Mardin'in Mazıdağı ilçesinde faaliyet gösteren Cengiz Holding'e ait Eti Bakır Maden İşletmeleri'ne bağlı ekipler, dün sabah saatlerinde 7 mahallenin ekili topraklarına iş makinalarıyla girdi. Tepki gösteren Kocakent (Tezne) köylüleri, arazileri hakkında verilen kamulaştırma kararına karşı Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi'nden yürütmeyi durdurma kararı verildiğini belirterek, kanunsuz işlemin durdurulmasını istedi. Köylülerin tepkisi üzerine Eti Bakır yetkilileri, bölgeye jandarma ekiplerini çağırdı.

JANDARMADAN KÖYLÜLERE SALDIRI

Bölgeye gelen jandarma ekipleri, havaya ateş ederek ve gaz bombalarıyla yurttaşlara müdahale edip, 4 köylüyü darp ederek gözaltına aldı. Şirkete bağlı iş makineleri, müdahalenin ardından tarım arazilerinde çalışmalarını sürdürdü. Gerginliğin akşam saatlerine kadar devam ettiği bölgede bekleyişlerini sürdüren köylüler, maruz kaldıkları uygulamayı 'eşkıyalık' olarak nitelendirdi.

Kadınlar ise ellerine aldıkları sopalarla yaşananlar karşısında tepkilerini gösterdi.

'NEREYE GİDECEĞİZ'

Elinde tapusuyla çalışma yapılan alanın kendisine ait olduğunu gösteren Hacı Erdem adlı yurttaş, "Vatandaş tarlasına, ekinine sahip çıkmaya çalışıyor. Ne vatandaşın parasını veriyorlar, ne de tarlasından çıkıyorlar. Sürekli asker baskısı, silahlarla bizleri tehdit ediyorlar. Devlet nezdinde kamulaştırma yaptıklarını söylüyorlar ama sahte kamulaştırma. Devlet kamulaştırma yaptı ise, vatandaşın parasını yatırsın" diye konuştu.

Eti Bakır'ın 1978 yılında usulsüz bir şekilde bölgedeki alanını genişlettiğini kaydeden Erdem, çalışma yapılan alanların tarım arazileri olduğunu belirtti. Erdem, ekinle birlikte 700 dönüme yakın ekili alanın tahrip edilmek istendiğini söyledi.

Köylerinde 600 hane bulunduğunu söyleyen Ferhat Men ise, "Nereye gideceğiz? Küçük bir köy değil ki. Ne yaparlarsa yapsınlar gitmiyoruz" dedi. Men, "Buranın dumanı yüzünden evimizden dışarı çıkamıyoruz. Akşamları çatılarımızda yatamıyoruz. Kokusu pistir. Klimaları açamıyoruz. Hem içerde hem de dışarıda zarar görüyoruz" diye konuştu. 

Buğday ekili arazisine iş makinesiyle girilmesine tepki gösteren köylülerden Abdurrahim Men, yaşananları 'eşkıyalık' olarak nitelendirdi. Men, "Eti Bakır burada resmen terör estiriyor. Malımızı perişan ediyorlar. Hangi devlette böyle bir şey var. Hakkımızı arıyoruz diye karakoldan gelip bizi götürüyorlar. Çocuklarımız yevmiye ile gidip çalışmak zorunda bırakılıyorlar. Bugün burayı yapıp yolu da kapatacaklar. Daha sonrasında ise, sıra köyümüze gelecek" dedi. 

"Biz tarlamızı, toprağımızı vermiyoruz. Zulümle almaya çalışıyorlar" diyen Salih Balci de, şirkete ait tesislerden yükselen dumanı göstererek, "Bu zulüm değil midir" diye sordu.

Şirketin tarlalarından çıkmasını isteyen Süreyya Balci adlı yurttaş ise, tepkisini şöyle dile getirdi:

"Kendi elimizle ektiğimiz tarlalarımıza girmelerini kabul etmiyoruz. Çocuklarımız babalarını göremez duruma geldiler. Yurt dışına, Ankara'ya, İstanbul'a çalışmaya gitmeye zorlanıyorlar. Çocuklarımız babalarını tanımadan büyüyor. Biz bunu kabul etmiyoruz. Bu Ramazan günü bizi ne hale düşürdüler. Hiç mi Allah'tan korkuları yok."

Azize Öter ise, "Bu tarlaları bu hale getirirken Allah'tan da korkmuyorlar mı? Bize de yazıktır. Biz de insanız" dedi. (Mezopotamya Ajansı)