Fehmi KORU


Türkiye NATO içerisinde müttefik olduğu Yunanistan’la ‘bir dargın bir barışık’ denilebilecek tarzda bir ilişki yaşıyor. Bir ara, ‘komşularla sıfır sorun’ politikası sürdürülürken ‘barışık’ idik, son zamanlarda etrafımızdaki diğer ülkelerle birlikte ilişkilerimiz Yunanistan ile de şekerrenk hale geldi.

Kendisini ziyaret eden Macaristan başbakanı Viktor Orban’la birlikte düzenlediği basın toplantısında, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, ABD’nin Dedeağaç’ta üs kurmasıyla ilgili bir soruya cevap verirken Yunanistan hakkında bayağı ilginç sözler sarfetmiş.

Okuyalım:

“Aslında sadece Dedeağaç bir üs değil, Yunanistan’ın kendisi şu anda Amerika’nın bir üssü durumuna gelmiştir. Şu anda Yunanistan’ın içerisindeki Amerikan üslerinin sayısını ben saya saya bitiremedim. O denli Yunanistan’ın içinde Amerika’nın üsleri var. Şöyle hepsini bir araya toparladığımız zaman ortaya öyle bir tablo çıkıyor ki, Yunanistan’ın kendisi adeta Amerika’nın bir üssü gibi. Böyle bir tablo var.”

ABD’nin Dedeağaç’ta (Alexandroupoli) yeni kurmakta olduğu bir üssünden başka Yunanistan’ın Girit adasında (Souda Körfezi deniz üssü), Volos’ta, Stefanovikeio’da ve Larissa’da da üsleri var…

Yaklaşık 10 milyon nüfuslu, yüzölçümü 132 bin km2 olan bir ülke Yunanistan; çok sayıda Amerikan askerini topraklarında barındırmayı getiren üsler için küçük sayılacak bir ülke…

[2003 yılında reddedilen 1 Mart tezkeresi TBMM’den geçseydi, Washington’un talepleri doğrultusunda Türkiye ABD’ye Karadeniz’den Akdeniz’e uzanan sahillerinde deniz üsleri, Irak ile sınırdaş olduğu bölgede de kara ve hava üsleri oluşturma izni vermiş olacak, orada konuşlanacak 60 bin Amerikan askerini de topraklarında ağırlayacaktı. Tezkere iyi ki reddedildi. Aksi olsaydı, o günlerden sonra dışarıdan bakanların Türkiye için de “Adeta bir Amerikan üssü gibi” diyecekleri muhakkaktı.]

Bizim ülkemizde de, kamuoyu yoklamalarına bakılırsa, halkımız tarafından sevilen ülkeler arasında yer almıyor ABD; ancak Türkiye’deki ABD’ye bakış Yunanistan halkındaki Amerikan-karşıtlığı kadar yüksek ve köklü değil. 

Yunanistan’da ABD özellikle solcu kesim tarafından hiç sevilmiyor. Donald Trump’ın ABD’ye başkan olduğu dönemde güvensizlik oranı yüzde 73’e kadar çıkmıştı.

Amerikan karşıtlığının tarihsel kökleri var Yunanistan’da. Ülkeyi 1967’deki askeri müdahale sonrasında yöneten ve ancak Kıbrıs’ta gerçekleştirilen kanlı Rum darbesine Türkiye’nin adaya asker göndererek mukabele etmesi sonrasında yönetimi terk etmek zorunda kalan cuntanın arkasında ABD’nin olduğu kuşkusu önemli. Türk diplomatlarını da hedef alan eli kanlı 17 Kasım terör örgütünün, 1975 yılında Atina’da, CIA istasyon şefi Richard Welsh’e düzenlediği suikast, o kuşkunun bir sonucuydu. 

Cuntanın devrilmesiyle birlikte, o tarihte ve sonrasında iktidarda bulunan sivil hükümetler, 17 Kasım örgütünün üzerine gitmekte fazla hırslı davranmadılar. 2004 olimpiyatlarının örgütün varlığı yüzünden Atina’dan başka bir ülke başkentine taşınması ihtimali belirince, 17 Kasım örgütünün üzerine gidildi; tetikçileri ve lider kadrosu o zaman yakalandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Bütün Yunanistan ABD’nin askeri üssü görüntüsünde” tespiti bu bakımdan önemli. Amerikan karşıtlığının halkı arasında bayağı yüksek olduğu Yunanistan’da üslerin kurulabilmesine halkın fazla ses çıkarmamasının bir sebebi olmalı.

Ama ne?

[Bahaneler ileri sürerek parasını da ödediği ve üreticilerinden olduğu F-35 uçaklarını Türkiye’den esirgeyen ABD’nin o uçakları Yunanistan’a vermeyi düşündüğü de biliniyor. Gariptir, Türkiye F-35’lerden umudunu kesti, Yunanistan onları alabilecekken biz eskimiş F-16’ları modernize ettirmenin yollarını aramaktayız.] 

Şu yakınlarda Yunanistan birbiri ardına çoklu askeri tatbikatlarda yer alıyor, hatta başı çekiyor. Bu yılın başlarında (5 Şubat 2021) Mısır ordusuyla Akdeniz’de tatbikat yaptı Yunanistan ordusu; iki ay önce de (21 Eylül 2021) Yunanistan’la askeri tatbikat yapma sırası Mısır’ın yanında Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’ne gelmiş oldu.

Akdeniz bu ülkelerin ortak askeri tatbikat denizi haline dönüştü.   

 Bazı tatbikatlara Fransa da katılıyor.

Tatbikatlara katılan ülkelerin -Yunanistan, Mısır, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Fransa’nın- ortak özellikleri var mı, varsa ne?

Ortak özellikleri var: Hepsinin Türkiye ile araları açık…

Geçmişte Türkiye’nin yanında askeri tatbikatlara katılmış olan ülkeler bu kez Türkiye’ye karşı görüntüsü veren ortak tatbikatlar düzenliyorlar…

Tatbikatlara katılan ülkelerin bunu Yunanistan öncülüğünde yapmaları Türkiye’ye karşı bir cephe oluşturma niyetinin dışa vurumu gibi…

Yunanistan ile ortak askeri tatbikatlar gerçekleştiren bir ülke daha var: İsrail…

İsrail, Fransa, Yunanistan ve Kıbrıs Rum kesimi de bu yıl bir ortak deniz tatbikatında buluştu (12 Mart 2021).

Nisan ayında (21-22 Nisan 2021) gerçekleştirilen bir başka askeri tatbikata katılanların sayısı daha da arttı: ABD, İsrail, Fransa, İspanya, Birleşik Arap Emirlikleri, Kıbrıs ve Kanada…

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dünkü basın toplantısında Yunanistan’a yönelttiği rahatsızlık hislerinin başka muhatapları da olduğu ortada.

Yunanistan’ı daha önceleri kendisinden uzak duran ülkelerle ve o ülkeleri daha önce uzak durdukları Yunanistan’la ortak tatbikatlara sürükleyen dürtünün en önemli sebeplerinden birinin -İran’ı hesaba katarsak birincisi değilse bile ikincisi- Türkiye olduğu söylenebilir.

Yazının tam burasında birkaç sorum olacak:

Bir zamanlar, 2011 yılına kadar, “Türkiye gibi olalım” özentisi içerisinde bulunan bazı Arap ülkelerinin, ülkemizle kurdukları sıcak yakınlıkları soğutup benzer bir ilişkiyi İsrail’e göstermeye başlamaları da benzer bir dürtünün sonucu olabilir mi?

Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn, Oman, Fas gibi ülkelerin ve ilişkisini resmileştirmese de Suudi Arabistan’ın İsrail ile yakınlaşmasında da o ülkelerin Türkiye’den çekinmeleri bir rol oynamış mıdır?

Yunanistan neden Amerika’ya cirmini aşan üsler veriyor?

ABD neden Yunanistan’da çok sayıda üs sahibi olmak istemiş olabilir?

Üzerinde düşünmeye değer sorular olduğuna bunların, eminim.

Bu yazı ilk olarak Fehmi Koru'nun sitesinde yayımlanmıştır.