DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, 33 gazete ve temsilcisini gündeme dair soruları cevaplamak için davet etti. Ancak sadece 17 kişi katıldı.

Sözcü yazarı Saygı Öztürk'ün aktardığı görüşmede Babacan partisinin örgütlenme durumuna ilişkin 37 il başkanının belirlendiği ve 15 il başkanının da kısa sürede belirleneceği bilgisi verildi.

Babacan, isim vermeden HDP'de dahil tüm siyasi partilerle diyaloga açık olduklarını belirterek, "Siyaset, siyasi partiler hakkında bir hüküm veremez" ifadesini kullandı.

Babacan gazetecilerle yaptığı görüşmede işsizliğe dikkat çekerek,  “Toplumda büyük bir ümitsizlik var. Tünelin ucunda ışık yok. Yönetim sorunları çözemiyor. İnsanlar boğulma hissi yaşıyor. Onları rahatlatmalıyız” dedi.

Babacan'ın gündeme ilişkin değerlendirmeleri şu şekilde:

"Avrupa ekonomisinde yüzde 8-9 daralma bekleniyor. En önemli ihracat pazarımız ve en çok turist oradan geli­yor. Türkiye'nin önündeki süreçte en çok zorlanacağı konu bu olacak."

"Zaten ciddi şekilde yavaşlamış ekonomik büyümemiz vardı. Merkez Bankası rezervleri erimişti, hukukun üstünlüğü ve yargı ile ilgili ciddi sorun­lar vardı. Üstüne pandeminin etkileri­ni ekleyince Türkiye'nin işi son derece zorlaşmış durumda."

"Ağustos 2018'den bu yana toplam çalışan sayımızda 3 milyon 700 bin azalma olmuş. İş gücüne katılım özel­likle kadınlarda düşüyor. Kadınlar iş aramaktan vazgeçiyor. Devlet, bu in­sanları işsiz saymıyor."

'İŞSİZLİK MEVCUT YÖNETİM ANLAYIŞIYLA ÇÖZÜLEBİLECEK BİR ŞEY DEĞİL'

"Diğer en çok etkilenen kesim gençler. Onlar da iş aramaktan vazge­çiyor. Bir ümitsizlik söz konusu. Kolay kolay mevcut yönetim anlayışı ile çö­zülebilecek bir şey değil. Yeni iş alan­ları için yatırım, yatırım için güven ve istikrar gerekiyor. Güven ve istikrar olmadan işsizlik sorununu çözmek müm­kün değil."

"Tünelin ucunda ışık falan görünmü­yor. Mevcut yönetim çözüm üretemiyor. Bu nedenle ekonomi dışındaki maddelerin hep ön planda tutuldu­ğunu görüyoruz."

"İktidarda, milli ve dini has­sasiyetler üzerinden durumu idare etme ve siyasi desteği koruma çabası var. Ama lafla peynir gemisinin yürü­mesi mümkün değil. İnsanların duygu dünyası tabii ki çok önemli ama insan­lar adalet, refah ister. Bunu sağlayama­dığınız sürece o siyasi sistem zayıflar."

'ŞU ANDAKİ YÖNETİM HER KONUDA TUTARSIZ'

"Bizim ekonomik modelimizin üç sacayağı var. Güçlü, sürdürülebilir ve kapsayıcı… Türkiye'ye özel bir elbise bizim ekonomik modelimiz. Herhangi bir kategoriye sokmak doğru değil."

"Şu andaki yönetimin en önemli sorunu her konuda tutarsızlıktır. Açıklamaları yan yana koyun dün ne dendi, bugün ne yapılıyor."

'MECLİS'TEKİ BÜTÜN SİYASİ PARTİLERE DİYALOGA AÇIĞIZ'

"Şu anda şartlar tabii zor. İnsanlar daha kötüsünden korkuyor. Mevcut yönetime destek varsa insan­ların daha kötüsünden korkmasındandır. Biz daha iyisi için insanla­ra gerçekçi bir ümit vermek için bu çalışmaları yürü­tüyoruz."

"Biz, ‘Benden misin, yoksa öteki taraftan mısın?' anlayışını yıkmak için ortaya çıktık. Meclis'te temsil edilen bütün siyasi partilere diyalog kapılarımız açık."

'SİYASET, SİYASİ PARTİLER HAKKINDA HÜKÜM VEREMEZ'

"İnsanları taraf olmaya zorluyorsu­nuz, böyle bir şey asla kabul edilemez. Eğer çalışmalarda yasal olmayan bir şey varsa bunun gereğini zaten yargı yapar, bu siyasetin değil yargının görevidir."

"Siyaset, siyasi partiler hakkında bir hüküm veremez. Bizim diyalog kanallarımız herkese açıktır. Hamaset üstünden asla siyaset yapmayacağız. İnsanlar boğulma hissi yaşıyor. Top­lum yoruldu, artık nefes aldırmamız, rahatlatmamız lazım."

SOSYAL MEDYAYA MÜDAHALE

“Siz, ‘İnsanların sesini kısalım, konuşturmayalım ve bu firmaları yönlendirelim' derseniz o zaman olmaz. Konuşarak değil de sopayla bir şey yaptırmaya çalışırsanız bu­nun amacının farklı olduğu ortaya çıkar.”

“Teknoloji ile savaşamazsınız. Bu ülkenin gençlerini karşınıza alıp on­larla savaşamazsınız. Bununla ilgili bir komisyon oluşturduk, pasif şekil­de izleyeceğiz. Somut taslak ortada yok ama bir teklif geldiği anda mü­cadelemizi vereceğiz. Gençler bizden yana, onun için korkmuyoruz.”

‘AMAÇLARI BAROLARI EMİR ALTINA ALMAK'

Babacan, TBMM'den geçip yasalaşan çoklu baro düzenlemesi için şu değerlendirmeyi yaptı: “Baro başkanlarına, avukatlara yapılan muamele kabul edilebilir bir şey değil. Teklif neden geldi ve neden geçti? Bunun arkasındaki sebebe bakmak lazım. Yönetim için ana motivasyon baroları da emri altında hareket eden pek çok sivil toplum kuruluşu gibi kontrol altına almaktır. Ana motivasyon bu, diğer her şey ikincil, üçüncül konular. İçinde belki iyi maddeler de olabilir ama ana motivasyonun ne olduğunu bildiğimiz için bu bizim hoşumuza gitmiyor.”

‘UMARIM SONUCU HESAP ETMİŞLERDİR'

Ayasofya'nın camiye dönüştürülmesi hakkında Ali Babacan şunları söyledi: “Umarım sonuçlarını hesap ederek bu kararı almışlardır. Ben ‘Hayırlı olsun' diyorum. Ayasofya, ortak bir kültür mirasıdır. Bu çok kıymetli eserin fiziki şartlarının, tarihi anlamının mutlaka yaşatılması, korunması gerekiyor. Biz zaten kendi yönetimimizde bunu sağlayacağımızı, insanlığın kültür mirası olduğunu ve bu perspektifi korumak gerektiğini söyledik. Ayasofya kısmen ibadete açıktı. Ezan okunuyor, namaz kılınıyordu. Şimdi anladığımız daha geniş alanlar açılacak.”