Artı Gerçek Yayın Yönetmeni Ergun Babahan ve Fehim Taştekin, bu hafta Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Joe Biden’ın Kongre’ye gönderdiği ve Türkiye hakkında ağır suçlamalar içeren notunu ele aldı.

Biden, Ankara’nın Suriye politikasının Amerikan ulusal çıkarlarına zarar verdiğini savunup şöyle demişti:

“Suriye’deki ve Suriye’yle ilişkili durumlar, özellikle de Türkiye Hükümeti’nin Suriye’nin kuzeydoğusuna askeri taarruz düzenleme yönündeki eylemleri, IŞİD’i yenilgiye uğratma çabasına zarar veriyor, sivilleri tehlikeye atıyor; bölgede barış, güvenlik ve istikrarı zedeleme tehdidi barındırıyor ve ABD’nin ulusal güvenliği ve dış politikasına karşı alışılmadık ve olağanüstü bir tehdit oluşturmayı sürdürüyor.”

Biden, Türkiye’nin bu faaliyetleri nedeniyle, “Suriye’deki ve Suriye’yle ilişkili durum hakkında 13894 sayılı kararnamede ilan edilen ulusal acil durumun devamının gerekli olduğuna kanaat getirdim” diye eklemişti.

Biden’ın bu açıklamasından önce Washington’daki temaslarını Reuters’a anlatan İlhan Ahmed "IŞİD'i yok etmek ve Kuzey Doğu Suriye'de altyapı inşa etmek için ne gerekiyorsa yapacaklarına söz verdiler. Suriye'de kalacaklarını ve geri çekilmeyeceklerini, IŞİD'le savaşmaya devam edeceklerini söylediler. Trump yönetimi sırasında ve Afgan geri çekilmesi sırasında tavırları belirsizdi, ancak bu sefer her şeyi netleştirdiler" demişti.

Biden’ın NATO müttefiki bir ülke için “Amerika'nın ulusal güvenliği ve dış politikasına zarar verdiğini” söylemesinin çok ağır olduğunu belirten Taştekin’in konuşmasının ana başlıkları şöyle:

  • Amerika ile ilişkilerde gel-gitler sürekli Türkiye tarafında.
  • Türkiye, Amerika ile kavga ederek silah sanayini geliştiremez. Kongre yasak koyduğu için iki yıldır Pakistan’a Atak helikopteri satamadı.
  • Şimdi Erdoğan’ın çok övündüğü Bayraktar SİHA’ları da CAATSA yaptırımı tehdidi altında. Kongre Dışişleri Bakanı Blinken’a mektup yazarak Amerika’nın bu uçakların parçalarını Türkiye’ye satıp satmadığını sordu.
  • Türkiye siyasetiyle, toplumuyla Suriye’nin bataklık olduğunu gördü ama Kürt takıntısı nedeniyle buradan çıkma yolu bulamıyor.
  • Erdoğan Suriye’de İŞİD ve türevlerine oynadı.
  • Türkiye bölgede o kadar tehditkar oldu ki, Arap ülkeleri bile Kürtlerle masaya oturma yolunu seçti. Arap Birliği tamamen Türkiye’ye karşı tavır aldı ve Suriye’nin birliğe dönmesi an meselesi.
  • MİT, İdlib’de HTŞ’yi ılımlaştırma çabasını sürdürüyor ama bu örgüt hem dünya için, hem Türkiye için bir terör örgütü. Türkiye, İdlib’te teröristlerle işbirliği yapıyor.
  • Erdoğan Avrupa ile şantaj siyaseti izledi, bunun sonucu aşırı sağın yükselmesi oldu.
  • Rusya’nın İdlib’te rotası belli. M4 karayolu mutlaka açılacak.