Bekçi Kanunu TBMM’de görüşülüyor: AkOrdu kurmak istiyorsunuz



Artı Gerçek

CHP’li Ali Öztunç, ‘Kendinize ‘AkOrdu’ kurmak istiyorsunuz’, HDP’li Saruhan Oluç, ‘Parti kuvveti olarak bekçileri tasarlıyorsunuz’ diyerek Bekçi Kanun Teklifine karşı çıktı.


Derya OKATAN


ARTI GERÇEK- Coronavirus salgını nedeniyle 16 Nisan’da çalışmalarına ara veren TBMM, 48 gün sonra açıldı. Gündeminde Çarşı ve Mahalle Bekçileri Kanun Teklifi var.

TBMM Genel Kurulu’nda görüşülmeye başlanan 17 maddelik kanun teklifine muhalefet partileri karşı çıktı.

İlk olarak söz alan İYİ Parti Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan, “Sayın AK Parti Genel Başkanı demişti ki, ‘gece yatarken bekçi düdüğü duymak istiyorum.’ Ama bekçiler çaldıkları düdüklerle nostaljik bir duygu olmanın boyutunu aşmış durumda. Çünkü polis yetkileriyle donanmış olarak geliyorlar artık. Peki, bekçi düdüğüne duyulan özlemden bekçilerin eline silah verilen bu sürece nasıl geldik. Durum o kadar vahim ki bekçilere polislerin kullanabileceği silah kullanma, araç durdurma, kimlik sorma hakkı, üst ve araç arama, olay yerine müdahale gibi yetkiler veriliyor. Bu yeni nesil bekçilere neden tekrar ihtiyaç duyuldu ve kime hizmet ediyorlar ve edecekler meçhul. Genel kanı yeni rejimin bekçiliğini yapacak olmaları ve bireysel yaşama müdahale olduğu apaçık ortadadır” diye konuştu.

MHP Grubu adına söz alan Gaziantep Milletvekili Sermet Atay, kanun teklifine destek verdi, “Günümüzde artan asayiş ve terör olayları bekçilerin göreve başlamasıyla düşen suç oranları göz önüne alındığında bu kadroların artırılmasının yerinde olacağı düşüncesindeyiz” dedi.

‘İÇ İSTİBDAT ORDUSU YARATILIYOR’

HDP Grup Başkanvekili Saruhan Oluç, “Otoriter yönetimlerde toplumlar sessizliğe zorlanır, eleştiriye tahammül gösterilmez. Ezilmişler, dışlanmışlar konuşamazlar, konuşsa bile seslerini duyuramazlar” dedi. Türkiye’de tam bir iktidar terörü uygulandığını söyleyen Oluç, “Türkiye’de bir kez daha devletin partileştiği bir dönem yaşıyoruz. Geçmişte yaşanan tek parti dönemi bir kez daha zuhur etti” diye konuştu. İktidara muhalefet etmenin devlet ve millet düşmanlığı olarak tarif edildiğini dile getiren Oluç, vali ve kaymakamların AKP il-ilçe başkanı, yargının AKP’nin hukuk bürosu gibi çalıştığının altını çizdi. Oluç, “Türikye’nin otoriterleşmesinin en açık görünümü yürütmenin aşırı güçlenmesidir” dedi, AKP döneminde Türkiye’nin ağır bir demokrasi krizi içine girdiğini söyledi.

“İşte bu koşullarda Bekçi Kanunu’nu konuşuyoruz” diyen Oluç, Türkiye’de hukuk devleti değil polis devletinin olduğunu ifade ederek, bekçilerin yurttaşlara yönelik şiddet eylemlerinden örnekler verdi. Oluç, Türkiye İnsan Hakları Vakfı’nın raporuna göre, 11 Mart-11 Mayıs tarihleri arasında 58’i polis ve bekçi, 3’ü zabıta tarafından olmak üzere 61 kişinin şiddet, işkence ve kötü muameleye maruz kaldığını, iki kişinin hastaneye kaldırıldığını aktardı.

‘İKTİDARIN YENİ NORMALİNİN İPUÇLARI’

“Bunlar iktidarın yeni normalinin ipuçlarıdır” diyen Oluç, toplumda korku ve tehdit yaratılmaya çalışıldığını söyledi. Oluç, “Bekçi sayısını arttırma, toplumda baskıların artacağının göstergesidir” diye konuştu.  

256 bin polis, 190 bin jandarma ve 21 bin bekçi varken, neden yeni bekçilere ihtiyaç duyulduğunu soran HDP’li Oluç, şöyle devam etti: “Yeni kanun teklifi yeni bir paralel kolluk öngörüyor. Bekçiler zor ve silah kullanma yetkisine sahip olacak. Siz bekçilerle parti devletinize yeni bir silahlı güç ekliyorsunuz. Mesele ortada, niyetiniz vahim. Yardımcı kuvvetlere ihtiyaç duyulması Emniyet’in kanunla tanımlanmış amaçları dışındaki amaçlara işaret ediyor. Büyük bir iç istibdat ordusu sizin iktidarınız döneminde yaratılıyor.

‘MİLİTER GÜÇLER DEVREYE ALINDI’

“Nitekim tarihte sıkça görüldüğü üzere uzun süreli iktidarlar yıpranmaya yüz tuttuğunda, yardımcı kuvvetlerin oluşturulması ve palazlanmasına zemin hazırlanmış ve toplumsal yaşam bir gerilim sahasına, hak ihlalleri ortamına ve iktidar kaynaklı şiddete sevk edilmiştir. İktidar otoriterleştikçe, hukuk dışına çıktıkça, yeni kuvvetlere ihtiyaç duymaktadır. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemiyle birlikte rejimin, devletin, toplumun güvenliği tek adamın güvenliği içerisinde eritilmiştir. Tüm bunlardan ötürü, güvenlik politikaları değişmiş, yardımcı kuvvetler denilen militer güçler iktidar tarafından devreye alınmıştır. Militer diyorum, siz paramiliter anlayın bunu. İşte, böylesi bir tek adam güvenlik mimarisinin içine bekçiler yerleştirilmiştir.”

Bekçi atamalarının liyakat usullerinden uzak bir kadrolaşma olacağını ifade eden Oluç, “Hatta, toplumun içinde çok ciddi korkular var. Mesela iktidarın Suriye Milli Ordusu adı altında örgütlediği grupların bir kısmına Türkiye vatandaşlığı verildiği biliniyor. Vatandaşlık alan bu kişilerin bekçi yapılıp sokaklarda iktidarın muhafızları olarak kullanılacaklarına dair ciddi şüpheler var. Bu şüpheleri gidermek gerekiyor, bu son derece ciddi bir sorundur” dedi.

‘BEKÇİ ŞİDDETİNE YASAL ZEMİN OLUŞTURULUYOR’

“Parti kuvveti olarak bekçileri tasarlıyorsunuz. İktidarın sokaktaki gözü, hafiyesi ve kelepçesi olacak bir parti kuvveti yaratmaya çalışıyorsunuz” diyen Oluç, bekçilerin çok sayıda ihlale neden olduğunu hatırlatarak, “Kanun teklifi ihlallere yasal zemin oluşturmayı amaçlamaktadır” dedi.

‘AKORDU KURMAK İSTİYORSUNUZ’

CHP Grubu adına söz alan Kahramanmaraş Milletvekili Ali Öztunç, kanun teklifi ile yepyeni bir silahlı kolluk kuvveti oluşturulduğunu söyledi. “Maalesef geçmişiniz sabıkalı” diyen Öztunç, şöyle devam etti: “Emniyet Genel Müdürlüğü’ne Fethullahçı polisleri getiren siz değil misiniz? 15 Temmuz sonrası binlerce polis, memur, amir ihraç edilmedi mi? Kimin zamanında alındı bunlar? Geçmişte Emniyet teşkilatını Fethullahçılara teslim ettiniz, yarın bekçilik müessesini de başka bir yere teslim edebilirsiniz.”

Bekçilere sadece 41 gün eğitim verilecek olmasını eleştiren Öztunç, bekçilere silah kullanma yetkisi verilmemesi gerektiğini de sözlerine ekledi.

Öztunç, “Bekçiyi bire bir kolluk kuvveti haline getiriyoruz. Bekçiye bire bir polisin yetkisi veriliyor ise polise ne gerek var? Polislik müessesini genişletelim, onlar geceleri bekçi gibi görev yapsınlar. Ama belli ki kendinize ‘AkOrdu’ kurmak istiyorsunuz. Bu topluma büyük zarar verir” diye konuştu.

‘ANAYASAYA AYKIRI MADDELER VAR’

CHP İstanbul Milletvekili İbrahim Kaboğlu ise kanun teklifinin bazı maddelerinin anayasaya aykırı olduğunu söyledi. “Hukuki belirlilik, güvenlik ilkeleri açısından anayasaya aykırıdır” diyen Kaboğlu, kanun teklifi ile verilecek olan “gösteri, yürüyüşün ve karışıklıkların önlenmesi” yetkisinin keyfiliğe yol açacağını söyledi. Bir suç ve kabahatin önlenmesi için kimlik sorma yetkisini hatırlatarak, “Bekçi bunu nasıl saptayacak?” diye soran Kaboğlu, durdurma ve kimlik sorma için “makul sebep”in de Anayasa’nın 19. Maddesine aykırı olduğunu kaydetti.

Kaboğlu, “Silah kullanma yetkisi yaşam hakkı açısından anayasaya aykırıdır. Bu yetki polise bile fazla. Bu yetkinin kullanılmasından bizzat polisler şikâyetçidir. Öznel nedenlerle kullanılıyor ve bu bakımdan öldürmelere neden olunuyor” diye konuştu.

KANUN TEKLİFİ NE GETİRİYOR?

AKP milletvekillerinin hazırladığı Çarşı ve Mahalle Bekçileri Kanun Teklifi, bekçilerin yetki ve görevleri ile çalışma usullerini belirliyor.

Kanun teklifinde bekçilerin görev tanımı "genel kolluk kuvvetlerine yardım olmak" olarak tanımlanıyor. Teklife göre, bekçiler, İçişleri Bakanlığı tarafından sınavla alınacak ve Emniyet ile Jandarma teşkilatları bünyesinde silahlı kolluk olarak istihdam edilecek.

GÖSTERİLERE MÜDAHALE EDEBİLECEK

Kanun teklifinde, çarşı ve mahalle bekçilerine halka yardım amaçlı tanımlanan görev ve yetkilerin yanı sıra protesto gösterilerine müdahale, kimlik sorma, üst araması yapma ve silah kullanma yetkisi veriliyor.

Buna göre, bekçiler, "kolluk kuvvetleri gelene kadar gösteri ve yürüyüşlerde karışıklığı önlemek için tedbir alabilecek."

‘MAKUL SEBEP’ VARSA KİŞİLER VE ARAÇLAR DURDURULABİLECEK

Bekçiler, "Bir suç veya kabahatin işlenmesini önlemek, suç işlendikten sonra kaçan faillerin yakalanmasını sağlamak, işlenen suç veya kabahatlerin faillerinin kimliklerini tespit etmek, hakkında yakalama emri ya da zorla getirme kararı verilmiş olan kişileri tespit etmek, kişilerin hayatı, vücut bütünlüğü veya mal varlığı bakımından ya da topluma yönelik mevcut veya muhtemel bir tehlikeyi önlemek amacıyla” durdurulabilecek.

Durdurma için “makul” bir sebep yeterli olacak.

Bekçiler durdurduğu kişiye kimlik sorabilecek, soru yöneltebilecek. Kimliği tespit edilemeyen kişiler kolluk kuvvetlerine bildirilecek.

Kanun teklifinde durdurulan kişilerin ne kadar alıkonulabileceği ise "makul bir süre" olarak tanımlandı.

ÜST ARAMASI YAPABİLECEK

Bekçiler, sadece kişileri değil araçları da durdurabilecek. Ayrıca silah ya da tehlikeli madde taşıdığından şüphelendikleri kişilere üst araması yapabilecek. Araçlarda ise dışarıdan bakıldığında içerisi görünmeyen bölümlerde arama yapamayacak.

Bekçiler, haklarında tutuklama ya da yakalama kararı bulunan kişileri de yakalayıp kolluk kuvvetlerine teslim edecek.

ZOR VE SİLAH KULLANMA YETKİSİ POLİS İLE AYNI

Kanun teklifinin 9. Maddesine göre, çarşı ve mahalle bekçileri, 2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu'nun 16. maddesinde belirtilen zor ve silah kullanma yetkisine sahip olacak.

Söz konusu kanun, polise bu konuda geniş yetkiler veriyor.

Kanun teklifi yasalaşırsa, bekçiler “görevini yaparken direnişle karşılaşması halinde, bu direnişi kırmak amacıyla ve kıracak ölçüde zor kullanmaya yetkili” olacak.

Silah kullanma yetkisi ise şöyle tanımlanıyor: “Zor kullanma yetkisi kapsamında, direnmenin mahiyetine ve derecesine göre ve direnenleri etkisiz hale getirecek şekilde kademeli olarak artan nispette bedenî kuvvet, maddî güç ve kanunî şartları gerçekleştiğinde silah kullanılabilir.”

BİBER GAZI VE TAZYİKLİ SU KULLANABİLECEK

Polisin kullandığı kelepçe, cop, basınçlı veya boyalı su, göz yaşartıcı gazlar veya tozlar, polis köpekleri ve atlarını bekçiler de kullanabilecek.

Olası bir “meşru müdafaa” durumunda ise zor kullanmaya ilişkin koşullara bağlı kalma zorunluluğu bulunmuyor.

DUR İHTARI

Kanun teklifi yasalaşırsa bekçiler, polis gibi “dur” ihtarına uymayanlara ateş açabilecek.

BAĞLANTILI HABERLER