ARTI GERÇEK - Merkez Bankası’nın 200 puan faiz indirimi finans çevreleri ve piyasayı alt üst etti, kur yukarı doğru zıpladı. Her türlü akılcı değerlendirmeye aykırı olan bu kararı Güldem Atabay Paraanaliz için değerlendirdi. Atabay, "Merkez Bankası artık AKP'nin uzantısı. CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun Merkez Bankası ziyareti, bu sabahki uyarıları ve genel olarak kamu bürokratlarına yönelik yaptığı çağrı iktidar nezdinde rahatsızlık yaratmış durumda. Kavcıoğlu da kurumsal olarak taraf olmaması gereken bu düzlemde Cumhur İttifakı lehine adım atmış görünüyor" ifadelerini kullandı.Yazının kısaltılmış halini paylaşıyoruz:

"Şahap Kavcıoğlu ve Para Politikası Kurulu’ndaki (PPK) ekibi para politikasında sınırları zorlamaya devam etti. Önümüzdeki ayın PPK toplantısında da faiz indirimine devam edeceği; ancak bunun daha sınırlı olacağı mesajı da açıklanan metnin içinde var.  

Eylüldeki 100 baz puan faiz indirimini çekirdek enflasyondaki düşüşle bağlarken bu sefer faiz indirimini neden yaptığını gerekçelendirmeye dahi gerek görmediğini de metin içinden anlıyoruz. 

Sıkı para politikası kavramını da metinden çıkaran Banka, TL’de devam eden değer kaybının enflasyon sarmalına yol açtığı gerçeğini de göz ardı ederek daha zayıf Türk Lirasına giden yolu bir miktar daha hızlandırmış oldu. Dolar Endeksindeki gerileme ile Dolar/TL 9,30 seviyesinin biraz altına çekilmişken, 9,50 seviyesine dayandı.  

Fed’in 2 Kasım toplantısı sonrasında sıkı para politikasına yönelmesi ile TL’nin değerindeki aşınmanın hızlandığına ve 2022 ilk çeyrekte çift hanelere geldiğine tanık olma olasılığımız da böylece yükselmiş oldu.

TCMB’nin Paris Anlaşması’nın TBMM’de onayının ardından Avrupa tarafından söz verilen 3,1 milyar doları da memnuniyetle karşıladığını görüyoruz ancak bu paranın üretimin enerji kaynaklarında samimi bir değişimi finanse etmek için söz verilmekte olduğu ve TL’nin değerinde ve enflasyon dinamiklerinde kısa vadede olumlu etki yaratmaktan uzak olacağını da eklemek gerek.

FAİZ İLE SEÇİM İLİŞKİSİ

Merkez Bankası’nın 200 baz puan indirerek TL’de değer kaybını ve enflasyon sarmalını beslemesinin ne gibi bir amacı olabilir? Türk halkını giderek fakirleştirmesi  pahasına ne gibi bir hedefe kilitlenmiş olabilir? Cari fazla yaratarak enflasyonla mücadelenin para politikası ile değil, yapısal dönüşüm ile orta ve uzun vadede ancak geleceği de hesaba katıldığında Kavcıoğlu’nun bugünkü adımını nasıl açıklayabiliriz?

Merkez Bankası artık AKP’nin uzantısı: CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun Banka ziyareti, bu sabahki uyarıları ve genel olarak kamu bürokratlarına yönelik yaptığı çağrı iktidar nezdinde rahatsızlık yaratmış durumda. Kavcıoğlu da kurumsal olarak taraf olmaması gereken bu düzlemde Cumhur İttifakı lehine adım atmış görünüyor. 

Erken seçim yaklaşıyor: Yüzde 20 TÜFE enflasyonuna karşılık yüzde 16 ve muhtemelen daha da inecek faiz, oldukça gevşek para politikası anlamına geliyor.  Yıllık enflasyonda baz etkisi ile beklenen düşüş enerji krizi ile birlikte buharlaşmış durumda. Yüzde 20 ve üzeri enflasyondan bahsediyor olacağız 2022’de. Mevcut dengeler içinde 2022 ilk yarısında (ikinci çeyrek) erken seçim sürpriz olmamalı. Bütçe kaynaklarından harcamaların artmasına ve enflasyonist sürecin iyice güçlenmesine neden oluşunu izleyeceğiz aynı zamanda.

Erken seçim olmaz ise, AKP-MHP oy tabanındaki erime hızlanacak: Enflasyon hemen her kesimi vurmakta ve daha da yükselmesi gelirin aşınması ile Cumhur İttifakı seçmeninin kopuşunu hızlandırmakta. 

Siyasette tehlikeli dönüşümler mümkün: Ekonomiyi bu aşamadan sonra bu iktidarın toparlayıp rayına koyması mümkün değil. İnandırıcılık sorunu yanında vizyonsuzluk ve beceri konuları da var. Ekonomik kötüleşme oy kaybına yol açtıkça Erdoğan-Bahçeli ikilisinin milliyetçi söylemle seçmeni cezbedecek riskli adımlar atması riski artıyor."