Can DÜNDAR


ARTI GERÇEK- Hrant Dink, öldürülmeden hemen önce yazdığı son yazısında, adeta faillerini listelemişti:

Kendisini hedef gösteren Genelkurmay Başkanlığı,

Uyarı için makama çağrıldığı vilayet,

Vilayetteki tehdit seansına katılan istihbarat görevlileri…

Agos kapısına gelip gösteri yapan Ülkü Ocakları İl Başkanı…

Hakkında suç duyurusunda bulunan Hukukçular Birliği…

Kendisini manşete yerleştiren gazeteler…

Bunların hiçbiri cezalandırılmadı bugün… “Derin devlet”, zaten gözden çıkardıklarını feda etti sadece… Dün Cemaatçiler için suçlu nasıl Ergenekon idiyse, bugün AKP’liler için de Cemaatçiler öyle oldu. “İyi de bu cemaatçileri o makamlara kim getirdi? Kimler kol kanat gerdi? Cinayette rolleri vardı da neden 2007 ile 2016 arası bunlara ilişilmedi” soruları cevapsız kaldı. “Derin devlet” diye bildiğimiz yapı, sessizce işin içinden sıyrıldı.

Bazen “derin devlet” deyince kendi uydurduğumuz bir hayaletten söz ettiğimiz sanılıyor. Çok somut bir örnek vereyim:

1978 yılında İstanbul Üniversitesi öğrencilerinin üzerine bomba atıldı. Katliamda 7 öğrenci öldü, 47’si yaralandı. Sonradan bombayı olay yerine, Abdullah Çatlı’nın getirdiği anlaşıldı. Polis, bombayı atanı kovalarken bir komiser yardımcısı “Durun” dedi. Katil böylece kaçtı. O komiser yardımcısının adı Reşat Altay’dı. Sıyrıldı.

Aradan 18 yıl geçti. Susurluk’taki kazada, devletin kirli sırları ortaya döküldü. Devletin sözüm ona aradığı Abdullah Çatlı ile bir Emniyet Müdürü aynı arabada öldü. Çatlı’nın ölmeden önce Terörle Mücadele Şube Müdürü ile 5 kez görüştüğü çıktı ortaya… O Şube Müdürü’nün adı Reşat Altay’dı. Sıyrıldı.

Aradan 11 yıl geçti. 2007’de Hrant Dink, Trabzon’da, bütün güvenlik bürokrasisinin bilgisi dâhilinde hazırlanan bir planla öldürüldü. Dönemin Trabzon Emniyet Müdürü Reşat Altay’dı. Bugünkü karar duruşmasında sıyrıldı. Beraat etmeden önce yaptığı konuşmada, “42 yıllık emniyetçiyim. Hiç ceza almadım, hep ödüllendirildim” dedi. Öyle, çünkü 42 yıldır hep aynı yapı tarafından kollandı, hatta kutlandı.

Hrant Dink cinayeti, tetikçiler cezalandırıldığında değil, derin devlet topyekün açığa çıkarılıp temizlendiğinde aydınlatılacak.