Can DÜNDAR


ARTI GERÇEK - Kılıçdaroğlu ve Davutoğlu, 5 yıl önce, Erdoğan’ın ilk seçim yenilgisinin ardından bir koalisyon ihtimali üzerine seri görüşmeler yapmışlardı. Erdoğan’ın karşı çıktığı o koalisyon gerçekleşmedi. Ve ardından korkunç yıkım dönemi yaşandı.

5 yıl sonra yeniden biraraya geldiklerinde Kılıçdaroğlu, eski yerindeydi; değişen Davutoğlu’ydu… O süreçte Başbakanlıktan olmuş, partisinden ayrılmak zorunda kalmış, muhalif cepheye katılmıştı. 5 yıl önce, Erdoğan’ı dinlemeyip o koalisyonu kurabilir miydi; kursa ülke başka bir yöne gidebilir miydi; bilinmez; ancak Türkiye’ye çok pahalıya malolan 5 yıldan sonra gelinen bugün yine aynı arayışa geldik:

Ülkeyi uçurumdan kurtaracak bir demokratik ittifak arayışı…

CHP liderinin uzunca bir süredir, ince bir diplomasiyle partiler arasında mekik dokuyarak bunun altyapısını oluşturmaya çalıştığı biliniyor. Gelecek Partisi ziyareti, bu mekik diplomasisinin bir adımı olarak görülmeli… 5 yıl önceki buluşmada CHP ile farklılıklarının altını çizen Davutoğlu, bu kez Türk siyasetinde yeni bir çizgi açmaktan söz etti.

Kılıçdaroğlu, AKP sözcüsünün provokatif demecini ciddiye almadı. CHP nihayet, iktidar partisinin gündem belirleme ve muhalefeti bölme tuzaklarına düşmemeyi öğrendi. Son idam çağrısına ve Atatürk tartışmasına girilmemesi bunun son örneği…

Saray’a da ulaşan anketlerin, AKP’nin oyunun yüzde 30’un altına düştüğünü gösterdiği söyleniyor. Erdoğan, hem içerde, hem dışarda çok sıkıştı. Askeri ve sivil bürokrasinin gidişatı görüp frene bastığı konuşuluyor. Orduda geçen hafta bir yenisi gelen tasfiye dalgası, Soylu’nun Anayasa Mahkemesi ile kavgası, korona için Bilim Kurulu’nun kendini kurtarmaya dönük uyarısı bunun göstergesi…

Ankara’da, Erdoğan sonrası için ağır ateşte bir rehabilitasyon hükümeti pişiriliyor. Kılıçdaroğlu’nun “dostlarla birlikte iktidara yürüme” diye tarif ettiği bu hazırlık, muhalefeti asgari müştereklerde uzlaştırmayı başarır ve bir demokratik ittifaka dönüşürse, Türkiye bir 5 yıl daha kaybetmeden tek adam rejiminden demokrasiye dönebilir.