiyacı karşılayabilme kapasitesi bu yolla düşürülüyor ve birçok protez işlemi özel laboratuvarlara bırakılıyor. Böylece özel laboratuvarlara kaynak aktarımının önü açılıyor” dedi.

BirGün'de yer alan habere göre ADSM’lerin Sağlıkta Dönüşüm Programı kapsamında adeta yıkıma uğratıldığını vurgulayan Akgül, bu durumun hem hastaları hem de sağlık emekçilerini mağdur ettiğini belirtti. MHRS’den randevu bulamayan çok sayıda hastanın randevusuz gelerek muayene olmaya çalıştığını söyleyen Akgül, “Diş hekimleri MHRS’den randevu alan hastalar dışında ayaktan gelen hastalara yetişemiyor. Randevu almadan gelen hastalar, randevu alan hastalardan kat kat fazla ve düzensiz. Hekim dışı personelin mesai saatinin tamamlanmış olması nedeniyle o saatten sonra müracaat eden hastalar, diş hekiminin iş yükünü artırıyor. Bu uygulamanın bir diğer sakıncası da; mesai saati bitiminde münhal steril malzeme bulunmaması gibi teknik sorunlar nedeniyle, hastanın ihtiyacına cevap verilememesi ve şiddet olaylarının yaşanması” diye konuştu.

‘SÖZ HAKKIMIZ YOK’

Akgül, ADSM’lerde çalışan sağlık emekçilerinin yaşadığı diğer sorunları ise şu şekilde anlattı: “Diş hekimlerinin kullandıkları malzemeler üzerlerine zimmetleniyor. Hekimlik dışı malzeme takibi, sterilizasyonu gibi angaryalar diş hekimlerine yükleniyor. Hekimlerin ve sağlık çalışanlarının hiç söz hakkı yok. Diş hekimleri klinikte yalnız bırakılıyor; hasta çağırma, işlem kodlama, tedavi kaydı ve benzeri işlemler diş hekimlerine bırakılıyor, bu yolla diş hekimlerinin iş yükü artırılıyor. Hatalı kodlama durumunda, tahsil edilemeyen SGK ödemesinin hekime rücu edilmesi yoluna gidiliyor.”

Filyasyon çalışmalarının da ADSM’lere darbe vurduğunu belirten Akgül, “Bir yıldan uzun süredir filyasyonda görevlendirilen diş hekimleri var. Görev yerlerine dönmek istediklerinde kendilerine ilgili kurum yöneticisi tarafından ‘yerine birini bul’ gibi gayriciddi cevaplar veriliyor. ADSM’ler personel sayısı nedeniyle sendika ve meslek örgütlerine seslerini duyuramıyor, bu yüzden il sağlık müdürlükleri ve kurum yöneticileri ağız diş sağlığı emekçilerine güvencesiz amele muamelesi yapıyor” dedi.