ARTI GERÇEK - Gazeteci/Yazar Hakan Aygün suç örgütü lideri Sedat Peker'in iddiaları ve etkilerine ilişkin, "Bir çöküş başladı ve herkes şimdi buna ilişkin pozisyon alıyor" yorumunu yaptı. 

Artı TV'de yayınlanan Mustafa Sağlamer ile Artı Hafta Sonu programına gazeteci-yazar Hakan Aygün konuk oldu. Programda, suç örgütü lideri Sedat Peker'in iddialarının sonrasında tekrar gündeme gelen devlet-mafya-siyaset ilişkileri tartışıldı.

'SEDAT PEKER DEVLET İÇİNDE GÜÇ KAZANMAK İÇİN AKP'YE YANAŞMIŞ'

Sedat Peker ile AKP arasındaki çekişmenin neden alevlendiğine ve sebebinin neler olduğuna dikkat çeken Hakan Aygün, "Bu kavganın bir yönünü unutmamak lazım. Bu neden çıktı? Yalıkavak Marina üzerinden çıtı. Bir devlet içerisinde bir çeteleşme var bir de devlet dışından içeriye yandan çarkçı bir çeteleşme var. Yalıkavak Marina'da da Azeri iki iş adamı biri Mansimov, (Bir ara FETÖ'den tutuklandı bırakıldı, o tutuklanmanın arkasında da Yalıkavak'ın üzerine oturma var gibi görünüyor) bir de kavgalı olduğu Aliyev ailesine yakın, aynı soy ismi taşımayan fakat özünde Aliyev olduğu söylenen kişi. İki ortak kavga edince belli ki birileri Mehmet Ağar'dan diğeri de Sedat Peker'den yardım istemiş. Biri Ağar'da devlet gücü olduğunu düşünerek ona yanaşmış, bu işte daha zayıf duruma düşürülen Mansimov'da Sedat Peker'e yanaşmış. Marina kimin olacak diye iki ortağın kavgasına iki taraf girmiş. Biri devlette benim gücüm var süsü vererek diğeri de benim de devlette gücüm var ama biraz da yandan var diye girmiş. Hiç unutmayalım Sedat Peker Ergenekon'dan içeriye atıldı. Yani bir numaralı AKP düşmanı, AKP'yi devirecek bir organizasyonun içinde yer alan bir isim olarak içeriye atıldı kısa bir süre de olsa hapis yattı. Yani Peker özü itibariyle AKP'ye muhalif bir takımda yer alıyordu. Fakat ne yaptı ne etti cezaevinden çıktı, çıkınca da bu sefer AKP için mitingler düzenlemeye başladı, Tayyip reis dedi. Bu vesileyle kendisiyle de bazı görüşmeler yapıldığını da en son öğrenmiş olduk. Belli ki Sedat Peker belirli ilişkiler içine girmiş, devlet içinde güç kazanmak için AKP'ye yanaşmış. Bir oyun oynamış. 'Ergenekoncu Peker' bir anda 'Tayyipçi Peker' oluverdi. Bu tabii ki kendi çıkar ilişkilerine bakıyor" dedi.  

'PEKER, SAYIŞTAY BAŞKANININ SÖYLEMESİ GEREKENLERİ SÖYLÜYOR'

Sedat Peker'in iddialarının Sayıştay raporlarında geçtiğini ifade den Aygün, "Bütün çürümüşlük ve demokrasi eksikliği Sedat Peker'in yurt dışından kaçak olarak yaptığı açıklamalarla vücut buldu. Bilineni söyledi. Sedat Peker en son videosunda Milangaz'ı okuyorum diyor. Peker'in okudukları zaten Sayıştay raporları. Bunların hepsi raporlarda var. Sabah, ATV'nin havuz medyasına dönüştürülmesi, Doğan medya grubu var, Milangaz ar, Milli Piyango'nun alınması, Cengiz İnşaat her şey var. Peker şu an Sayıştay raporu okuyor. Sedat Peker Sayıştay başkanı gibi, Sayıştay başkanının çıkıp da söylemesi gerekenleri söylüyor" ifadelerini kullandı. 

'DEVLETLERİN KİRLİ İLİŞKİLERİ OLDUĞUNU KABUL ETMEK ZORUNDAYIZ'

Aygün, Peker'in bulunduğu ülkede kontakları olduğunu ve onun korunduğunu ifade etti. Sedat Peker'in iddialarının büyük oranda gerçeklik barındırdığını da belirten Aygün, sözlerine şöyle devam etti: 

"Peker hangi bölgedeyse belli ki o bölgede bir takım kontakları var. O kontaklar onun orada barınmasına yardımcı oluyorlar. Bunlar oradaki mafyatik güçler de olabilir. Birileri o ülkeyle Türkiye'den temasa geçmiştir ve onu anlayınca da bir yer değiştirme olayına doğru gidiyordur. Peker çok şey söylüyor ama yalan söylemiyor. Arada dediklerinin yüzde 50'si doğru, yüzde 50'si spekülasyon. İyi bir gazete okuyucusu ve iyi bir kitap okuyucusu olduğunu görüyoruz. İçlerine girip çıkmışlığı olduğu için bizden fazla şeyler bildiği gerçek. Ama acı olan gerçek şu; bunu Susurluk sürecinde de gördük, bizim devlet, devletin başındakiler bu tarz kişileri bazı gayrı resmi olaylarda kullandılar. Bu kötü bir şey mi? Evet kötü ama bunu her devlet yapıyor. ABD'de yapıyor Almanya'da yapıyor. Ama ortaya çıkınca hesaplaşmasını da yapıyor. En tepedeki ismi de sanık sandalyesine oturtturuyor. Ama devletlerin kirli kişilerle kirli ilişkileri olduğunu da kabul etmek zorundayız. Bunlar da buralarda kullanılıyor. Bana bakarsan Peker'in anlattıklarından sonra geçmişte üstü kapatılan pek çok dosyaya iyice ikna oldum. Sezilerimle 'bu böyle olmuştur' dediğim şeylerin gerçeğe çok yaklaştığını gördüm.Sedat Peker her şeyi söyleyebilir ama yalan söylemiyor. Doğruya inandığını söylüyor. Kendisi ile ilgili de doğru söylüyor. Bu biraz delikanlılık aleminin raconu mudur, biz yalan söyleyemeyiz falan. Dobra dobra bir tarafı var. Belli ki oradaki kız çocuklarının üzerine polisin bir şekilde silah doğrultarak korkutması bütün sigortaları attırmış. Bir kere ondan geliyor bütün bunlar."

'THE GODFATHER FİLMİNDEN ÇOK ETKİLENMİŞLER'

Türkiye'deki mafyaların The Godfather filminden etkilendiklerini ifade eden Aygün, "Küçük burjuva bir kültür var bu merkez sağda çok yoğun. İş yaptığı herkes onun için mübah. Ben bunun sol siyasette, merkez solda çok örneklerini görmedim. Bizde başka bir kültür daha var aslında. Bu çok enterasan. Meşhur The Godfather filminden gelen bir şey. Ondan çok etkilendiklerini görüyorum. Bizim 'mafya' kendini ahlaklı ve namuslu saymak için tıpkı Marlon Brando'nun Baba Carleone gibi uyuşturucu işine girmez. Hatta filmde kavga o işten çıkar. Kumar işi mübahtır. Sedat Peker'ler, Alaattin Çakıcı'lar 'mafya' denilen arkadaşlar her işe giriyorlar ama galiba uyuşturucu işinden biraz uzaklar. Uyuşturucu mafyası vaşka bir mafya. Bunların bir raconu ve kültür var. Hem uyuşturucu işine bulaşmama hem de 'delikanlı' olma gibi bir durum söz konusu. Ailenin kutsal olması falan hep Godfather filminin esintileri. Her şeyi yapıyorlar, devlet için de bunu yaptıklarını düşünüyorlar. Marlon Brando'nun gücü politikacılarla ilişkilerinden gelirdi. Onun için o uyuşturucu işine girenler de sen de bu işe para koy diye ona geldiler. Çünkü onun nüfuzunu kullanmaya çalıştılar. Biz de bakıyorum Çakıcı'da Peker'de hep o nüfuza yaklaşıyorlar. Bizimkiler de uyuşturu yok, alkol yok ama diğer işler mübahtır. Devlet içinde bunları kullanmayı istiyorlar" dedi.  

'ÇÖKÜŞ BAŞLADI'

Aygün son olarak sözlerini şöyle tamamladı: 

"En konuşmayacak adamlar konuşmaya başlıyor. Daha bunun arkası gelecek, başkalarından gelecek. En yakınlarından da gelecek. Belki yarın Cengiz İnşaat'ın sahibi seni arayacak Sağlamer yetti artık ben anlatmak istiyorum diyecek. Çünkü yeni döneme herkes pozisyon alıyor. Bunlar çöküştür. Mahkemeler de alacak, iş insanları da alacak. Çok şey duyuyorum ve konuştuğun arkadaşlarım var. Dün hala AKP'li gibi görünen ve AKP'nin en kudretli ismi sanılan bir arkadaşımla konuştuğumda seninle benim bütün konuştuklarımızın ve yorumlarımızın altına imza atıyorlar. İsim vermeyeyim, Türkiye şok olur. Çöküş başladı. 7 Haziran'da çökmüşlerdi. Çeliğin bile bir ömrü var, doğanın akışına aykırı. Bir çöküş başladı ve herkes şimdi buna ilişkin pozisyon alıyor. Bu Peker olayını da böyle görmek lazım."