Gezici Araştırma’nın son araştırmasına göre 18 yıldır AKP iktidarını destekleyen kadınlar yönünü değiştirdi. Ev kadınları ve 50-64 yaş grubu kadınların desteği 8 ile 10 puan düştü.Gezici Araştırma'nın Başkanı Murat Gezici'ye göre, AKP'ye oy veren kadınların yüzde 54'ü hayatından memnun değil.

Gezici Araştırma şirketine göre, AKP'nin yüzde 53'lerde olan '50-64 yaş arası kadın seçmen desteği' yüzde 45.5 e geriledi. Seçmenin yüzde 21.3'ünü oluşturan bu seçmen kitlesi 2015-2018 arasındaki seçimlerde yüzde 53.8 ile AK Parti'ye oy verdi. Cumhurbaşkanlığı seçiminde 18-75 arasındaki ev kadınlarının yüzde 58'i AK Parti adayı Recep Tayyip Erdoğan'a oy verdi. Şu anda bu grubun oranı yüzde 48'e düştü. 35-49 yaş grubundaki kadınların 38.6'sı yine AK Parti'yi tercih edeceğini belirtirken, genel olarak her yaş grubundan yüzde 10-15 civarında kopuşlar olduğu belirlendi.

Veli Toprak'ın Sözcü'de yer alan haberine göre araştırma sonucunda, “Bu durum AK Parti'nin kadın seçmenlerini kaybetmeye başladığının göstergesidir'' denildi. Araştırmaya katılanlar yaş gruplarına göre tercihleri incelendiğinde, geçmiş yıllarda AK Parti'ye oy veren 65 yaş ve üstü kişiler partinin en sadık seçmen grubu olarak görülüyor. Türkiye'de 65 yaş üstü 8 milyon seçmen bulunuyor, genel seçmen içindeki karşılığı yüzde 15. Bu seçmen, ‘Eski Türkiye-Yeni Türkiye' kavramından dolayı iktidarı başarılı değerlendiriyor. Millet Bahçesi gibi vaatlerle ve sağlık imkanlarının düzelmesi 65 yaş üstü kişilerde karşılık buluyor.

SEÇMEN KAYBEDİYOR 

Gezici Araştırma'nın Başkanı Murat Gezici, “Bu çerçeveden bakılırsa, AK Parti kadın seçmeninin olası bir seçimde oy verme davranışlarının değişeceği tahmin ediliyor. AK Parti'ye oy veren kadınların yüzde 54'ü hayatından memnun değil. Gençler ise toplumsal barış kutuplaşmamış Türkiye beklentisi içerisindeler'' dedi.

İktidar partisi geçmişte kadın seçmenlerinden daha fazla oy alırken, şimdi erkeklerin fazla oy verdiği parti konumuna doğru gidiyor. Kopan kadın seçmenin bir bölümü CHP'ye giderken, bir bölümü ise kararsızlar statüsünde bekliyor. CHP'ye oy verenlerin yüzde 55'i kadınlar oluşuyor. HDP, İYİ Parti ve MHP seçmenin yüzde 50'den fazlası erkeklerden oluşuyor.

'AK PARTİ'DEKİ KIRILMALAR DEVAM EDEBİLİR '

CHP'li belediyelerden yardımların kesilmeyip sürmesi mütedeyyin kadın seçmenin CHP'ye eğilimini de artırdı. Türkiye'de seçmenlerin yüzde 24.7'si ailesinden bir kişinin bir şekilde kamudan, yerel yönetimlerden yardım aldığını söylüyor. Murat Gezici, “CHP, yerel yönetimlerde yardımların sürmesini sağlarsa eğer, AK Parti'deki kırılmalar devam edebilir” dedi.

'SEÇİMİN SONUCUNU Z KUŞAĞI VE EV KADINALRI BELİRLEYECEK' 

Murat Gezici, seçmen grubu içinde ‘Z Kuşağı' olarak bilinen ‘1995 ve sonrasında doğan kişiler'in yüzde 12'lik, ev kadınlarının ise yüzde 18.5'lik bir grubu temsil etiğini söyledi. Hem Z Kuşağı hem de ev kadınlarının seçimler üzerinde belirgin bir etkisinin olacağını kaydeden Gezici, “Araştırmamızda bu iki grubun AK Parti'ye karşı mesafeli durduğu görülüyor. Eğer AK Parti'nin bu grup ile arasındaki boşluk genişlemeye devam ederse, olası  2023 seçiminde Sayın Erdoğan'ın yeniden seçilmesi epey zorlaşacaktır” görüşünü savundu.

Gezici sözlerini şöyle sürdürdü:

"Özellikle 2010 sonrası tüm dünyada bir milat oldu denilebilir. Bu yıllar global olarak bir kırılmanın gerçekleştiği yıllardır. Her şeyden önce hayat dijitalleşti. Yeni medyanın gündelik yaşam içinde etkinlik sahasını genişletmesi, yereli globale daha hızlı bir şekilde açık hale getirdi. Buna paralel olarak yaşam standartları gelişti ve konfor arttı. Bu durum bireylerin isteklerinin çeşitlenmesine ve  beklentilerinin belli kalıplardan uzaklaşarak artmasına neden oldu. Yani artık seçmenin bakışı ciddi bir şekilde değişti. Bu anlamda bir 10 yıl ya da 20 yıl öncesinin seçmeni yok karşımızda. Dolayısıyla geçmişe ait kavramlar veya ölçütler ile seçmenin algısını ya da davranışlarını anlamak da mümkün değil."

"Artık seçmen öğrenilmiş çaresizlik paltosunu üzerinden atıyor. Bu AK Parti için büyük bir risk ve partinin, bu riski göze alması hiç mümkün gözükmüyor. Dolayısıyla böylesi bir riskten kaçınmanın en hasarsız yolu da bir erken seçimden geçiyor."