'Sözlerimin arkasındayım, bu güruha dur demek lazım'



Artı Gerçek

22. Meclis Başkanı olarak açıklama yapan Arınç, Sevda Noyan ve Esra Elönü’nün ölüm listesi konuşmasını için 'Ölüm listesi hazırlayan güruhu eleştiriyorum. Buna ‘dur’ demek gerekir' dedi.


Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Bülent Arınç birkaç gündür yine "Ak trol"lerin hedefinde. Sosyal medyada istifa etmesi için çağrı yapılan Bülent Arınç geçtiğimiz günlerde Sevda Noyan'ın Ülke TV'de "darbeci" olduklarını öne sürdüğü insanları kastederek, "listem hazır" şeklindeki sözlerini eleştirmiş, ardından da korona virüsü nedeniyle kapalı durumda bulunan camilerde her gün ezandan sonra salavat okunmasının gerekli olmadığını ifade etmişti. Bülent Arınç'ın bu sözlerinin ardından sosyal medyada aleyhine istifa kampanyası başlatıldı.

Troller Arınç için “Camilerden okunan salavatlardan, dualardan rahatsız olduğu”nu öne sürmüştü.

İstifa kampanyasının ardından Arınç da sözleri hakkında yazılı bir açıklama yaptı. Arınç sözlerinin arkasında durdu ve Sevda Noyan ile programın sucusu Esra Elönü’nün ölüm listesinden bahsetmesini kast ederek “Ölüm listesi hazırlayan güruhu eleştiriyorum. Buna ‘dur’ demek gerekir” dedi.

22. Meclis Başkanı olarak açıklama yapan Arınç şunları ifade etti: "FETÖ ya da bir başkası, tüm darbelere ve darbe sevenlere ilk karşı çıkacak insanlardan biriyim. Demokrasi mücadelesi ve darbe karşıtlığı ile geçen tüm siyasi hayatım bunun delilidir. Ancak darbe karşıtlığı yapacağım diye ölüm listeleri hazırlayan, insanların mahremiyetine dil uzatan, birilerini isim vererek tehdit eden, artık dengesi bozulmuş bir güruhu eleştiriyorum. Bu üslup, bu dil, bu tutum en başta demokrasiye, dini inançlarımıza, ülkemize ve nihayetinde partimize zarar verir. Buna “dur!” demek gerekir.

Ömrünü dini bir hayat sürmeye adamış birisiyim. Korona virüsü nedeniyle camilerden ve minarelerden okunan salavatları, duaları daha güzel okumanın ve daha ayarında yapmanın faydalı olacağını dile getirdim. Bununla ilgili Diyanet İşleri Başkanlığımızın bir kamuoyu araştırması yaparak durumu gözden geçirmesinin faydalı olacağı kanaatindeyim.
Bu iki konuda söylediğim sözlerin arkasındayım. Her yerde ve her platformda da savunurum. Bu sözlerimden yola çıkarak, beni FETÖ’cü, darbe yanlısı, ezandan-salavattan rahatsız olan biri gibi göstermeye çalışan, bu camia için utanç verici yalanlar, iftiralar, hakaretlerle dolu bu kampanyayı nefretle kınıyorum. Bu insanların beni anlamalarını da beklemiyorum. Zira bu kampanyayı yapanların ve sözcülük edenlerin; bir gün ülke, millet, din ya da dava diye bir dertleri olmadığı acı bir şekilde anlaşılacaktır.
Hiçbir kurum, hiçbir makam, hiçbir unvan baki değildir. Hepsi gelip geçicidir. Bunlar için insanın haysiyetini, onurunu, kişiliğini, ilkelerini çiğnemesi zavallılıktır. İnandığım değerler, ilkeler ve onurumla doğruya doğru, yanlışa da yanlış demeyi sürdüreceğim.

NE DEMİŞTİ?

Bülent Arınç, Anadolu Ajansı eski Genel Müdürü Kemal Öztürk’ün Youtube programında, “Her gün yatsı ezanı okunuyor. Camide kimse yok. Cemaat de yok zaten. Namaz da kılınamıyor. Ama arkasından aziz kardeşim 15 dakika salavatlar, Mevlid-i Şerif’ler, dualar. Böyle bir şey bir defa olur benim bildiğim. Her gün Mevlid-i Şerif gibi ezanın arkasından öğlen de var böyle bir şey daha kısa, ikindi de var böyle bir şey daha kısa” diye konuşmuştu. (HABER MERKEZİ)

BAĞLANTILI HABERLER