Coronavirus (Covid-19) salgını nedeniyle dünyada milyarlarca insanın ruh sağlığını da etkilerken, belirsizlikle baş edilemediği sürece kaygı bozukluğunun süreceğini belirten Uzman Klinik Psikolog Birgül Özgüvenç, “Özellikle virüsle ilgili belirsizlik, hastalığın seyrinin bilinmemesi ve bunu yönetememek kaygı bozukluğu, obsesif kompulsif bozukluk (OKB), depresyon gibi hastalıklara zemin hazırladı. Ayrıca evde kalmanın zorunlu olması çaresizlik, umutsuzluk, sıkışmışlık hissini yaratmakta” dedi.

‘SOSYALLEŞMEK BİR İHTİYAÇ, ZİHİNSEL VE FİZİKSEL SAĞLIK AÇISINDAN ÖNEMLİ’

“İnsanoğlu aylardır görünmeyecek kadar küçük bir tehlikeye karşı tarihin en büyük savaşlarından birini sürdürüyor” diyen Özgüvenç, Covid-19’un psikolojik etkilerine ilişkin “İnsan, doğası gereği sosyal bir varlıktır ve kendini tanımlayabilmesi için sosyalin içinde var olması yani sosyalleşmesi ihtiyaç niteliğindedir. Anlamlı sosyal ilişkiler bireylerin ruhsal, zihinsel, fiziksel sağlıkları açısından oldukça önemlidir. Karantina sürecinin başlamasıyla birlikte bireyler dış çevreden aldıkları uyarıcılardan yoksun kalmışlardır. Uyarıcı yoksunluğunun psikolojik açıdan kişiyi olumsuz etkilediği bilinmektedir” diye konuştu.

‘KARANTİNA SONRASI RUHSAL RAHATSIZLIKLAR ARTTI’

Cumhuriyet’e konuşan Özgüvenç, “Yaşamsal kırılganlık yani ölüm korkusu Corona ile birlikte hayatımızın parçası haline geldi. Virüsle burun buruna yaşamak yani ölüm gerçeğini her gün bilerek uyanmak, benlik saygımızı oldukça zorlamakta ve zedelemekte. Pandeminin yaşattığı bu duygu durumlarından dolayı karantina sonrası ruhsal rahatsızlıklarda dikkate değer bir artış söz konusu. Özellikle virüsle ilgili belirsizlik, hastalığın seyrinin bilinmemesi ve bunu yönetememek kaygı bozukluğu, obsesif kompulsif bozukluk (OKB), depresyon gibi hastalıklara zemin hazırlamıştır” diye konuştu.

‘OKB HASTALARINDA TEMİZLİK TAKINTISI ARTTI’

Virüsün bulaşmasını engellemek için alınan hijyen önlemleri nedeniyle obsesif kompulsif bozukluk hastalarında temizlik takıntısının arttığını anlatan Özgüvenç, aile içi ilişkilerin de zarar gördüğünü vurguladı. Özgüvenç, “Karantina sonrası psikolojik destek almak isteyen çiftlerin sayısında da görünür bir artış olmuştur. Belirsizlik kendini koruduğu sürece bu hastalıklarda artışın olması muhtemeldir” diye konuştu.

NE YAPILMASI GEREKİYOR?

Pandemi süreci öncesinde psikolojik rahatsızlığı olan hastalar virüsün bulaşma tehlikesi dolayısıyla sağlık hizmeti almaktan kaçınırken tedavilerine devam etmeyen hasta sayılarında da artış olduğunu anımsatan Özgüvenç, ruhsal bozukluklara müdahale edilmediği takdirde uzun vadede daha büyük sorunları beraberinde getireceğini ifade etti. Psikolog Özgüvenç, ne yapılması gerektiğini şöyle sıraladı:

“Öncelikle kişilerin bilgi kirliliğinden kendilerini korumaları önem taşımaktadır. Belirsizliğin hâkim olduğu durumlarda olumsuz her bilgi kaygı düzeyinin artmasına sebep olacaktır. Kontrol duygusu, kaygıyı yönetmenize yardımcı olacaktır. Bu süreçte akraba ve dostlarımızla daha derin ilişkiler geliştirerek sosyal destek sisteminizi oluşturmak ve yalnız olmadığınızı bilmek oldukça faydalıdır. Ayrıca günlük işlerimiz ve rutinlerimiz bizim güvende hissetmemizi sağlar. Dengeli beslenmek ve egzersiz yapmak, bu dönemde hem fiziksel sağlığınız hem de ruhsal sağlığınız için oldukça önemlidir.”