KONDA Araştırma ve Danışmanlık Şirketi’nin, Civil Rights Defenders (Sivil Halk Savunucuları) için yaptığı “Türkiye Toplumunda İnsan Hakları Algısı ve Farkındalığı” araştırmasının sonuçlarını, Taksim’de bulunan bir otelde yaptığı basın toplantısıyla açıkladı. Toplantıya, Civil Rights Defenders’ten İvana Randjelovic ve gazeteciler katıldı.

Toplantıda konuşan İvana Randjelovic, İsveç merkezli uluslararası bir İnsan Hakları Merkezi olduklarını belirterek, çalışmaları hakkında bilgi verdi. Randjelovic, daha önce 6 Balkan ülkesinde benzer çalışma yaptıklarını söyleyerek, “Batı Balkanlardaki çalışmanın en çarpıcı sonucu, insan haklarının bilindiği ancak buna pek uyulmadığı oldu. Muhtemelen Türkiye’de de aynı sonuçlarla karşılaşacağız” dedi. 

31 İLDE 2 BİN 402 KİŞİ İLE GÖRÜŞÜLDÜ 

Ardından KONDA Genel Müdürü Bekir Ağırdır, Türkiye’nin 31 ilinde toplam 2 bin 402 kişinin katılımıyla bir çalışma gerçekleştirdiklerini belirterek, araştırmayla toplumun insan hakları değer ve mekanizmaları ile insan hakları savunucularına yönelik algısını değerlendirmeyi hedeflediklerini söyledi. Ağırdır, araştırma sonuçlarına dayanılarak hazırlanan raporun, Türkiye’deki insan hakları ihlallerini, ayrımcılık türlerini ve yurttaşların insan hakları alanındaki faaliyetlere ilişkin düşüncelerini ortaya koyduğunu belirtti. 

EN FAZLA KADINLAR HAKSIZLIĞA UĞRUYOR

Ağırdır’ın konuşmasının ardından araştırmanın sonuçları açıklandı. Sonuçlara göre, toplumun yarısı Türkiye’de en fazla kadınların haksızlığa uğradığı yönünde fikir belirtti. Bununla beraber vatandaşlara en çok önemsedikleri insan hakları sorulduğunda, kadınların eşitlik hakkı, ilk üç sırada yer aldı. “Toplumda en fazla haksızlığa uğradığı düşünülen grup kimdir” sorusuna verilen cevaplarda ilk sırada kadınlar, yoksullar, Kürtler ve gençler yer alırken, en fazla LGBTİ+’ların haksızlığa uğradığını düşünenlerin oranı ise yüzde 14 olarak kaydedildi. 

SİYASETÇİLERE GÜVEN YOK

Araştırmaya katılan yurttaşların yüzde 38’i Türkiye’nin insan hakları alanında bir ilerleme kaydedeceğini düşünmediği yönünde görüş bildirdi. İnsan haklarının korunması ve teşvik edilmesi bakımından herhangi bir kuruma yahut kişiye güvenmeyenler de toplumun yüzde 28’ini oluşturduğu belirtildi. Araştırmada insan hakları alanındaki sorunları Meclis’teki hiçbir partinin çözemeyeceği algısının toplumun geneline hakim olduğu görülürken, yurttaşların yalnızca yüzde 15’i AKP’nin, yüzde 9’u CHP’nin, yüzde 7’si İYİ Parti’nin bu sorunları çözebileceği konusunda ümitli olduğunu söylediğine yer verildi. 

Araştırmada öne çıkan başlıklar şöyle:

“* Araştırmanın sonuçlarına göre insan hakları kavramı vatandaşlar tarafından ilk olarak ‘eşitlik’ ile ilişkilendiriliyor. İnsan haklarını tanımlamak için en fazla başvurulan diğer iki kavramın ise sırayla ‘yaşam hakkı’ ve ‘özgürlük’ olduğu görülüyor.

* Araştırmada görüşülen kişiler kendileri için en önemli üç ‘insan hakkı nedir’ sorusuna en çok verilen üç yanıt, ‘yaşama hakkı, ifade ve düşünme özgürlüğü ile kadın hakları’ olduğu görülüyor.

* Araştırmaya katılan her 10 kişiden 4’ü insanların din veya mezhebinden dolayı ayrımcılığa uğradığını düşünüyor.

* Yine her 100 kişiden 36’sı Türkiye’de insanların cinsiyetinden, 33’ü siyasi tercihinden dolayı, 28’i etnik kimliğinden dolayı ayrımcılığa uğradığını düşünüyor.

* Araştırmaya göre Türkiye’de insanlar en çok kadınların, yoksulların, Kütlerin ve gençlerin haklarının ihlal edildiğini düşünüyor.

* Türkiye’de hangi grupların insan haklarını ihlal ettiğine dair yöneltilen soruya ise verilen yanıt siyasetçiler, medya ve mahkemeler olarak kaydedildi.”